Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Beslenmeyi Öğrenmemiz ŞART!

Beslenmeyi Öğrenmemiz ŞART!

Obezite; çağımızın salgın olarak kabul edilen, çok yönlü bir sağlık sorunu. 2015 Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre; yılda 4,4 milyon kişi yüksek vücut kitle endeksine bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor. Bu hasta grubu içinse devletler her yıl 2,5 milyar dolar kaynak ayırmak zorunda. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Emin Ersoy, “Bu sorunu çözmemiz için önce beslenmeyi öğrenmemiz, Batılı yaşam ve fast-food beslenme şeklinden uzaklaşmamız, hareket etmemiz tüm bunlarda başarı sağlanamazsa cerrahi girişimde bulunmak gerekir.” dedi.

———————-

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından, “Sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlanan “obezite”, dünyada “salgın hastalık olarak kabul edilen en önemli sağlık sorunları” arasında gösteriliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Emin Ersoy, “Gerekli önlemlerin alınması toplum ve insan sağlığı için ŞART! Çünkü her yıl dünyada bu hastalık nedeniyle 4.4 milyon insan hayatını kaybediyor. Devletler bu hastalıkların tedavisi için 2.5 milyar dolar harcıyor” dedi. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Emin Ersoy sözlerine şöyle devam etti:

“Aşırı ve yanlış beslenme, hareket yetersizliği, obeziteye neden olan faktörlerin başında gelir. Ayrıca genetik, çevresel, nörolojik, fizyolojik, biyokimyasal, sosyo-kültürel ve psikolojik pek çok faktör de obeziteye yol açabilir. Bazı hormonal ve sendromik hastalıklar da obezite de etkilidir. Obezite, tedavi edilmediği takdirde yan etkileri ile hayat süresini 10 yıl kısaltan, hayat kalitesini bozan, doku ve organları olumsuz etkileyen kronik bir hastalık olarak hayatı etkiler. Ayrıca Tip 2 diyabetin yüzde 80, iskemik kalp hastalıklarının yüzde 35 ve hipertansiyonun yüzde 55’inden sorumludur. Fazla kilo ve obezite aynı zamanda tansiyon, kolesterol, trigliserit ve insülin direnci üzerinde de olumsuz metabolik etkilere yol açıyor. Bu rahatsızlıklardan kaynaklanan maddi ve manevi kayıpları önlemenin yolu bireylerin obez olmasını önlemekten geçer. Bu sorunu çözmemiz için önce beslenmeyi öğrenmemiz, Batılı yaşam ve fast-food beslenme şeklinden uzaklaşmamız, hareket etmemiz tüm bunlarda başarı sağlanamazsa cerrahi girişimle müdahele etmek gerekir. Obezitenin tedavi edilmesi ve önlenmesi; birey, toplum ve devlet üçlüsü için gereklidir.

Obezite nasıl saptanır?

Dünya Sağlık Örgütü̈ (DSÖ)’ne göre obezite; sağlığı bozacak ölçü̈ de vücutta aşırı yağ̆ birikmesi olarak tanımlanmıştır. DSÖ obeziteyi belirlemek için yaygın olarak Beden Kitle İndeksi (BKİ) kullanmaktadır. BKİ, bireyin vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (m cinsinden) karesine (BKI=kg/m2) bölünmesiyle elde edilen bir değerdir.

Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının yüzde15-18’i, kadınlarda ise yüzde 20-25’ini yağ̆ dokusu oluşturmaktadır. Bu oranın erkeklerde yüzde 25, kadınlarda ise yüzde 30’un üstüne çıkması obeziteyi oluşturur. DSÖ’ye göre kadınlarda bel çevresi 88 cm ve üzerinde erkeklerde 102 cm veya üzerinde ise obezite varlığını göstermektedir.

Avrupa’da yüzde 10, Türkiye’de yüzde 30 artış var…

DSÖ tarafından Asya, Afrika ve Avrupa’nın 6 ayrı yöresinde yapılan ve 12 yıl süren MONICA çalışmasında 10 yılda obezite sıklığında Avrupa’da yüzde 10, Türkiye’de yüzde 30 oranında bir artış olduğu saptanmıştır.

Türk kadını obez…

Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan “Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması-2010” ön çalışma raporuna göre Türkiye’de obezite sıklığı;

*Erkeklerde yüzde 20,5
*Kadınlarda ise yüzde 41,0
*Toplamda yüzde 30,3 olarak bulunmuştur.

Bölgesel dağılımlar göz önüne alındığında Batı Marmara halkının yüzde 30,7’si obez…

Fiziksel aktivite düşüklüğü, düşük gelir ve düşük eğitim düzeyi nedeniyle Türk kadını dünya ortalamalarına göre daha hızlı obez oluyor…

Obezite nasıl tedavi edilir?

Standart kabul edilecek bir tedavi metodu yoktur. Kişiye özel yaklaşımlar gerektirir. Ayrıca tedavi ömür boyu devam etmeli ve alışkanlık haline gelmelidir.

  1. Diyet Tedavisi: Bireye özgü̈ olmalıdır. Amaç̧, bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılması ve bu alışkanlığını sürdürmesidir. İstenilen düzeye geldiğinde tekrar ağırlık kazanımı önlenmeli ve kaybedilen ağırlık korunmalıdır.

2.Egzersiz Tedavisi: Yetişkinlerin her gün ortalama 30 dakika orta şiddette egzersiz yapması önerilmektedir. Yürüyüş, günlük yaşam aktivitelerinde artış̧, haftada en az 5 gün 20-40 dk/günde 2 kez. Hiçbir şey yapamıyorsanız 15 dakika tempolu yürüyün. Önerilen egzersiz programı, bireye özgü̈, eğlenceli, uygulanabilir ve bireyin günlük yaşam alışkanlıkları ile uyumlu olmalıdır.

3.Davranış Değişikliği Tedavisi: Fazla ağırlık kazanımına neden olan yemek yeme ve fiziksel aktivite ile ilgili olumsuz davranışları olumlu yönde değiştirme veya azaltmak, bunun yaşam biçimi haline gelmesini sağlamak.

4.İlaçla Tedavi: Tedavide kullanılacak ilaçlar hafif ve orta derecede ağırlık fazlalığı olan bireyler için uygun değildir. Kullanılan ilaçların mutlaka hekim tavsiyesi ve kontrolünde kullanılması gerekliliği büyük önem taşır.

5.Cerrahi Tedavi: Obezite nedenlerinin pek çok faktöre bağlı olması, bu hastalığın önlenmesi ve tedavisini güç̧ ve karmaşık hale getirir. Bu nedenle obezite tedavisinde hekim, diyetisyen, psikolog, fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekir.

Obezite cerrahisindeki yöntemler:

Vücut Kitle Endeksi 35’in üstü ve yanı sıra başka bir hastalığı varsa (diyabet, yüksek tansiyon, kolestrol, uyku apnesi gibi) ameliyat şarttır… Merkez seçimi ve deneyimli ekip çok önemlidir.

Tüp Mide: Midenin yaklaşık olarak yüzde 70- 80’lik bölümünün alınarak mide kapasiteni küçültmeye yönelik laparoskopik yöntemle yapılan bir ameliyattır.

Gastrik Bypass: Mide üst kısmına içi balonlu bir kelepçe (gastrik band) takılmasıdır. Balon kısmı cilt altına yerleştirilen bir pomba ile şişirilip indirilebilir. Böylece hastanın yemek yeme miktarı kilo veriş hızına göre ayarlanır. Şimdilerde yerini tüp mide ameliyatına terk etmeye başlamıştır.

Obez olmamak için:

  • Aynı anda yemek yiyip, su içmeyin! Yemekten yarım saat önce veya yemekten iki saat sonra su için…
  • Yavaş yavaş yemek yiyin…
  • Yemekte sohbet edin… Ne kadar uzun sürede yersek o kadar tok kalınır …
  • Meyve şekeri masum değildir, fruktoza dikkat! Kalorisi yüksek sıvılardan uzak durun! Cola, şekerli ve gazlı içecekler, meyve suları früktoz içeren tüm içeceklerden uzak durmalı, kutu içinde ne varsa hayatımızdan çıkarmalıyız.
  • Sabah ve öğlen protein ağırlıklı istediğinizi yemek yenebilir. Suçu öğlen işleyen ki yakmak için vaktiniz olsun…
  • Çerez ve abur cubur gıdalardan uzak durun!
  • Özellikle patates kızartması ve coladan uzak durmak gerekir.
  • İki Dost: Et ve Ot…
  • Yumuşak kıvamlı ya da sıvı gıdalar yerine katı gıdaları tercih edi

Dünyada 2008 – 2015 arası obez insan sayısı 2 kat arttı. Böyle giderse 2035 yılında 4 kişiden biri obez olacağı hesaplanıyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*