Anasayfa / Göz Sağlığı / Diyabet-Hipertansiyon Hastaları Virüse DİKKAT!

Diyabet-Hipertansiyon Hastaları Virüse DİKKAT!

Paylaş

Korona virüsü nedeniyle hayatını kaybedenlerin oranları ülkeden ülkeye değişmekle birlikte yüzde 0,2- 7 arasında olduğu bildirilmektedir. Kronik rahatsızlığı ve yaşlı hastalarda daha etkili olan virüse yakalanmada risk faktörü yüzde 73 hipertansiyon, ikinci sırada yüzde 31 ile diyabet saptanmıştır.

Op.Dr. Alpay Mutluay

Bayrampaşa Göz Vakfı

Göz Hastalıkları Uzmanı

Türkiye’de erişkin nüfusta hipertansiyon sıklığı yüzde 28 ve diyabet sıklığı yüzde 14 dür. 65 yaş ve üzeri nüfusta ise yaklaşık hipertansiyon 3, diyabet ise 2 kat daha sık görülmektedir.

Diyabet ve göz sağlığı

Diyabet hastalarda bazı göz bozukluklarına zemin hazırlarken göz tansiyonu, katarakt normalden 2 kat daha sık görülüyor. Fakat en önemli göz bozukluğu diyabete bağlı ‘Retinopati’dir. Damar çeperinden sızıntı veya kanlanma bozuklukları bu duruma yol açmaktadır. Önce gözün ağ tabakasında (retina) noktasal veya daha büyük kanama, damarlardan sızıntı görülüyor. Daha sonra ilerleyen evrede kanama eğilimli yeni kılcal damarlar gelişir. Göz içindeki yumurta akı kıvamında olan jel tabakaya (vitre) doğru kanamalar olabilir.

Hastaların yaklaşık yüzde 25’inde diyabetik retinopati oluşur. Körlüğe sebep olan diyabetik retinopati tüm dünyada 20-65 yaş arasında görünen önlenebilir bir rahatsızlıktır. Görülme sıklığı diyabetin insüline bağlı olup olmamasına ve süresine göre farklılık gösterebilir.

Yaş önemlidir!

30 yaş altı Tip 1(insüline bağımlı) diyabet hastalarında 10 yılda yüzde 73, 20 yılda yüzde 97, 30 yaş üzerinde Tip 1 diyabetlilerde 4 yılda yüzde 47 iken Tip 2’lerde bu oran yüzde 34’tur.

Hastalığın her evresinde özellikle de başlangıç sırasında görmeyi azaltan en önemli neden diyabetik makula ödemidir (sarı nokta ödemi). Makula ödemi tedavisinde göz içine uygulanan tekrarlayan iğne tedavileri ile iyi sonuç alınmaktadır.

İleri evre diyabetik retinopatide kalıcı göz içi kanmaları, görme tabakasının yerinden ayrılması (retina dekolmanı), gözün renkli tabakasında yeni damar oluşumu ve buna bağlı göz içi basıncında artış saptanabilir.

Diyabetik retinopatili hastalarda herhangi bir şikâyet olmayabileceği gibi sarı nokta etkilenmişse görme azalması oluşabilir. Bu nedenle yılda bir kez göz muayenesi olması önerilir. Hastalık ne kadar erken evrede yakalanırsa o kadar kolay tedavi edilebilir.

Değerlendirme sırasında göz dibi muayenesi, floreseinanjiografi ve optik kohorens tomografi tetkikleri kullanılır. Tedavide öncelik diyabetin iyi metabolik kontrolü, hastalığın evresine göre de argon lazer, göz içi tekrarlayan iğne tedavileri ve daha ağır olgularda vitreomaküler cerrahi denilen operasyonlar gerekir.

Hipertansiyon ve göz sağlığı

Yüksek kan basıncı vücudun diğer damarlarında olduğu gibi göz damarlarına da zamanla hasar verebilir. Göz dibi muayenesinde damarlarda hafif daralmadan başlayıp görme sinirinde su toplanması ve kanamalarla seyreden farklı tablolara yol açabilir. Bu tabloda esas olan hipertansiyonun tedavisidir…

En sık rastlanan retinal damar bozukluğu retina ven (toplar damar) tıkanıklığı çoğunlukla ileri yaşlarda görülür ve görme kaybının önemli bir nedendir. Toplumda yüzde 0,5 oranında ve ileri yaş dışında diğer önemli risk faktörleri hipertansiyon, göz içi basınç artışı ve diyabettir.

Tıkanıklık sonucu damardan sıvı sızıntısı ile sarı noktada sıvı birikebilir veya beslenme sorunu ile yeni damarlar oluşabilir. Ani ağrısız görme azalması şikâyeti ile gelen hastaların tedavisinde göz içine tekrarlayan iğne tedavileri veya argon lazer gerekebilir.

Hipertansiyonun risk faktörü olduğu bir diğer hastalık da santral retina arter (atardamar) tıkanıklığıdır. Hastaların 2/3’ünde hipertansiyon vardır. Ağrısız ani görme azlığı şikâyeti yapan acil bir göz hastalığıdır.

Salgında diyabet ve hipertansiyon hastaları nelere dikkat etmelidir?

Diyabet ve hipertansiyonu olan kişilerin öncelikle kişisel ve sosyal tüm koruyucu tedbirleri alması önemlidir. Salgın süresince kan şekeri ve tansiyon seviyesi iyi seyredenler rutin kontrol ve diğer acil olmayan sorunları için hastaneye gitmemesi önerilir.

Ne zaman göz doktoruna başvurmalı?

Ani gelişen görme azlığı veya görme kaybı varsa, mutlaka muayene olması ve gerekli tedavinin gecikmeden yapılmasını önerilir. Tek taraflı ağrılı göz ile kendini gösteren akut göz içi basınç artışı da acil durum belirtisidir.

Salgın boyunca diyabete veya sarı nokta hastalığına bağlı makula ödemi için tekrarlayan iğne tedavisine ara verilmeli mi?

Diyabetik makula ödeminde standart göz içi iğne tedavisi protokolü bir ay ara ile 3 doz enjeksiyon, bir ay sonra kontrol muayenesidir. Kontrol durumuna göre enjeksiyon sıklığı ayarlanır. Genellikle bir yılda 6-7 defa tedavi gerekir.

Salgın döneminde göz için iğne uygulamaları için farklı yaklaşımlar yapılır. İğne yapılmaması nedeniyle uzun süren makula ödeminin görsel açıdan yaratacağı kalıcı olumsuz etkileri de göz önüne alarak hastanın durumu değerlendirilmelidir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla