Anasayfa / Ağız ve Diş Sağlığı / Dost Bakteriler; Probiyotikler

Dost Bakteriler; Probiyotikler

Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz probiyotikler ağız ve bağırsak florasının doğal dengesinin korunmasında büyük önem taşıyor. Ağız sağlığı ve genel sağlık ilişkisi konusunda hem kişisel hem toplumsal düzeyde farkındalık artırılmalıdır. Çünkü probiyotiklerin kullanımı ile ağızdaki iyi bakterilerin doğal dengesi korunabilir.

Diş Hekimi Emek Saran

Probiyotikler ağız florasındaki yararlı bakterileri arttırır, zararlı bakteri ise azaltma da etkilidir. Ağız bakterileri ile ilgili gerekli önlemler alınmazsa çiğneme ve diş fırçalama sırasında kana geçerek, vücutta kalp kapakları, aort anevrizmaları, beyin apsesi ve eklemlerde hastalığa neden olur. Yapılan araştırmalarda, diş eti hastalıklarına yol açan bakterilerin; kalp hastalıkları, inme, prematüre ya da düşük kilo ağırlıklı bebekler, üst solunum yolu infeksiyonları, diyabet ve şişmanlık, romatoid artrit gibi hastalıklarla da ilişkili olduğu ortaya çıkıyor.

Ağız florası yani diş eti hastalıkları ile artan kötü bakterilerin vücuda nasıl zarar verdiğini anlamak için, probiyotik kullanımının diş etleri ve tüm vücuda faydasını bilmek gerekir. Ağız florası vücudun giriş yeridir ve elbette floranın korunmasının en önemli olduğu bölgedir. Ağız florası,  ağız boşluğu içerisinde normal koşullarda bulunan ve birbirlerini dengeleyen bakteri topluluğudur. Çok temiz olmayan bir ağızda bir dişteki bakteri sayısı 100 milyon – 1 milyar arasındadır. Ağız diş hastalıklarının büyük çoğunluğu floradaki dengenin bozulmasından kaynaklanır.

Dengeli bir florada bakterilerin, dişlerin ve diş etlerinin sağlığını koruyarak ağzın işlevini düzgün bir şekilde yapmasına yardımcı olan probiyotikler denen dost bakteriler bu konuda büyük öneme sahiptir. Bilimsel çalışmalar ağızdaki mikrofloranın hastalıklardan korunmayı ve hatta gelişmesini önlemeyi sağladığını gösterir. Çürük oluşumunu engelleme, ağız kokusu ve diş eti hastalıklarını iyileştirme etkileri göze alındığında probiyotiklerin önemini göz ardı edemeyiz. Diş eti hastalıklarının rutin tedavisinden sonra probiyotik kullanımı, diş eti enfeksiyonlarının iyileşmesinde çok etkilidir. Probiyotikler yaşayan mikroorganizmalardır ve yeterli miktarda olduklarında yaşadıkları vücuda fazlasıyla yararlıdır. Örneğin antibiyotikler hastalığa neden olan bakterileri öldürürken ağız ve bağırsaklardaki iyi-yararlı bakterileri de öldürmekte, zararlı bakterilerin çoğalması da problemlere neden olmaktadır. Probiyotik desteklerle, kaybolan yararlı bakteriler yerine konulabilir ve yararlı floranın azalmasına bağlı problemler önlenebilir.

Ağız Floranız Bozulduğunda Ne Olur?

Ağız florası bozulduğu an vücuda bakteri girişi başlar. Diş eti çekilmeleri, diş eti hastalıkları, diş eti kanamaları ve ağız kokusu kaçınılmaz olur. Böyle bir durumda vücuda patojen yani hastalık yapan bakteri girişini durdurmak için diş eti kanalıyla iyi bakteri lehine bir ortam sağlanmalıdır. Ağız mikroflorası son derece karmaşık ve eşsizdir, 19 binden fazla filotip barındırmaktadır. Ağzın hem enfeksiyon hem inflamasyona ve dolayısıyla genel sağlık ve iyilik haline katkısı çok önemlidir. Dişi destekleyen ve çevreleyen dokuları etkileyen bir dizi iltihabi hastalık olan periodontitisin,  damar sertliği (ateroskleroz) ve kalp hastalıklarının olası bir risk faktörü olduğu son on yıldır kanıtlarla desteklenmektedir.

Ağız bakterileri özellikle çiğneme ve diş fırçalama gibi günlük eylemler sırasında kana geçerek, vücutta kalp kapakları, aort anevrizmaları, beyin apsesi ve eklemlerde hastalığa neden olur. Kalp hastalıkları dünyada ölüm nedenleri arasında birinci sırada geldiğinden tüm dünyada ağız-genel sağlık ilişkisi büyük ilgi görmektedir. Kardiyologlar ve diş hekimleri olarak bu konuda birlikte değerlendirmeler yapıyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*