Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Dikkat ! Felç Geliyorum Der

Dikkat ! Felç Geliyorum Der

Paylaş

felc Yoğun ve stresli iş yaşamı, beslenme koşulları ve diğer çevresel faktörler kalıcı felç riskinin artık genç yaşlarda dahi görülmesine neden oluyor. Hastanın eski sağlığına tamamen kavuşmanın neredeyse imkânsız olduğu kalıcı felç durumu, hem felç geçiren hastanın hem de çevresindekilerin sosyal hayatını olumsuz etkiliyor. Kalıcı felcin 1-2 yıl öncesinde görülebilen belirtilerini ve korunma yolları..


Dr. Mehmet Yavuz
Nöroloji Uzmanı

Kalıcı felç durumları önceden kendini belli eder. Genelde vücudun bir yarısında geçici kuvvet kayıpları izlenir. Bu kayıp bir kaç dakikadan bir kaç saate kadar uzayabilir. Hatta 24 saati bile bulabilir. Geçici felç süreleri uzadıkça kalıcı felç ihtimali de artar. Felçteki öncü belirtiler her zaman kuvvet kaybı şeklinde olmaz, bazen de geçici konuşma bozukluğu, geçici hafıza kaybı ya da geçici görme kaybı şeklinde de izlenebilir. Geçici iskemik atak olarak adlandırılan bu belirtiler hiçbir iz bırakmadan en fazla 24 saat içinde kaybolur. Yapılan araştırmalara göre eğer önlem alınmazsa ve tedavi uygulanmazsa böyle geçici iskemik atak belirtileri gösterenler 1-2 yıl içinde felç olabilir.

Sosyal Çevre ve İş Hayatını da Felç Ediyor!

Son yıllarda çevresel şartlar, stresli iş hayatı ve beslenme koşulları, felç hastalıklarını daha erken yaşlara indirdi. Felç hastalığı günümüzde en büyük zorluklardan biri olabilir. Felcin kişiyi sosyal çevresinden kopardığı ve iş pozisyonlarını olumsuz etkilediğini vurgulanır.

Kişinin çalışarak kendi hayatını kazanmasın neredeyse imkânsızlaşır. Felçli kişi hayatına devam edebilmesi için bir başkasına ihtiyaç duyabilir. Dolayısıyla felçli hasta, hem kendisinin hem de aileden başka birinin sosyal yaşamını ve iş hayatını olumsuz etkiliyor. Bazı hastalar evinden hatta odasından çıkamayacak hale geliyor.

Eski Sağlığa Kavuşmak Neredeyse İmkânsız…

Felç tedavisindeki en büyük hedef hastayı eski sağlığına tamamen kavuşturmak değil, kişinin kendi ayakları üzerinde durmasını sağlamaktır. Felç hastasının tamamen düzelmesi neredeyse imkânsız olur.

Koruyucu Tedavi Felç Riskini Azaltıyor!

Felcin öncü belirtilerini çok önemsemek ve daha felç gelmeden tedaviye başlamak, yani koruyucu tedavi uygulamak gerekir.  Kişi felç geldikten sonra bir daha asla eski sağlığına dönemeyebilir, hatta ilk dönemlerde hayati tehlike yaşayabilir. Hastanelerimizin yoğun bakım üniteleri felç hastaları ile dolu. Hem bireysel hem de ülke ekonomisi açısından, koruyucu tedaviyi ön plana çıkarmamız gerekir.

Beyni besleyen iki önemli damar sisteminden biri ön taraftaki şah damarları, diğeri ise daha arkadan beyne giriş yapan vertebrobaziler sistemle ilgili damarlardır. Karotis sistem, vertebrobaziler sistemden çok daha önemli olduğu için bu bölgeyi ilgilendiren felçler de daha çok önem arz eder. Bu iki damar sisteminin geçici iskemik atakları da farklı belirtiler gösterebilir.

Bu Belirtiler Varsa Dikkat!

Karotis sistemi ile ilgili geçici iskemik atak belirtileri..
* Vücudun bir yarısında güç, his ve duyu kaybı,
* Bir gözde geçici körlükler,
* Geçici konuşma bozuklukları,
* Geçici hafıza kayıpları,
* Vertebrobaziler sistemle ilgili iskemik atak belirtileri,
* Baş dönmesi ve dengesizlik atakları, ani göz kararmaları,
* Çift görme ve görme bulanıklığı,
* Düşme nöbetleri.

Düşme nöbetleri ani gelişir ve bazen kişi düşmeden toparlayabilir. Hastalar bunu genelde ‘aniden dizlerimin bağı çözülüyor’ şeklinde dile getirir.

Orta Yaşlarda Felç Riski Daha Fazla!

Geçici iskemik ataklar orta yaşlarda daha tehlikelidir ve kalıcı felçle sonuçlanma ihtimali yüksektir.  65 yaş ve daha ileri yaşlarda kalıcı felç ve hayati tehlike ihtimali daha düşük olur. Karotis sistemle ilgili felç hastalığında her zaman hayati tehlike söz konusu olur.
Karotis sistemi ile ilgili geçici iskemik atak belirtilerinden herhangi biri görüldüğünde derhal bir nörologa başvurulması gerekir.  Bu şikâyetlerin ihmale gelmemelidir ve gecikildiği takdirde telafisi imkânsız sonuçlar doğurabilir.

Felç Riskini Artıran Faktörler Nelerdir?

Felç geçirmeye zemin hazırlayan risk faktörleri..
* Doğumsal olarak damarların yapısı,
* Hipertansiyon,
* Damar sertliği,
* Kalp kapak hastalıkları,
* Kolesterol ve trigliserit yüksekliği,
* Sigara kullanımı,
* Şeker hastalığı,
* Aşırı alkol kullanımı.

Felç geçirmeye zemin hazırlayan risk faktörlerini kontrol altında tutmak gerektir. Stressiz bir hayat, dengeli beslenme ve düzenli egzersizle felç riski azaltılabilir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla