Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Bel Boyun Sırt Eklem Ağrılarına Akupunkturlu Çözüm

Bel Boyun Sırt Eklem Ağrılarına Akupunkturlu Çözüm

Paylaş

Dr. Hikmet Gülaçtıİş yaşamındaki gerilim, hayat mücadelesi, geçim kaygısı, çocukların okul ya da gelecekleri konusundaki endişeler adale sisteminde müthiş kasılmalara sebep olur.

Dr. Hikmet Gülaçtı
Akapunktur Uzmanı

Kullanılan kas gevşetici, antidepressan, anksiyolitik ilaçlar sorunu çözmek yerine çoğu kez daha da derinleştirir. Oysa akupunktur tedavisiyle bu ağrılardan kurtulmak mümkün…

Vücut kemik, kas ve organlardan oluşur. Kemikler sayesinde dik durulduğu düşünülse  de aslında ayakta durabilmenin sırrı, kemik ve kasların uyumuna bağlıdır. Özellikle kaslar bu işte en önemli role sahiptir. Kasların belli bir gerginlik ve güçte olmaları gerekir ki buna ‘kas tonusu’ denir. Sağlıklı bir insanda olması gereken dozda tonusla kas ve kemikler belli yerlerine yapışarak onları belli bir düzen ve ahenk içerisinde tutar. Bu duruş pozisyonu geliştirir buna da ‘postür’ adı verilir. Ağrısız, sızısız keyifli bir hayat için vücut postürünü her an sağlamak gerekir. Örneğin; bilgisayar başında çalışırken sırt ağrısı hissedildiğinde sandalyenin boyunu ayarlamak ağrıyı giderir. Günlük yaşamda bu tür ayarlamalar kişiyi rahatlatır. Postür açısından tasarlanıp üretilen ‘ergonomik ofis eşyaları’ çalışma hayatında rahatlığı daha da önemlisi bedeni formda tutmayı sağlar.

Eklem Ağrıları Nasıl Oluşur?
İyimser bir tahminle toplumumuzu oluşturan bireylerin % 95 inin spor, egzersiz yapmaktan uzak olduğunu söylemek mümkün. Eskiden iş gidiş-dönüşünde yürüyen insanlar günümüzde ya özel otomobil ya da servis araçları, otobüs, minibüs gibi taşıtlara binerek, merdiven çıkmak yerine asansör kullanarak hem kilolu hem de kasları, eklemleri hareketsizlikten paslanmış teneke insanlar haline geldi. Giderek ağırlaşan hayat şartları, iş temposunun getirdiği ruhsal yüklerde cabası.

Sonuç olarak; çalışma şartlarında hor kullanılan vücut, günlük gerilimlerinde etkisiyle eklemlerde kısıtlanma, kaslarda spazm, tutulma, uyuşma ve ağrılarla karakterize iskelet sistemi rahatsızlıkları yaşar.

Çanta, kamera, fotoğraf makinesi, laptop gibi önceleri hafif fakat devamlı taşınmaları halinde giderek ağırlaşan eşyaları taşıyan, bilgisayarda uzun süre aynı pozisyonda çalışan, işi gereği devamlı aşağı bakan, saatlerce ayakta kalan kişilerin boyun, sırt ya da belinde şiddetli ağrılar olur. Birçok kadına arkadan dikkatlice bakıldığında çanta taşıyan omuz yukarıda diğer tarafın aşağıda olduğu görülür. Normal postür yani anatomik olarak düzgün olmak yerine bu gibi asimetrik duruş ve eğrilik, güçsüz olan kas gruplarında aşırı yüklenmeye bağlı gerilmeye, zorlamaya ve tutulmaya yol açar. Çünkü bazı kas gruplarını az kullanmak bu kasları güçsüzleştirir. Ani ve aşırı yük karşısında güçsüz adalelerin zorlanması bel, boyun fıtıkları, adale spazmı, boyun düzleşmesi, kulunç veya fibromiyalji şeklinde rahatsızlıklarla ortaya çıkar. İleri yaşlarda ise çalışmayan eklemlerde kireçlemeler oluşur.

Önce Tedavi, Sonra Ameliyat
Bel, boyun ve sırt ağrıları akut ve kronik olarak sınıflandırılır. Ani bir hareket sonucu oluşan sıcak vakalar ‘akut’ olarak adlandırılır. Bunlar genellikle düz bir yüzey ya da esnemeyen, çökmeyen, yaylanmayan ortopedik yataklardaki sekiz, on günlük istirahat ile kısmen rahatlar. Rahatlama dönemindeki aşırı zorlama, özellikle öne eğilme, yük kaldırma, boynu ani hareket ettirme, otomobile dikkatsizce binme gibi durumlarda klinik tablo daha ciddileşir. Zaman içinde daha sıkıntılı durum ortaya çıkar. Kişi de dayanılması zor ağrılar gelişir. Ağrılardan hemen kurtulmak isteyen kişi genellikle bir cerraha başvurur. Bu durumda hemen ameliyata karar verilmesi yerine tıbbi tedavi uygulamak daha gerçekçi bir yaklaşımdır. Maalesef son zamanlarda direk bir cerraha gidilmesi ve ameliyat çözümü inanılmaz bir artış göstermiştir. Oysa tıp dünyasındaki öğretiye göre: ‘’önce tıbbi tedavi esastır, ameliyat son seçenek olmalıdır’’. Önce akupunktur ve fizik tedavi gibi ünitelere başvurulması bu bölümlerdeki hekimler gerek görürse cerrahi birimlere yönelmek en doğru harekettir.

Ağrıya Karşı Akupunkturlu Çözüm
Klinik tecrübeler ağrılara karşı akupunkturun isabetli ve akılcı bir tıbbi tedavi seçeneği olduğunu sergiliyor. İnsanlar ilk aşamada diğer tedavi seçeneklerini deneyip, olumlu sonuç alamadıklarında ya da kullanılan ilaçlar mide, bağırsaklarda zarar veya alerjiye sebep olduğunda akupunktura yönelir. Oysa akupunkturun öncelikli tercih edilmesi birçok açıdan faydalıdır. Çünkü bu tarz ağrılı olgularda hekimin yapabilecekleri sınırlıdır ve hemen ilaca başlanır. Akupunktur tedavisinde; vücudun zaten kendisinde var olan ağrı kesici, spazm çözücü, ruhsal gerginliği azaltıcı hormonların salgılanmasını sağlayacak noktalar bilinir ve iğneleri oralara batırılarak, tembelleşen hücresel akıl harekete geçirilerek vücudun kendi kendisini iyileştirmesini sağlanır. Kas spazmı ve ruh gerilimi gevşer, sorunlu bölge daha çok kan almaya başlar. Problemler çözülerek iyileşme başlar, kişi kendini daha zinde daha enerjik ve daha mutlu olurlar.  Yani sadece ağrının kesilmesi değil, var olan sorunlarda ortadan kalkarlar.

Ehil ve yasal ellerde uygulandığı takdirde vücuda zararı olmayan akupunktur tedavisi yaptırarak hem kısa sürede sağlığa kavuşmak hem de iş gücü kaybının önüne geçerek konforlu bir yaşama dönmek mümkündür.

İğne Fobisine Karşı İğnesiz Akupunktur
Akupunktur tedavisinde elbette iğne batırmak esastır ve kullanılan iğneler steril tek kullanımlıktır, özel tekniklerle batırıldıkları için çok acı vermezler. Buna rağmen iğne fobisi olanlara iğnesiz akupunktur yöntemleri uygulanır. Bunlar Adaptasyon Regülatörü ve AWT yani acustik wave terapi. Bu seçeneklerde iğne yoktur. Ya manyetik uyarı ya da ses dalgaları ile oluşan şok dalga tedavileridir.

Sağlığı Korumak İçin Mutlaka Spor
Ağrılar iyileştikten sonra genel sağlığı korumak hem yeniden bu talihsiz durumla karşılaşmamak hem de bu süreçte alınan kiloları vermek için egzersizlere başlamak gerekir. Başlangıç sporu olarak yürüyüş uygundur. Her zaman yüzme önerilir ama ağrılar tamamen iyileşmeden yapılacak yüzme sporu adalelere yük bindirebilir. Yüzme için tamamen iyileşmek gerekir. Yürüyüşe de kısmı rahatlamadan hemen sonra başlanabilir. Bel ve sırt ağrılarına yol açan kas güçsüzlüğünü aşmak için vücudun arka tarafındaki kaslara genellikle önem verilir ve karın kasları daima unutulur. Oysa karın kasları güçlü olan bir vücutta bel ve sırt, çok iyi bir desteğe sahip olacaktır. Bilindiği üzere mekik hareketi karın kasları için iyi bir egzersizdir. Fakat bunu da çok dikkatli yapmak gerekir. Tam form tutuncaya kadar, sırt üstü yatarken, beli yerden kaldırmadan, sadece başı ve hafif sırtı kaldırarak çeneyi göğüse değdirmeye çalışmak yeterlidir. Haftanın en az beş günü yürüyüşlere devam etmek, yürüyüşe başlamadan ve bitiminde esneme, germe  hareketleri (stretching) yapmak uygun olacaktır.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla