Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Anaokuluna Başlarken Ebeveynlere Tavsiyeler

Anaokuluna Başlarken Ebeveynlere Tavsiyeler

Anaokuluna başlamak aile ve çocuk için büyük bir değişimdir. Yaşamın ilk yıllarında çocuğun en önemli rol modeli ebeveynleridir. Zaman içerisinde çocuğun model aldığı kişilere aile yakınları, akranları ve öğretmenleri dâhil olur.

Dilara Çalışkan

Kültür Koleji Anaokulu Rehberlik Servisi

Çocuğun fiziksel, sosyal, duygusal, dil bilişsel becerilerinin gelişimine göre aile çocuğa çeşitli fırsatlar tanır ve çocuk kendini geliştirmeye başlar. Ancak 2,5-3 yaşından sonra çocuk ebeveynlerinin yanı sıra, kendi akranlarıyla birlikte olma isteği içerisinde olur.  İşte bu evre de okul öncesi eğitim devreye girer ve çocuğun sosyal duygusal, dil, bilişsel, akademik, motor becerileri gibi farklı alanların gelişimiyle ilgili çeşitli destekleyici çalışmalar yapar.

Sosyalleşme Sürecinin İlk Basamağı

Anaokuluna başlama süreci çocuk için sosyalleşme sürecinin ilk basamağıdır. Okul öncesi eğitim diğer açıdan bakıldığında çocuğun aile dışında sosyal olarak var olduğu ilk yerdir.

Çocuk, anaokuluna başladığı zaman tüm kuralları bildiği bir aile ortamından, henüz hiçbir kuralı bilmediği ve tanımadığı birçok yetişkin ve çocuğun bulunduğu bir ortama başlangıç yapar. Bu yeni durum karşısında çocuğun uyum sürecinde bir takım duygusal zorluklar yaşaması beklenen bir durumdur.

Anaokuluna yeni başlayan bir çocuğun genel olarak belirsizlik ve ayrılık kaygısı yaşaması normal olarak karşılanmaktadır. Genel tutumları koruyucu ve aşırı hoşgörüye sahip olan ailelerde çocukların kaygı düzeyi çok daha yoğun olmaktadır. Bu süreçte çocuğun ortama alışması, öğretmenlerini ve arkadaşlarını tanıması kaygılarının zaman içerisinde azalmasına yardımcı olacaktır.

Tabi bu kaygı durumunu sadece çocuklar değil ebeveynler de yaşamaktadır. Bazen ebeveynler çocuklarından ayrıldıkları için kendileriyle ilgili suçluluk duyguları yaşar. Yaşanan suçluluk duygusunu ebeveynler çocuklarına yansıtmak istemese de çocuk bunu hisseder. Çünkü bizler nasıl ki çocuğumuzun tedirgin, kaygılı, mutlu, neşeli ya da endişeli halini jest-mimik- ses tonu gibi beden dili mesajlarından anlayabiliyorsak onlarda ebeveynlerin kaygı sinyallerini alır. Bu nedenle ebeveynlerin ya da bakım veren kişinin kararlılığı ve iç rahatlığı çocuğun uyum sürecini hızlandıracaktır.

Uyum Süreci Farklı Olabilir

Uyum sürecinde ki güven duygusu çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir. Bazı çocuklar okula başladığı ilk günlerde ilgili ve istek dolu olabilir. Anaokulu onun için park gibidir. Ancak zamanla ebeveyni ile birlikte olmak isteyebilir. Sürekli okula gelmenin ne anlama geldiğini zamanla kavrar ve tepki gösterebilir. Bazı çocuklar ise başlangıçta ebeveyninden ayrılmak istemez. Ebeveyninin sürekli sınıfa gelmesini, yanında olmasını, yemek yedirmesini isteyebilir. Bunlar gerçekleşmeyince beklenen sonuç olarak ağlama davranışı gösterebilir.

Aileler Ne Yapmalı?

Ailenin göstereceği kararlılık, sabır, okul öncesi eğitime ve kuruma duyduğu güven, inanç çocuğun uyum sürecinde çok önemli bir rol oynar. Anaokulu hakkında çocuğa açıklama yapmak ve anaokulunu tanıtmak uyumu kolaylaştıracaktır. Çocuğun okulu sevmesi için ailede çocukla birlikte okula gitmelidir.

Anaokulunda sadece çocukların bulunduğu, anne ve babaların bulunmadığı açıklanmalıdır. Çocukla okula geliş ve gidiş saatleri hakkında konuşulmalı ve belirli bir zaman diliminde anaokulunda kalacağı söylenmelidir. Tabi ki bu açıklamalar onun anlayabileceği terimlerle anlatılmalı ve verilen sözde durulmalıdır.

Anaokulunun her gün gidilmesi gereken bir oyun, arkadaş ve eğitim kurumu olduğu anlatılmalıdır.

Okulun ilerleyen günlerinde çocuğunuzu kapıdan teslim edip teslim almalısınız. Vedalaşma süresi mümkün olduğu kadar kısa tutulmalıdır. Vedalaşma sürecinde çocuğunuz ağlamaya başlasa bile siz ayrılma konusunda kararlı davranmalısınız. Çocuğunuzu öpüp ’ben şimdi gidiyorum’ diyerek geri geleceğinizi ve onu okuldan ne zaman alacağınızı somut bir dille örneğin ’öğle yemeğinden sonra’ diyerek açıklayabilirsiniz.

İlk günlerde çocuğa fazla soru sormak, kurumu övmek, ne yediğini sorgulamak çocuğun uyumunu bozabilir. Sadece ‘günün nasıl geçti?’ diyerek kendisinin anlatması beklenmelidir. Çocuğunuzun durumuyla ilgili öğretmeninden bilgi alabilirsiniz.

Çocuğa okulda mutlu ve güvenli bir ortamda olacağını bir öğretmeninin olacağını, isteklerini öğretmeniyle paylaşabileceğini söyleyerek onun öğretmenine karşı güven duygusunu geliştirmesini sağlayabilirsiniz.

Uyum sorunları hafta başından hafta sonuna doğru azalacaktır. Ancak hafta sonundan sonra bu ivme tekrar artış gösterebilir. Bu normal bir süreçtir.  Sabır-sakinlik ve kararlılık ile bu süreç kısalacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*