Anasayfa / Cinselliğin Katilleri: Horlama ve Uyku Apnesi

Cinselliğin Katilleri: Horlama ve Uyku Apnesi

Paylaş

Cinselliğin Katilleri: Horlama ve Uyku Apnesi

Cinsel işlev bozukluklarından depresyona, trafik kazasından iş kazasına, hipertansiyondan çarpıntıya kadar birçok şikayetin temelini uyku bozuklukları oluşturabilir.

Op. Dr. Bahadır Baykal

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahi Uzm.

Horlamayı basit bir semptom olarak kabul etmek çok doğru değildir. Hastaların önemli bir kısmında genellikle uykuda solunum durması denilen uyku apnesi ile iç içe geçmiş bir rahatsızlık mevcuttur.

Uyku apne sendromu ya da hastalığı uyku sırasında tekrar eden nefes durmalarıyla kendini belli eden bir hastalıktır. Gece uykuda nefes durması saatte 5-15 kez oluyorsa hafif, 15’ten fazla görülüyorsa ağır uyku apnesi olarak değerlendirilir. Şiddetli horlama, uyku apne sendromunun en sık görülen belirtilerinden biridir. Bazen komşuların duyabileceği şiddette olabilen horlamanın kısa aralıklarla kesilmesi apnelerin, bir başka deyişle vücudun nefessiz kaldığını gösterir.

Ani Ölüm Riskini Artırır…

Uyku apne sendromunda; sabahları yorgun uyanma, ağız kuruluğu, baş ağrısı, gündüz aşırı uyku hali, kilo vermede güçlük çekme, depresyon, unutkanlık, dikkat eksikliği, kolay sinirlenme, iş veriminde azalma ve cinsel isteksizlik ile erektil disfonksiyon gibi sorunlar görülebilir. Uzun dönemde ise; yüksek tansiyon, kalp krizi, kalp yetmezliği, kalpte ritim bozuklukları, felç ve ani ölüm riski artır.

Kilolu hastaların mutlaka belli bir diyet programı ile kilo vermeye teşvik edilmesi gerekir. Ayrıca uyumadan önce hastanın uyku ilacı veya alkol almaması gerekir. Ancak gerçek anlamda tedavi tıkanıklığa yol açan nedenin ortadan kaldırılmasıyla sağlanır.
Cinselliğin Katilleri: Horlama ve Uyku Apnesi

Son yıllarda yapılan araştırmalar horlamanın ve beraberinde uyku apnesinin çiftlerin cinsel hayatını, dolayısıyla da aile ilişkilerini olumsuz yönde etkilediğini ortaya çıkardı. Gerek ülkemizde gerekse dünyada pek çok çift yataklarını ayırmak zorunda kalıyor.

İngiltere’de 1000 çift üzerinde yapılan bir araştırmaya göre; horlamanın rahatsızlık yaratması ile beraber çiftler önce yatakları ayırıyor. Elbette bu durum çiftlerin cinsel hayatlarını olumsuz etkiler. Mutsuz ve sağlıksız bir cinsel yaşam süren çiftler en küçük bir sorunda bile şiddetle tartışır ve bu durum boşanmaya kadar devam edebilir.

Horlayan kişinin sağlığı da olumsuz etkilenir. Horlaması ve uyku apnesi nedeniyle sürekli uykusu bölünen ve yeterli dinlenemeyen kişiler dikkatlerini belirli bir olaya uzun süre yoğunlaştıramaz.

Önemli bir noktada uyku apneli horlayan her 3 erkekten 2’sinde erkeklik hormonu etkilenir. Bu kişilerde testosteron denilen erkeklik hormonu belirli oranda azalabileceği için cinsel açından sorunlar yaşanabilir. Ancak hastalar uyku apnesi tedavisi olduktan sonra bu anlamda sorunları çözülür . Zaten çalışmalarda uyku apnesinin yarattığı cinsel fonksiyon bozukluklarının tedavi ile büyük ölçüde düzelebildiğini gösteriyor.

Depresyonu Tetikler…

Horlayan uyku apneli hastalarda aynı zamanda depresyon ortaya çıkabilir. Elbette bu durum kendini libido azalması şeklinde gösterebilir. Eşi horlayan ve uykuda apnesi (soluk durması) olan kadınlarla yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre; eşlerin % 81′i uykularından hoşnut olmadıklarını, bu nedenle de gündüzleri yorgun ve mutsuz hissettiklerini söylemektedir. Hasta eşlerinin %70′i yataklarını ayırmayı ve başka bir odada uyumayı tercih ederken, bir kısmı uyumak için alkol aldığını bu durumunda uyku kalitesini daha da olumsuz etkilediğini belirtmişlerdir.

50 yaşın üzerinde erkeklerin %50’sinde horlama, %10′unda da uyku apnesi vardır. Yani en iyi ihtimalle bile her 2 çiftten birisi uyku sorunu yaşamaktadır.

Cinsel fonksiyon bozukluğu yaşayan hastaların nedeni araştırılırken mutlaka uyku apnesi ve horlama ile ilgili muayene ve testler yapılmalı ve tedavisi düzenlenmelidir.

Toplumun yüzde 5’inde görülen ‘Uyku Apnesi’ uyku sırasında tekrar eden nefes durmalarıyla kendini belli eden bir hastalıktır,bu durum kişinin uyku kalitesini bozduğu için bireyin hem sosyal hem de iş verimini oldukça düşürüyor.

Uyku Apnesi Niçin Cinsel Hayatın Düşmanı?

Uyku apnesi erkeklerde halk arasındaki yaygın deyimiyle ‘sertleşememe’, bilimsel ismiyle ‘erektil disfonksiyon’ bozukluğuna yol açarken, kadınların cinsel yaşamlarını da adeta kabusa çevirebilir. Bu sorundan şikayet eden kadınlar, normal popülasyona göre iki kat daha az orgazm oluyor. Üstelik bu kadınlarda eşlerine karşı cinsel isteksizlikte gelişir. Orta veya ağır uyku apnesi hastalığı olan kadınlar hemen hemen daima uykuya meyilli oldukları ve depresyon yaşadıkları için kendilerini eşlerine tam olarak konsantre edemez. Ayrıca kan akımının azalması da cinsel fonksiyon bozukluğuna yol açabilir.

Elbette cinsel fonksiyon bozukluklarını tek başına uyku apne hastalığına bağlamamak gerekir. Ancak bu hastalık tablosu, erkeklerin yanısıra kadınlarda da cinsel işlev bozukluğuna yol açar. Çünkü ağır uyku apnesi ansızın uykunun gelmesi, yorgunluk ve yaşamdan keyif almamak gibi psikolojik sorunların yanısıra genital bölgeye giden kan akımını azaltır. Tüm bu etkenler nedeniyle uyku apne sendromu dolaylı olarak cinsel hayatı olumsuz yönde etkiler.

 

 

 

Size Özel Uyku Testi

 

1. Yeterli süre uyumama rağmen gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum.

2. Haftada 2-3 gece uykuya dalmakta güçlük çekiyorum.

3. Akşam saatlerinde veya yatağa girdiğimde bacaklarımda isimlendiremediğim bir huzursuzluk hissediyorum.

4. Uyuyamayacağım fikri akşam saatlerinden itibaren beni endişelendiriyor.

5. Yatakta sürekli bacaklarımı hareket ettirmek zorunda kalıyorum.

6. Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanıyorum.

7. Horlamamın yan odalardan duyulacak kadar şiddetli olduğu söyeniyor.

8. Uykuda nefesimin durduğu söyleniyor.

9. Gece içinde en az bir kez tuvalete gitmek zorunda kalıyorum.

10.Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme oluyor.

11.Sabah yorgun ve başağrısı ile uyanıyorum.

12. Geceleri bacaklarıma kramp girebiliyor.

13.Toplantılarda, okurken veya TV seyrederken uyuyakalabiliyorum.

14. Uykululuk nedeniyle eskisi kadar uzun süre araba kullanamıyorum.

15.Gün içinde zaman zaman dayanılmaz uykululuk atakları yaşıyorum.

16.Çok sık rüya görüyorum

17. Geceleri uykudan bağırarak ve korku ile uyandığım söyleniyor.

Yukarıdaki sorulardan birkaçına evet cevabı veriyorsanız, bir uyku hastalığınız olabilir.

Uyku hastalıkları günlük aktivitenizi ve sosyal yaşantınızı bozmasının yanı sıra, çok daha ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*