Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Çocuğunuzun Kişiliği Sizin Elinizde
Happy family mother father and children at home.

Çocuğunuzun Kişiliği Sizin Elinizde

Paylaş

Ebeveyn tutumları, ailenin çocuğuna karşı olan ve hiçbir durumda değişmeyen duygu, düşünce ve davranış kalıplarıdır. Her ailenin çocuğuna karşı olan tutumları farklılık göstermektedir. Ailenin çocuğuna karşı olan davranışları, aile ortamı çocuğun kişiliğini çok etkilemektedir.

Ayşegül Erol

Kültür2000 Koleji İlkokul Rehber Öğretmeni

Kişiliği belirleyen önemli faktörler vardır. Bunlar, kalıtım, bedensel yapı faktörleri, aile faktörü, çevre faktörü, sosyal sınıf faktörü, coğrafi ve fiziki faktörlerdir.

Kişilik gelişimi, doğumdan yetişkinlik çağına kadar çeşitli evrelere ayrılmaktadır. Bunlar, yaklaşık 0-1.5 arasında kendine ve diğer insanlara güven duyma, 1.5-3 yaş arasında özerk (bağımsız)olma, 3-6 yaş arasında girişimcilik ve 7-12 yaş arasında çalışkan olmaktır. Bu yaşlar arasında ihtiyaçların sağlıklı bir  şekilde doyurulması kişilik gelişimi için önemlidir.

Aile, bireyin kişiliğinin oluşmasında ilk sosyal yapıdır. Aile, çocuğun beslenme, bakım, korunma ve sevilme gibi gereksinimlerini karşıladığı gibi çocuğun davranışsal, duygusal, bilişsel gelişiminde çok önemli bir rol oynamaktadır.

Anne ve babanın kişilik yapıları, eğitim durumları, meslekleri, zeka düzeyleri, bedensel ve ruhsal hastalıkları, sosyal durumları, kültürleri, yetişme tarzları ve kendi ailelerinden gördükleri tutumlar, çocuğa yaklaşım tarzları, çocuk için ayırdıkları vakit gibi özellikler çocuğun kişilik yapısını şekillendirir.

Sevgi, saygı ve hoşgörünün olduğu evlerde yetişen çocukların daha uyumlu, baskıcı ve otoriter aile ortamlarında yetişen çocukların ise daha fazla şiddet ve saldırganlık eğilimlerinde oldukları görülmektedir. Görüldüğü gibi anne baba tutumları çocuğu olumlu etkileyeceği gibi olumsuzda etkilemektedir.

Ebeveyn tutumu yaşamın ilk yıllarında, çocuklukta temel güven duygusunun gelişmesinde çok önemlidir. Eğer çocuk özellikle annenin kendini seven, koruyan, gereksiz yere terk etmeyeceği duygusunu yaşarsa çocuk kendine güven duygusunu geliştirmeye başlar. Bu da çocuğun kendine ve dış dünyaya güvenmesi demektir.

Bazı anne babalar kararlı olmakla baskı kurmayı karıştırabilmektedir. Ebeveyni katı disiplinli olan çocukların, ebeveyni tarafından özgür yetiştirilen çocuklara oranla daha hassas, çekingen, içekapanık, bağımlı ve uysal oldukları görülmektedir. Ebeveyni uysal olan çocukların, otoriteye başkaldırma ve sorumsuzca davranmaya daha eğilimli, bağımsız ve kendine güven duyguları yüksek bireyler oldukları saptanmaktadır.

Peki anne- baba olarak hangi tutumu sergilersek çocuğumuzun kişiliğini nasıl etkilemiş oluruz?

1.Aşırı Koruyucu ve Müdahaleci Tutum: Bu tutumda ebeveyn çocuğu gereğinden fazla kontrol eder. Çocuğun yapması gereken bütün iş ve sorumluluklar zarar göreceği ya da beceremeyeceği düşüncesiyle büyükler tarafından yapılır. Nedenleri, geç anne baba olmak, ölen bir bebeğin ardından doğması, tehlikeli bir hastalık geçirmesi, eşler arasındaki çatışmalar, aşırı istenip geç doğması, anne babanın kendi çocukluğunda yeteri kadar sevgi ihtiyacının karşılanmamış olması gibi farklı etkenler olabilir. Bunun sonucunda çocuklar; pasif, çekingen, kendine güvensiz, diğer kişilere bağımlı, sosyal ilişkilerinde sorunlar yaşayan bireyler olabilir.

  1. Otoriter Tutum: Bu tutumda ebeveyn çocuğa katı bir disiplin uygular ve çocuklarına kesin olarak hakim olduklarına inanır. Hiçbir açıklama yapmaksızın kurallar koyar ve çocuktan bu kurallara koşulsuz uymalarını ve itaat etmelerini bekler. Sürekli bir değerlendirme, kontrol etme, düzeltme vardır. Kurallara uyulmaz, söylenenler yapılmazsa çocuk cezalandırılır. Bu ceza sözel olabileceği gibi fiziksel de olabilmektedir. Söyledikleri önemsenmeyen, fikrini belirtemeyen veya belirttiği zaman sürekli eleştirilen, sürekli nasihat, ceza ve fiziksel şiddet üzerine kurulu bir aile ortamında yetişen çocuk kendine güvenini kaybeder, girişimciliğini yitirir, sessiz içe kapanık, otorite varlığına boyun eğen ama otorite olmadığı yerlerde kurallara aykırı davranan, huysuz ve saldırgan bireyler olabilir.
  2. Reddedici Tutum: Reddetme, çocuğun bedensel ve ruhsal gereksinimlerini karşılamayı aksatacak kadar çocuğa karşı düşmanca duygular beslenmesidir. Bu ebeveynler çocuğa, sevgi, saygı, şefkat göstermezler, soğuk davranır ve sürekli eleştirir. Bu tutumun farklı nedenleri olabilir; anne baba çocuklarının olmasına maddi ve manevi açıdan hazır hissetmiyor olabilir, çocuk evlilik dışı istenmeyen bir bebek olabilir, çocuğun bedensel ve ruhsal bir engeli olabilir. Reddedilen çocuklar sevgi görmedikleri için kendileri de sevmezler ve diğer insanlara karşı güvensiz olur. İlişki kurmakta zorluk çekerler, kızgınlık duyguları içindedir, diğer insanlara karşı düşmanca ve saldırgan olabilir. Ebeveyn çocuğa yeteri kadar sevgi göstermezse çocuk hayatı boyunca ruhsal anlamda güçlükler yaşar. Bu çocuklar güvensiz, sosyal ilişki kuramayan, duygularına açığa vurmaktan çekinen, sürekli sevilme ihtiyacı olan fakat bunu belli etmek istemeyen, öfkeli davranan yetişkinlere dönüşebilir.

4.Gevşek Tutum (Çocuk Merkezci Aile): Çocuk merkezci aileye genellikle orta yaşın üzerinde çocuk sahibi olan ailelerde ya da çocuğun kalabalık yetişkinler grubu içinde yetişen tek çocuk olması halinde sıklıkla rastlanır. Böyle bir ortamda çocuk, ailede söz sahibi tek kişidir ve onun isteklerine diğer aile bireyleri kayıtsız şartsız uyar. Aile içinde çocuğa sayısız haklar tanınmıştır, çocuğun nerede duracağı kesinlikle belirlenmemiştir. Böyle çocuklar okulda kurallarla karşılaşınca hayal kırıklığı yaşar ve çok zorlanır.  Gevşek ebeveyn tutumunda yetişen çocuklar bir süre sonra ebeveynleri denetim altına alır. Bu çocuklar şımarık, doyumsuz, bencil, sorumsuz, çabuk kızan, küsen, kırılgan, her dediğinin anında olmasını isteyen, sabırsız kişiler olabilir. Güçlükleri yenme fırsatı hiçbir zaman verilmediği için ilişkilerinde zorluklar yaşar. Ailede yaşadıkları sınırsız hakları sosyal ortamda bulamayacakları için kendilerini sosyal ortamdan soyutlayabilir ya da ailede alıştığı gibi sosyal ortamda da  her dediğini yaptırmaya çalışan, baskı kuran, bencil davranışlar sergilediği taktirde kabul görmeyen, dışlanan bireyler olur. Yanlış yaşam modellerinden kurtulamadıkları sürece hayattan bir türlü zevk alamayan yetişkinlere dönüşür.

  1. Dengesiz ve Kararsız Tutum: Dengesizlik ve tutarsızlık, anne baba arasındaki görüş ayrılığından olabildiği gibi ebeveynin çocuğa karşı gösterdikleri değişken davranış biçiminde de görülebilir. Dengesiz ve kararsız tutum, çocuğun eğitimini, gelişimini olumsuz yönde etkiler. Anne baba bazen hoşgörülü, bazen katı, bazen demokratik, bazen umursamaz davranabilmektedir. Dengesizlik ister anne baba arasında olsun, ister ebeveynin değişken tutumunda olsun çocuk, hangi koşulda nasıl davranacağını bilemez. Bu tutumda yetişen çocuklar, kendilerini kanıtlamak ve dikkatlerini üzerine çekmek için ürkek, yumuşak huylu, ılımlı, söz dinleyen bir çocuk ya da tam tersi bağımsızlığını göstermek için sinirli, asabi, öfkeli bir yapı geliştirebilir.
  2. Demokratik Tutum: Demokratik tutumu benimseyen ebeveynler, sabırlı ve duyarlı bir şekilde çocuklarını dinlerler, aile içinde eşit haklar tanır, düşüncelerini açıkça anlatmalarını destekler ve cesaretlendirir. Böylece onların bağımsız bir kişilik geliştirmelerine teşvik eder. Böyle bir tutumda evde kabul edilen veya edilmeyen davranışların sınırları bellidir. Bu sınırlar içinde çocuk özgürdür, söz hakkı vardır, duygu ve görüşlerine saygı duyulur, sevgi ve teşvik görür. Böyle bir ortamda yetişen çocuk girişim yeteneğine sahip olur. Özgüvenini kazanır ve kendi kendine karar verip sorumluluk taşımasını öğrenir. Bu tutumla yetiştirilen çocuklar, kendisine ve çevresine saygılı, aktif, etkin, yaratıcı, sağlıklı ilişki kurabilen, dengeli, kurallara ve otoriteye saygılı, hoşgörülü, açık fikirli, uyumlu kişiler olabilir. Demokratik aile ortamında büyüyen çocuklar, aile tarafından sürekli keşfetmeye ve deneme yanılma yoluyla öğrenmeye teşvik edilmektedir. Bu nedenle de meraklı olma, planlı olma, özgün olma, yaratıcılık gibi zihinsel öğeler açısından yüksek düzeydedir. Fakat sınırların çizilmesinde ölçüt ve değerler iyi belirtilmezse bu özgürlük çocukları korkusuzluğa, umursamazlığa ve saldırgan bir kişilik yapısına da itebilir.

Ebeveyn tutumları içerisinde çocuğun sağlıklı bir şekilde gelişimini destekleyen tutum “Demokratik Tutum” dur. Çocuğumuzun sağlam bir kişilik yapısına sahip olmasını istiyorsak aile içinde bir birey olduğunu hissettirmeli, konuşmasına fırsat vermeli, sabırlı olmalı, onun bir çocuk olduğu ve eksik yönleri olabileceğini unutmamalı, fikirlerine saygı duymalı, gelişim özelliklerini bilmeli ve desteklemeli, belli sınırlar içinde özgür bırakmalı, kararlı ve tutarlı davranmalıyız.

Her ebeveyn çocuğunun mutlu ve başarılı bir yetişkin olmasını ister.  Aile olarak çocuğumuzun geleceğini doğru şekillendirmek büyük ölçüde bizim elimizde. Bugün değil yarın için çocuğumuza karşı olan tutumlarımızı bir kez daha düşünmeli, hatalı yönlerimizi düzeltmeliyiz. Sağlıklı, mutlu, başarılı yetişkinler yetiştirebilmeniz dileğiyle…

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*