Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Burun Tıkanıklığını Hafife Almayın

Burun Tıkanıklığını Hafife Almayın

Paylaş

Ülkemizde sık rastlanılan burun tıkanıklığı şikayetine burun kıkırdak ve kemiğindeki eğrilikler başta olmak üzere, burun eti büyümeleri, alerji, kronik sinüzit gibi faktörler neden olabilmektedir.

Op. Dr. Coşkun Şanverdi

Kulak Burun Boğaz Uzmanı

Burun tıkanıklığı şikayeti bazen yeterince ciddiye alınmamakta, bazen de ameliyat korkusu nedeniyle geri plana itilebilmektedir. Oysa ki burun tıkanıklığı hayat kalitesini düşürmekten, sağlığı tehdit eden bir dizi sorunlara neden olabilmektedir.  

Ağızdan Nefes Almak Horlamaya Neden Oluyor

Geceleri ağızdan nefes almak horlamaya neden olmaktadır, uykuda solunumun durması (uyku apnesi), uyku problemleri, yorgunluk, gün içerisinde uyuklama, konsantrasyon bozuklukları bunlardan sadece birkaçıdır.

Burun tıkanıklığı sonucu ağızdan nefes alındığında dışarıdan gelen hava süzülmeden direk içerisindeki yabancı maddelerle birlikte akciğere gitmektedir. Bu hava soğuk olursa akciğerleri üşütür. Tozlu hava boğazı tahriş eder. Kuru hava ise akciğeri ve solunum yollarını kurutabilir.
Burun tıkanıklığı sonucunda ağızdan alınan nefes, dudakların kurumasına ve çatlamasına, dişetlerinde gerilmelere, dilde kuruluğa neden olur. Bunun sonucunda kronik faranjit ortaya çıkabilir. Burun tıkanıklığı tedavi edilmediği durumda zamanla bronşit ve akciğerlerde başka sorunlara yol açabilir.

Tedaviden Kaçmayın

Burun kıkırdak ve kemiğindeki eğrilikler, burun eti büyümeleri, alerji, kronik sinüzit hastalığı ameliyat ile düzeltilebilmekte ve hastaların korktuğu gibi tampon sorunu yaşanmamaktadır. Duruma göre ya tampon konulmamakta, ya da gerektiğinde, son yıllarda çokça üretilen özel, konforlu tamponlar kullanılmaktadır.
Gelişen teknoloji ve geliştirilen yeni yöntemler ile hastaların konforu artmaktadır, bu yüzden  hastaların şikayetlerini ciddiye alıp, tedaviden kaçmamalarında fayda vardır.

Kronik sinüzit ameliyatları, endoskopik olarak veya balon yöntemiyle yapılabilir ve tedavi sonrasında hastalar çok çabuk toparlayıp rutin hayatlarına dönebilir.

Hiloterapi Yöntemiyle Şişliklere Son  

Burun ve yüz estetiği ameliyatları sonrasında uygulanmaya başlanan Hiloterapi yöntemi giderek klasik buz uygulamasının yerini almaya başladı.
Yüz ve burun estetik ameliyatlarından sonra özellikle gözler çevresinde oluşan şişme ve morarmayı önlemek amacıyla klasik bir yöntem olarak 24 – 48 saat süre ile belirli aralıklarla yüze buz uygulanması yapılmakta, buzun gerekenden fazla soğuk olması ise hem hastaya rahatsızlık vermekte hem de dokulardaki lenf ve kan dolaşımını olumsuz etkileyerek iyileşmeyi geciktirebiliyor. Yakın zamanda geliştirilen Hiloterapi tekniği sayesinde artık hastalar buz uygulamasının olumsuz etkilerine maruz kalmadan, ısı 15C -20C arasında sabit tutulmakta ve  şiş ve morluklar önemli ölçüde azaltılırken hastalara rahatsızlık verilmemektedir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*