Anasayfa / Manşet / Çocuklar da Aşık Olur

Çocuklar da Aşık Olur

Paylaş

İnsan hayallerini yönetmeyi, yenilmeyi; görmek istediği elbiseleri hayallerine giydirmeyi, giydirdiği elbiselerin “gerçek” olmadığını çocukluk döneminde yaşadığı aşkla öğrenir.

Derya AKGÜN    

Anaokulu Öğretmeni

Çocukluk aşkının kimlik oluşturmadaki rolü çok önemlidir. Özellikle taklit niteliği taşıyan ve rol denemelerine fırsat veren çocukluk aşkı, yetişkin cinselliğini içinde barındırmaz. Bu çocuk için “ben kimim” sorusunu yanıtlama çabasıdır.
Çocukluk döneminde anne babaya, bir yetişkine, akran grubundan birine duyulan aşk, benlik duygusu ve kimliğin oluşumuna katkıda bulunur. Bağlanma, onay alma, beğenilme, kendini gerçekleştirme ve duygusal doyum çocukluk döneminin ihtiyaçları arasındadır. Tanıma, tanımlama ve bu ihtiyaçlara doyum arama, karşı cinsle olan ilişkide karşılığını bulur. Hayatın gerçekleri kendilerine ne kadar anlatılırsa anlatılsın çocuklar merak etmeye devam eder, bu merakla kendilerini ve hayatı inşa etmeye çalışırlar. Çocuğu harekete geçiren sorular ve aldığı cevaplardır. Her çocuk anne babasına aşk, cinsellik ve doğumla ilgili sorular sorar. Ebeveynler cinsellikle ilgili son derece açık bir tutum içinde olsalar da böyle bir durumla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını, çocuklarını bu konuda nasıl eğiteceklerini genellikle bilemezler. Çocuk gazete, dergi, televizyonda gördüğü sahnelerden bu kavramlara pek yabancı olmasa da konuyu anlamakta zorlanır. Burada asıl sorun ebeveynin çocuğa yaşına uygun, anlayabileceği açıklamaları yapabilmesidir. Sorularını gereğinden fazla bilgiyle cevaplandırmak çocuğun kafasını karıştırır ve daha fazla soru oluşmasına sebep olur. Anne baba cinsel eğitim konusunda kendileri bir zaman belirleyip uzun bir konuşma yapmamalıdır. Çocuktan gelecek soruları bekleyerek tamamen onun soruları doğrultusunda bir bilgilendirme yapmak, bu konuda atılacak en doğru adımdır. Çocuğa bedenine ait bilgi yaşına uygun olarak verilmelidir. İstemediği durumlarda bedenini koruma sorumluluğunun da kendisine ait olduğu mesajının çocuğa iletilmesi önemlidir. ‘Hayır’ diyebilme becerisini geliştirmiş çocuk, özellikle ergenlik ve yetişkinlik döneminde bedeniyle ilgili doğru kararlar alabilecek ve kendisini istemediği durumlara maruz kalmaktan koruyabilecektir.
Çocuk, yetişkin ya da akran grubundaki kişilere yönelik aşk duygularından da beslenir. Anne babanın şunu bilmesi gerekir ki; çocuğun ergenlik ve yetişkinlik döneminde sevme konusundaki önkoşulları ve biçimleri ebeveynleriyle kurduğu ilişkiyle şekillenir.

ÇOCUKLUK AŞKI
Düşün, düşün ki anne ben daha çok küçüğüm,
Ilık ellerimden tut, beraber götür beni,
Oyuncakçıda büyük mavi bir gemi gördüm,
İşlenmiş, dalgaların köpüğüyle yelkeni.

Şu renk renk toplara bak anne, ne güzel renk renk
Dönüyor içimde bir bayram yeri, dönüyor,
Yuvarlanıyor gönlüm şu uçan toplara denk,
Bir yokuştan koşarak kalbim sana iniyor.

Kan değil, zafer akar benim savaşlarımda,
Hürriyet için ölür genç kurşun askerlerim,
İnsanlığın cenneti saklı göz yaşlarımda,
Yeni bir bahar çağı getirecek zaferim!

Korkma, korkma kaçmam ben, tahta atımla dağa,
Senden daha güzel bir dağ var mı rüyalarda?
Niçin uğraşsın küçük kuş yurdundan kaçmaya,
Yaşarken annesinin yeşerttiği kırlarda?

Kırılır bütün iyi oyuncaklar kırılır,
Çocuk kalplerinden mi yaparlar hep onları,
Niçin oyun biterken en sonra hatırlanır
Hatıralarımızın en tatlı oyunları?
Satılır mı zengin bir oyuncakçıda söyle,
Anne, dün okuduğun masaldaki güzel kız?
Yeter, altın bir kalbim olsun, Tanrıdan dile,
Bütün zenginliğimi verir onu alırız.
Ceyhun Atuf KANSU

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*