Anasayfa / Duygusal Açlık Şişmanlatıyor

Duygusal Açlık Şişmanlatıyor

Paylaş

Yemek yediğinizin farkında olmuyor ve kendinizi bir türlü yemekten alıkoyamıyorsanız, kilolarınız da her geçen gün artıyorsa duygusal aç olabilirsiniz!
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz
Psikiyatri Uzmanı
Kişi bazen hatta çoğu zaman fiziksel açlıktan ziyade doyuramadığı duygusal açlığından ötürü yeme davranışında bulunabiliyor. Ruhen bazı eksiklikler yaşayan kişi bu alandaki açlığını gidermek için kendini yemeğe verebiliyor. Hal böyle olunca da birey, gereğinden fazla beslendiği için şişmanlayabiliyor.
Tüm dünyada günümüzün en büyük sağlık sorunlarının başında şişmanlık, hatta daha ileri boyutu ise obezite geliyor. Ciddi bir halk sağlığı sorunu olan obezite, fiziksel görünümün yanında kişinin ruh sağlığını da olumsuz etkiliyor. Böyle olunca kişi evine kapanıyor, yalnızlaştıkça yalnızlaşıyor, ciddi psikolojik sorunlar yaşayabiliyor.
Aşırı şişmanlığın yani obezitenin en büyük nedeni yeme bozukluğudur. Bu rahatsızlığın en büyük nedenlerin başında duygusal açlık gelir.
Ruh doyurulmadıkça fiziksel açlığın giderilmesi, fiziksel doygunluğa ulaşmak mümkün olmaz. Bazı konularda ruhsal açlık yaşayan kişiler kendini yemeğe verebilir. Duygusal açlıklarını yemek yiyerek giderme eğiliminde olan ancak bu şekilde mutlu olabileceklerine inanan kişiler bu şekilde duygusal açlıklarını doyuramaz.
Karın doyurmakla ruhu doyurmak aynı şey değildir. Kişiler hep aç kalma korkusuyla hareket eder. Bu hisle kişiler kendilerini güvende hisseder aslında bu bir yanılsamadır. Fiziksel açlıktan ziyade kişiler duygusal açlıklarını gidermek için karınlarını doyurur.
Mutsuzluğu Giderme Arzusu Kısır Döngüye Ulaşır
Şişman olan kişilere bakıldığında kişisel çatışmalardan kaçmak adına yemek yeme davranışları fark edilir. Bu duyguyla kişiler kısır döngüyü girer. Kişi mutsuzluk, bazı ruhsal açlık ya da yaşanılan çatışmalardan dolayı yemek yiyerek haz almanın peşine düşüyor. Yeme anında o hazzı alıyor ancak sonrasında inanılmaz bir pişmanlık hissediyor ve suçluluk yaşıyor. Yaşadığı bu ruhsal durumdan yine yemek yiyerek kurtulma gayretine düşüyor. Mutsuzluğunu giderme arzusu bir kısırdöngüye dönüşüyor. Sarmal büyüdükçe büyüyor ortaya obezite çıkıyor. Beyin artık şu mesajı veriyor. ‘En ufak bir mutsuzluk halinde yemek ye mutlu ol.’ Haz alınmayan hiçbir şeye bağımlılık oluşturmaz.”
Fiziksel açlıkla ruhsal açlık aynı şeyler değildir, belirtileri de farklıdır.

 Fiziksel açlıkta kişinin karnında bir aşınma, burukluk olur fiziksel belirtiler verir. Kan şekeri düşer ancak duygusal açlıkta böyle bir şey olmaz ve aniden başlar.

 Fiziksel açlıkta kişi doygunluğa yedikçe ulaşırken duygusal açlıkta ne kadar yerse yesin doygunluğa bir türlü ulaşamaz.
 Fiziksel açlıkta kişi bekleyebilir ancak duygusal açlık hissedenler hemen yemek ihtiyacını karşılamak ister ve işe girişir.
 Fiziksel açlıkta kişi ufak bir atıştırmayla doygunluk hissederken duygusal açlıkta aperatif atıştırmalar doygunluk vermez.
 Fiziksel açlıkta yemeyle ilgili kişi ne yiyeceğinin planını yaparken duygusal açlıkta bir plan olmaz. Kişi ne bulursa onu yer ve doymak bilmez.
 Fiziksel açlıkta mideyi doyurmak mideden beyine giden uyaranlarla olurken duygusal açlıkta ağız ile beyin arasında bir bağlantı söz konusu değildir.
 Fiziksel açlıkta kişi meyve yiyerek de açlığını giderebilirken duygusal açlıkta daha çok kalori tutan şeyler tercih 

edilir.
Kişi duygusal açlık hissediyorsa ne yerse yesin o açlığını doyuramayacaktır, kişinin kendini iyi hissetmesi için kesinlikle ne yaptığını bilmesi gerekir. Duygusal açlık halinde kişinin yemekten ziyade o açlık hissini nasıl giderebilirim onu düşünüp çözümü doğru yerlerde aramalıdır, yemek yerine çok daha farklı aktivitelerin koyulabilir.
Bu noktada farkındalık önem kazınır, kişinin hangi duygusal alanda eksiklik hi
ssettiğini düşünmesi gerekir.
Bir oturup düşünmek gerekir, elde etmek istediği düşünce ne. Daha önceki yaşamda bunu nasıl elde etmiş. Ne aradığınızı, neyi doyurmak ve bastırmak istediğimizin farkına varmalıyız.
Duygusal açlığı yemek yiyerek giderme gayretine giren kişiler zamanla şişmanlayarak depresyona kadar sürüklenebilir. Yapılan araştırmalar diyet yapılarak kilonun ancak yüzde 15’inin verildiğini ortaya çıkardı. Sadece diyetle bir noktaya varılamaz. Bu noktada psikiyatrik yardımın kaçınılmazdır. Yemek, fiziksel bir ihtiyaç. Duygusal açlığı gidermenin sonu yok. Kilolu olmak kader değil.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla