Anasayfa / Manşet / Çocuğunuzu Spora Yönlendirin

Çocuğunuzu Spora Yönlendirin

Paylaş

Çocuğunuzun bireysel özelliklerini tanıyan, yakın çevresine uyumlu, kendine güvenen bir birey olarak yetişmesini istiyorsanız, mutlaka ama mutlaka onu spora yönlendirin.

Derya AKGÜN
Anaokulu Öğretmeni

Spor yapan çocuk gerilimden daha rahat arınır ve rahatlar; tırnak yeme, altını ıslatma, çalma, okuldan kaçma gibi davranış bozuklukları varsa bunların düzelmesine yardımcı olur…

Spor, özellikle de grup sporu çocuğun kendi yeteneklerinden haberdar olmasını sağlayarak bedensel, zihinsel ve sosyal gelişimine yardımcı olur. Sağlığı koruma ve güçlendirme amacı taşıdığı gibi spor, bedensel enerjinin ve duygusal gerilimin boşaltılmasına katkıda bulunduğu için tedavi edici işlevi de vardır. Altı veya yedi yaşından itibaren çocuk kendi yeteneğini akranlarının performansıyla kıyaslayarak değerlendirmeye başlar. Bu dönemde anne baba ve öğretmen, beden gelişiminin önemini anlatırsa, çocuğun gözünde kazanma ve kaybetme daha az önem taşır. Burada dikkat edilmesi gereken, ebeveynlerin ‘önemli olan performans değil çabadır’ düşüncesinden hareketle, çocuğu bedensel gelişimine katkısı nedeniyle spor yapmaya özendirmesi, kaybettiği maç skorunu önemsemeksizin onu çabasından dolayı takdir etmesidir.

Sporun çocuk ruh sağlığına katkısını ana başlıklar altında toplamak gerekirse:
– Özgüvenin ve yaşama sevincinin artması
– Boş zamanlarının olumlu yönde değerlendirilmesi
– Çocuğun birey olarak toplumsallaşmasına olumlu etkisi
– Çocukluk çağında karşılaşılan davranış bozukluklarının giderilmesinde sporun tedavi edici işlevidir.
Özgüven istenilen davranışı başarıyla sergileyebilme konusunda bireyin inancıdır. Spor ortamında çocuk gerçekçi bir biçimde yeteneklerini bilir, kendini iyi tanır ve kabul eder. Sorumluluklarının bilincindedir ve duygularını kontrol altına alabilmeyi öğrenir. Basketbol takımının bir üyesi olan çocuk, hata bulmak yerine paylaşmayı öğrenir. Özgüveni yerinde olan bir sporcu, başarma konusunda yüksek bir güdüye(motivasyon) ve beklentiye sahiptir.
Spor çocuğu yaşama hazırlar. Hızlı yaşam akışına uyumunu kolaylaştırırken yorulan bedenini rahatlatır; çocuğun vücudunda biriken stresini atmasını sağlar. İnsan yaşamında gelişim süreklidir ve belli bir sıra, devamlılık gerektirir. Her aşamayı başarıyla tamamlamak bir sonraki aşamada zorlanmayı engeller. Yürümeye çabalayan bir çocuğu yüreklendirici ve destekleyici bir ortam hazırlayıp güven duymasını sağlamak çocuğun tutunmadan dengede durma ve yürümeyi başarmasına destek olur. Ardından okul öncesi dönemi kapsayan 3-6 yaş kısmına gelinir. Burada uzman kişiler rehberliğinde ebeveynlerle yapılacak fikir alışverişi sonrasında program oluşturmak gerekir. Bu yaş grubunda beden eğitiminin öneminden çok bu dersi sevdirmek ön planda olmalıdır. Beden eğitimi dersleri oyun içerisinde gerçekleştirilmelidir. Çocuğun bunu yaparken oyun oynadığını düşünmesi sağlanır. Fakat dersi veren eğitmen, çocuğun dengesini sağlayıp sağlamadığını, belli bir düzenek içerisinde vücudunu kullanıp kullanmadığını gözlemlemelidir. Okul öncesi eğitimde yapılan beden eğitimi çalışmaları sayesinde çocukta var olan fakat ailesi tarafından gözlemlenemeyen rahatsızlıklar da ortaya çıkarılabilir. Örneğin içe basma, koşu ve yürüyüş çalışmalarında tempoyu yakalayamama, dengede duramama gibi eksiklikler fark edilebilir. Böylelikle erken teşhis sayesinde bu hastalıklar giderilerek ileriki yaşlarda var olabilecek sorunlar ortadan kaldırılır. Ayrıca küçük yaştan itibaren çocuğu sportif aktivitelere(yüzme, basketbol, futbol, tenis…) yönlendirmek çocukta beden sağlığını ve vücut koordinasyonunu sağlayacaktır. Bu tür faaliyetler aynı zamanda başarmanın hazzını da yaşatır. Böylelikle çocuklar kendilerine güven duymayı ve bunu bulundukları sosyal çevrede ifade etmeyi öğrenirler. Çocuk sporun yapısını öğrendikten sonra diğer oyunculara yanıt vermeye başlar. Kuralları algılayan, cevap veren çocuk ilerideki yaşamında toplum ve hukuk kurallarını da benimseyerek uygulamaya aday bir yetişkin olur.
Bireysel özelliklere veya yakın çevre etkilerine bağlı uyum ve davranış bozukluklarının tedavisinde spor önemli bir görev üstlenir. Spor yapan çocuğun gerilimden arınarak rahatlaması daha kolaydır. Tırnak yeme, altını ıslatma, dışkı kaçırma, çalma, okuldan kaçma gibi davranış bozuklukları gösteren çocuklarda spor, güven ve uyum sağlanmasında yardımcı olur.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta; ebeveynlerin çocuklarını spora yönlendirirken onların etiketli yaşam yerine kaliteli yaşam standardını yükseltmek ve bu ortamdan faydalanmalarını sağlamayı amaçlamasıdır.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla