Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Bilim Doğru Bilinen Bir Yanlışı Daha Düzeltti

Bilim Doğru Bilinen Bir Yanlışı Daha Düzeltti

Paylaş

Eklem Sağlığının İlacı: Kelle-Paça Çorbası değil, ‘Kollajen Peptiler’

“Bilimin Işığında” başlığı altında toplanan 200 eklem ve kıkırdak sağlığı uzmanı eklem sağlığının ilacının kelle-paça çorbası değil, bir aminoasit olan kollajen peptitler olduğunu açıkladı. Toplantının başkanı Prof. Dr. Cihan Aksoy “Bilim halk arasında doğru bilinen bir yanlışı daha düzeltti. Kelle-paça çorbası sağlık için zararlı olabilir. 2011 yılından bu yana yapılan çalışmalar kollajen peptitlerin ağrıyı giderirken aynı zamanda hasar gören yapıları onardığını ortaya koymuştur.” dedi. Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Tuğrul Eren başkanlığındaki klinik araştırmada kollajen peptitlerin yüzde 55 oranında ağrıda azalma ve hareket kabiliyetinde iyileşme gösterdiği saptandı. Çalışma sonuçları bilim dünyasında çok saygın olan Clinical Medicine ve PubMed’de yayınlandı.

———————–

“Bilimin Işığında” konulu toplantıya katılan 200 eklem ve kıkırdak sağlığı uzmanı İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cihan Aksoy başkanlığında eklem sağlığı hakkında bugüne kadar yapılan bilimsel araştırmaları masaya yatırdı.

SONUÇ: Bilim doğru bilinen bir yanlışı daha düzeltti. Kelle-paça çorbası eklem sağlığı için zararlı olabilir gerçek iyileştirici ise bir aminoasit olan kollajen peptitlerdir.

Prof. Dr. Cihan Aksoy konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Eskilerden günümüze gelen bir gelenek vardır. Eklem bağları, ağrısı, kırık olaylarında Anadolu’da bir an önce iyileşmesi için kelle-paça çorbası içilirdi. Çünkü paçanın içinde kollajen vardır. Kollajen nedir? Hareket sisteminin yapı taşlarını, özellikle kemik, kıkırdak, lif ve eklemleri oluşturan proteindir. Siz belki 5 kilo çorbayı içtiğinizde iyileşirsiniz ama onu hazmedecek karaciğere onu atacak olan böbreğe zarar verirsiniz. Oysa doğada insana yararlı olabilecek kollajenler vardır. Bu kollajenlerin bir kısmı aktif yani çalışan peptitlerdir. Bulunduğu ortamda aktif olan kollajen, biyolojik yararlılığı olan bioaktif peptit işe yarar. Özellikle yıpranmaya bağlı şikayetlerin giderilmesi için hastalara önerdiğimiz Morina balığından elde edilen peptitler işte bu özellikleri taşıyor. Yapılan çalışmalarda bu kollajenin aktif olduğu, iyileştirici etkisi görülmüştür. Kuzey Denizi’nin soğuk sularında yaşayan Morina Balığının derisinden elde edilen bir aminoasit olan kollajen peptitler eklem ve kıkırdak sağlığının ilacıdır.”

Kollajen Peptitlerin Alameti Farikası nedir?

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Demirhan Dıraçoğlu kireçlenme-osteoartrit- tedavisi ve kollajen peptitler hakkında şunları söyledi:

Kollajen peptitler aslında bir aminoasittir ve son yılların en gözde doğal tedavi yöntemlerinden biridir. Çünkü kireçlenme tedavisinde standart ilaçlarla daha çok semptomları yani ağrıyı-sızıyı azaltalım, hastayı olabildiğince rahatlatalım tarzında tedaviler yapıyoruz. Kireçlenmede sorun kemiğin mineral yapısında değil sorun eklemdedir ve ağrı oluşur. Kıkırdak ancak kollajen peptitler ile desteklendiğinde bu mekanik ağrıyı azaltma şansınız olur. Araştırmalarda vücuda faydalı olan kollajenin tek parça halinde değil, içinde bioaktif yani iyileştirici gücü olan belli peptitler halinde olduğu görüldü. Hastalarımda birebir gözlemliyorum ve sonuçlar yüz güldürücü.”

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alp Çetin kollajen peptitlerin önemini şu cümlelerle anlattı:

“Kıkırdak sürekli yapılıp yıkılan bir dokudur. Kireçlenme dediğimiz problemde kıkırdak yıkımı artar, yapım bunu karşılayamaz. Kıkırdak hammaddelerinden biri de kollajen; kıkırdağı sağlam tutan ve bu direnci sağlayan maddedir. Kollajen desteğinin olması kıkırdak sağlığının korunmasında ve hatta belki de tamirinde faydalı olacak bir yöntemdir. Eklem veya kemik problemi olduğunda eskiden hemen kelle paça çorbası içirilirdi. Bu geleneksel tedavi yöntemidir. Ancak bu şekilde alınan kollajen oldukça yüksek moleküller ağırlıklı olduğu için bağırsaklardan emilmez ve hedef doku olan kıkırdak dokusuna ulaşmaz. Dolayısıyla onun kırpılmış haline kollajen peptitlere ihtiyaç vardır. Hidrolize kollajen ve kollajen peptit daha çok küçük moleküller halinde olursa ancak bağırsaklardan emilir. Küçültmek de yetmez çünkü kıkırdak için önemli olan aminoasitlerin bu peptitleri içermesidir. Bu peptitleri içeren aminoasit zincirlerinin kollajen peptit haline getirilmesi gerekir. Bu sayede verdiğimiz kollajen hem kıkırdak dokusu tarafından emilir hem de kıkırdak dokusuna ulaşır. Örneğin; Morina balığından elde edilen kollajen peptitler bu amaç için çok uygundur. Hastanın semptomlarını ve ağrıyı gidermek açısından faydalıdır.”

“Morina Balığından Elde Edilen Kollajen Peptiler ile Ağrı Gider, Onarım Başlar”

Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ortopedi ve Travmotoloji Uzmanı Prof. Dr. Koray Ünay, neden doğal kollajenin yararlı olmadığını açıkladı:

“Toplumdaki yaygın görüş; doğal olan her şeyin daha yararlı olduğu yönünde. Bu yanlış bir inanıştır. Zehirli mantar doğada yetişen zararlı bir doğal üründür.

Kollajen kıkırdağın ham maddesidir. Doğal kollajenin de çok iyi olduğunu düşünülüyor, bu yanlış bir düşüncedir. Vücudun içinde oluşturulan doğal kollajen işe yarar. Dışardan alınması gerektiğinde doğal kollajen çok büyük olduğu için hücrelerin içine giremez ve işe yaramaz. Parçalanıp, işlendiği takdirde işe yarar. Kollajen bir tesbih olsun ve kırmızı-mavi-yeşil renklerden oluşsun. Kırmızı-mavi-yeşil yan yana geldiğinde işe yarar. Kollajen molekülü hazır şekilde sindirim sisteminden geçer, kana karışır. Kıkırdak hücrelerinin içinden geçecek kadar küçük olmalıdır. Böyle yapıldığında ancak kıkırdak hücresine hammadde verilir. “Al bunları birleştir, klasik kollajeni üret” denmiş olur. Mantığı budur. Morina Balığının derisinden elde edilen proteinlerle enzimler bir araya geldiğinde kollajen elde edebilecek o küçük boncuklar çok yoğun çıkar. Eklemin ve kıkırdağın vitamini; kollajen peptitlerdir. Kısacası; sağlıklı eklemin sırrı-yapıtaşı: kollajen peptitlerdir.”

Türk Bilim Adamlarının Başarısı Tıp Dünyasında Kabul Gördü…

2018 yılında Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Tuğrul Eren başkanlığında 4 kişilik uzman ekibin 100’e yakın hastada yaptıkları klinik araştırmada kollajen peptitlerin yüzde 55 oranında ağrıda azalma ve hareket kabiliyetinde iyileşme gösterdiği saptandı. Çalışma sonuçları bilim dünyasında çok saygın olan Clinical Medicine ve PubMed’de yayınlandı. Prof. Dr. Tuğrul Eren araştırma hakkında şunları söyledi;

2006 yılında Chicago, University of Illinois College of Medicine’daki bilim adamları, tıbbi literatür ve klinik kanıtları gözden geçirerek, kireçlenme tedavisinde Kollajen peptit kullanımını değerlendirdi. 7 farklı çalışmayı değerlendiren araştırmacılar, Kollajen peptitlerin güvenli olduğunu, osteoartritli ve diğer artrit sorunu olan hastalarda, ağrıyı tedavi ettiğini ve eklem fonksiyonlarını düzelttiğini yönünde fikir birliğine vardı.

Fransa’da ise 2011 yılında 6 farklı merkezde 188 hastada 15 gün süreli yapılan açık klinik çalışmada ağrı ve hareket zorluğunda yüzde 35 azalma saptandı.

Yapılan bilimsel araştırma sonuçlarında kollajen peptitlerin, kemik yoğunluğuna ve kemik üreten hücrelerin büyümesine yardımcı olduğu, osteoporoz ve diğer olası kemik hastalıkları karşısında kemikler güçlendiği saptandı. Biz de yaptığımız araştırmayla bunun gerçekliğini ortaya koyduk.”

Keşfi nasıl oldu?

Fransa’da Prof. Dr. Bernard Noel 1978 yılında araştırmalara başladı. Manş Denizi’nde yaşayan canlılarla ilgili yaptığı araştırmalarda Morina balığının derisinde yoğun protein olduğunu keşfetti. Bu proteinlerin özel bir zincirle birbirine bağlı olduğunu; peptit adı verilen bu bağın kıkırdak hasarı onarırken ve eklem ağrılarını giderdiğini buldu.

 

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*