Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Diyabet Grip Kadar Yaygın

Diyabet Grip Kadar Yaygın

Paylaş

Kalp, damar ve sinir sistemi rahatsızlıklarına neden olduğu gibi göz damarlarında ve böbreklerde kalıcı hasarlara da yol açabilen diyabet, son 10 yılda iki kat arttı. Beslenme şekli, stres, yaşam tarzı gibi çevresel etkenler de diyabetin çıkışını hızlandırabilir.

Dr. Ferhan Mantar

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm.

‘Şeker hastalığı’ olarak bilinen diyabet, grip kadar yaygınlaştı. Diyabetli sayısı on yıl öncesine oranla iki kat arttı. Kırk yaşın üstündekilerin, kilolu ve genetik yatkınlığı olanların şeker taraması yaptırması gerekir. Kandaki şeker düzeyi belli bir seviyede olmalı ki yaşamsal fonksiyonlarımız devam edebilsin. Ama diyabette olması gerekenden daha yüksek şeker kanda tespit edilir. Şekerin fazlalığı da kısa ve uzun vadede vücuda zarar verir. Çok su içme, sık idrara çıkma, fazla yiyip buna rağmen kilo alamama gibi durumlar diyabetin belirtileri arasında yer alır. Aşırı halsizlik, kas güçsüzlüğü, iyileşmeyen yaralar ve özellikle bayanlarda görülen iyileşmeyen ve tekrarlayan idrar yolu ve genital enfeksiyonlar da belirti olarak sayılabilir.

Şişmanlık Oluşum Nedeni

Diyabet, Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere ikiye ayrılır. Bunların dışında gebelikte ve pankreas organının hasarına bağlı gelişen diyabet de vardır. Tip 1 diyabette vücudun kendi bağışıklık sistemi pankreasta insülin üreten hücrelere karşı antikorlar oluşturur. Buradaki hücreleri öldürmesi yüzünden insülin yetersizliği söz konusu olur. Tip 2 diyabet ise daha çok beslenme alışkanlıkları, genetik özellikler, çevresel faktörler, stres ve obezite nedenleriyle oluşur. Genelde düzensiz ve yanlış beslenme, spordan yoksun bir hayat sonucunda şişmanlık gelişir. Kişinin vücudunda özellikle yağ ve kas dokusunda pankreastan yeterince insülin üretilmesine rağmen hedef organlarda insülin şekerinin yeterince kullandırılmaması sonucunda şeker yükselmeye başlar.

Şeker Taraması Konusunda Bilinçlendirme Şart

İlerleyen zamanlarda şeker kontrol edilemezse beyine giden damarlarda tıkanıklıklar oluşabilir. Aynı şekilde göz damarlarına da zarar gelebilir. Hatta bu durum zaman zaman görme kayıplarına kadar ilerleyebilir. Şekerin kontrolsüz kaldığı durumlardan böbrek damarı da etkilenebilir. Böbrek yetmezliği başlayıp hastanın diyalize girmesine neden olabilir. Ayak damarlarında veya sinirlerinde duyu kayıpları oluştuğu için de travmaya, kesiğe ya da yanmaya acı hissi azalabilir. Bu nedenle de yaralanmalar artar. Tüm bu süreçleri yaşamadan insanları şeker taraması konusunda bilinçlendirmeliyiz. Bilinen diyabetli sayısı Türkiye’de yüzde 8’lerdeyken 13’lere yükseldi. Yani yüzde 30’un üzerinde bir artış var. Özellikle obezite ile paralel olarak 10 yıl öncesine göre diyabetli sayısı iki katına çıktı. Bir bu kadar da bilinmeyen diyabetli var. Erken tarama gerekir. Kişiler risk grubundaysa yani kırk yaş üstündeyse, vücut kitle endeksi normalden fazlaysa, ailede diyabetli varsa mutlaka şeker yükleme testiyle ileri şeker taramasına gitmesi lazım.

Dengeli Beslenmek Önemli

Beslenme ile diyabet arasında önemli bir bağ var. Bu nedenle sağlıklı beslenme büyük önem taşır. Mide boşalma zamanları var. İki buçuk saat ile dört saat arasında değişir. Kesinlikle üç ana öğün üç de ara öğün beslenme şeklinde bir hayat tarzı ve öğünler sağlıklı bileşenlerden oluşmalıdır. Karbonhidratlar glikozun ana kaynağıdır. Vücudumuzun enerjisini karşılayacak en önemli besin maddeleridir. İşte bu sebeple, beslenmemizde karbonhidrat olmalı. Meyveden süt ve süt ürünlerine, makarnadan ekmeğe kadar her şeyi yemek gerekir. Bunun dışında aşırı proteinli beslenmek de kilo artışına neden olabilir. Önemli olan öğünlerde bunların dengeli tüketilmesi. Bol lifli, meyve ve sebze oranı yeterli olan proteini de dengeli olan bir beslenme şekli gerekli. Ara öğünlerde ise badem, yer fıstığı, ceviz gibi besinleri tüketmekte fayda var. Bir avuçtan fazlası yenmemelidir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla