Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Ateşi Varsa Bunları Yapmayın!

Ateşi Varsa Bunları Yapmayın!

Paylaş

Ateş, çoğu zaman korkutucu ve hatta bazen paniğe kapılmaya neden olan bir belirti. Özellikle de ateşlenen çocuksa… Yüzyıllardır bilinmesine karşın son yıllarda yapılan araştırmalar sayesinde ateş, artık çok daha iyi anlaşılmış durumda. Uzmanlar her ateşten değil, ateşin bazı derecelerinden korkulmasını söylüyor.

Dr. İhsan Şehla

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Genel olarak vücut sıcaklığının normalin üstünde ölçülmesi durumu ateş olarak tanımlanır. Ancak elde edilen değerler ölçüm yerine göre değişiklik gösterdiği için, sıcaklığın koltuk altından 37, kulaktan 37,3 ve makattan 38 derece ve üzerinde ölçülmesi durumunda ateşin varlığından söz etmek doğru olur. Her ne kadar aileler ateşli durumlarda yoğun bir endişe hissetseler de yapılan deneysel çalışmalar orta derecede ateş (39 dereceye kadar olan ateş) ile kişinin mikroplara karşı savunma işlevlerinin arttığı ve mikrop üremesinin baskılandığını gösterir. Bu nedenle ateşe müdahale edilirken paniklememek ve çocuğun genel durumu iyiyse, huzursuzluğu yoksa belli bir dereceye kadar (38-38.5 derece) ateşe izin verilmesi gerektiğini söylüyor.

Ateş neden önemli?

Peki ateş neden bu denli önemli bir durum ve aileler neden panikler? Ateş halinde vücutta birçok mekanizma etkilenir. Sıvı ve kalori ihtiyacının artmasına neden olur. Oksijen tüketimini artırdığı için, karbondioksit oluşumu ve kalp yükü artar. Bu durum kalp yetersizliği olan hastalarda yetersizlik belirtilerinin ağırlaşmasına da neden olabilir. Ateş aynı zamanda, kan hücrelerinin yıkımıyla giden bazı kansızlık durumlarında kansızlığı, kronik akciğer hastalığında akciğer yetersizliğini olumsuz etkiler. Ayrıca diyabette kan şekerini, diğer doğumsal metabolik hastalıklarda ise hastalığın türüne göre şiddetini veya atakların oluşumunu etkiler. 6 ay-5 yaş arası çocuklarda ateş, ateşli havale riskini artırabildiği gibi ayrıca epilepsili çocuklarda da kasılmaların sıklığı ateşle birlikte artar.

Ateşi düşürmek için…

Ateş düşürücü tedavi, enfeksiyon hastalıklarının gidişinde herhangi bir değişiklik yapmadığı gibi sonucu da etkilemiyor. Ancak ateşi 39 derecenin üzerine çıkan çocukta huzursuzluk gelişiyor. Bu durumda çocuğun rahatlamasını sağlamak için ateşin düşürülmesi yarar sağlar. İlk adım üzerinin açılması, kıyafetlerinin inceltilmesi veya çıplak bırakılmasıdır.. Ortam ısısını düşürmek için de odanın soğutulması gerekir. Buna rağmen ateş yüksekliği devam eden çocuklara ılık ıslak uygulama (suyun sıcaklığı 29,4-32 derece, bu elin arkası veya dirsekle suya bakıldığında hafif ılık hissedilecek ısıdır) yapılmalı. Fiziksel önlemlere rağmen ateşi devam eden çocuklara, hekim tarafından önerilen ateş düşürücüler mutlaka önerilen miktarda ve aralıkta kullanılmalı.

Ateşe yaklaşımda 3 önemli yanlış uygulama!

Gereksiz ilaç kullanma: Vücut sıcaklığının normal sınırlarının bilinmemesi nedeniyle havale endişesiyle tehlike sınırlarının çok altında gereksiz ve abartılı ilaç kullanımı en önemli yanlışlardan biridir. Ateş düşürücülerin önerilenden daha sık aralıklarla veya üst üste kullanımı ilaçların zararlı etkilerinin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Ayrıca yanlış ilaç kullanımından biri olarak çocuklarda Aspirin kullanımı Reye sendromu denilen hayatı tehdit eden bir hastalık tablosuna neden olabilir. Yine çocuklarda önerilmeyen Metamizol kullanımı da tansiyon düşüklüğü, kemik iliğinin baskılanması sebebiyle bağışıklık sistemi hücrelerinin ciddi azalması gibi son derece önemli sorunlara yol açabilir.

Soğuk su ya da buz uygulama: Yapılan yanlış uygulamalardan bir de ılık ıslak uygulama yerine, aşırı soğuk su hatta bazen buzlu su ile ateşin düşürülmeye çalışılması oluyor. Bu durum, hipotermi denilen ve çocuğun hayatını tehdit edebilecek ateşin aşırı düşmesiyle sonuçlanabiliyor. Ayrıca ilk anda düşen ateş daha sonra rebaund etkisiyle tekrar yükselebilir. Soğuk su/buz uygulamasının sıcak çarpması veya malign hipertermi denilen ve ateşin 40’ın üzerine çıktığı istisnai durumlar dışında kullanımı gereksiz ve zararlı bulunur.

Antibiyotiğe başlama: Ailelerin sıklıkla ateşi bakteri enfeksiyonuyla ilişkilendirerek bir an önce antibiyotik başlamak ister. Oysa ki çocuklarda ateşin en sık sebeplerinden biri virüslerdir ve antibiyotik kullanımına gerek yoktur. Bu nedenle doktor muayenesi olmadan antibiyotik başlanmaması ve doktora antibiyotik uygulaması veya yazması için baskı uygulanmaması önem taşır.

Acil müdahale gerektiren durumlar

  1. 0-3 ay arası bebekler. Bu dönemde ateşli küçük çocukların yüzde 70’inde bakteri enfeksiyonu sorumlu olurken, yüzde 10-15’inde ağır bakteri hastalığı saptanıyor. Özellikle yeni doğan dönemi denilen 0-28 günlük bebeklerde ateş hastaneye yatırılarak izlem ve tedavi gerektiriyor.
  2. Çocuk daha önce ateşli ya da ateşsiz nöbet veya havale geçirmişse,
  3. Kronik akciğer hastalığı varsa,
  4. Doğumsal kalp hastalıkları bulunuyorsa,
  5. Diyabet gibi metabolik hastalıkları tanısı almışsa,
  6. Yoğun sıvı kaybı ve şok tablosu varsa,
  7. Çocuk enerjisiz ve düşkün görünüyorsa,
  8. Ateş vücutta döküntüyle seyrediyorsa,
  9. Ateş 40 derecenin üstündeyse

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*