Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Düzenli Egzersizle Kolesterolünüzü Düşürün

Düzenli Egzersizle Kolesterolünüzü Düşürün

Paylaş

Düzenli Egzersizle Kolesterolünüzü DüşürünSağlıksız beslenme, hareketsizlik, sigara kullanımı, fazla kilolar, yaş ve genetik faktörler yüksek kolesterolün başlıca nedenleridir.

Prof. Dr. Yavuz Baykal
İç Hastalıkları Uzmanı

Yüksek kolesterol seviyeleri, göğüs ağrısından kalp krizine, yüksek tansiyondan böbrek yetmezliğine kadar pek çok sağlık sorununu beraberinde getirir. Kolesterolü dengede tutmak için ise beslenmenin yanında üzerinde durulması gereken en önemli konu, düzenli egzersiz

Kolesterol nedir, niçin önemlidir?

Beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar ve karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur. Vücut kolesterolü kullanarak hormon (kortizon, seks hormonu vs.), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir.

Kolesterol niye yükselir?

Kanda kolesterol düzeyini etkileyen çok sayıda faktör vardır. Bu faktörlerin bazıları önlenebilir niteliktedir. Kan kolesterol düzeyini etkileyen faktörlerden bazıları:

1. Kalıtımsal faktörler

2. Gıdalar

3. Şişmanlık

4. Stres

Bu gibi faktörler kolesterolü ve kötü huylu kolesterolü yükseltir. Düzenli egzersiz iyi huylu kolesterolü yükseltir ve kötü huylu kolesterolü azaltır. İnsanlarda 60-65 yaşa kadar yaşla birlikte kolesterol düzeyi artar. Kadınlarda ise menopozdan sonra kolesterol düzeyi artış göstermektedir.

Fazla kolesterolün sakıncaları nelerdir?

Eğer kanda fazla miktarda kolesterol varsa, bu kan damarlarında birikerek kan damarlarının sertleşmesine, daralmasına (damar sertliği; arteriyoskleroz) yol açar. Kolesterol hangi organın damarında birikirse o organa ait hastalıklar ortaya çıkar. Örneğin kalbi besleyen atardamarlarda (koroner arterler) kolesterol birikimi olursa göğüs ağrısı, kalp krizi gibi sorunlar oluşur. Böbrek damarlarında kolesterol birikimi yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.

İyi kolesterol – kötü kolesterol nedir?

Kolesterol, yağımsı bir madde olduğundan normal koşullarda suda çözünmez. Su özelliklerini taşıyan kanda da normal koşullarda çözünmez. Kolesterol, kanda çözünmesi ve taşınması için karaciğerde bir proteinle birleştirilir (paket edilir). Bu kolesterolle protein birleşimine lipoprotein adı verilir. Değişik tipte lipoproteinler var olup bunlardan LDL-kolestrol (düşük yoğunluklu lipoprotein) kötü huylu kolesteroldür. HDL-kolesterol ise (yüksek yoğunluklu lipoprotein) iyi huylu kolesteroldür. Kanda bakılan diğer bir yağ da trigliseriddir. Trigliserid de kolesterol gibi kanda çözünen bir yağdır. Kan -trigliserid düzeyi ile arteriyoskleroz arasındaki ilişki kolesterol kadar belirgin değildir.

Yüksek kolesterol nedir?

Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması hasta için risk taşır. HDL-kolesterolün düşük olması bir risk iken, yüksek olması olumlu bir durumdur.

20 yaşın üzerinde kan kolesterol düzeyi 200 mg/dl’nin altında ise istenilen, 200-239 mg/dl arası sınırda yüksek, 240 mg/dl’nin üstü ise yüksek olarak nitelendirilir. Kan LDL-kolesterol düzeyi 130 mg/dl’nin altında ise istenilen, 130-159 mg/dl arası sınırda yüksek olarak değerlendirilir. Kan HDL-kolesterol düzeyi 35 mg/dl’nin altı ise düşük olarak nitelendirilir.

Kanda toplam kolesterol 200 mg/dl veya LDL-kolesterol 130 mg/dl’nin üzerinde ya da HDL-kolesterol 35 mg/dl’nin altında ise damar sertliği riski fazladır. HDL-kolesterol düzeyi yükseldikçe risk azalır. Ortalama HDL-kolesterol düzeyi kadında 55 mg/dl ve erkekte 45 mg/dl’dir. Yani kadınlar bu yönden daha şanslıdır.

Yüksek kolesterolden şüphelenilen kişilerde ne yapılmalıdır?

Kanda kolesterolün yüksek olması bir yağ metabolizması bozukluğudur. Yağ metabolizması bozukluğundan şüphe edilen bir hastada yapılması gereken; kan alınarak öncelikle toplam kolesterol, LDL-kolesterol, HDL-kolesterol ve trigliserid düzeyi ölçülmesidir. Tedaviye karar vermeden önce bu değerler en az 2 kere ölçülmelidir. Tedavi düzenlenirken öncelikle LDL-kolesterol düzeyleri temel alınmalıdır.

Kolesterol yükselmesine yol açan hastalıklar nelerdir?

Bazı hastalıklar kanda kolesterol düzeyini yükseltir. Bunlar; tiroit bezinin yetersiz çalışması, karaciğer hastalıkları, böbreğin mikrobik olmayan iltihabı hastalıkları, şeker hastalığı ve şişmanlık olarak –aynı zamanda alınan bazı ilaçlar da- sayılabilir.

Kalp- damar hastalıkları, Türkiye ve dünyanın diğer ülkelerinde ölüm ve kalıcı sakatlıklara yol açan yaygın sorunlardır. Ülkemizde 6 milyon kişide kan kolesterol düzeyi sınırda yüksek (200-239 mg/dl) ve 2 milyon kişide yüksektir (240 mg/dl). Kolesterol yüksekliği bir kalp-damar risk faktörüdür. HDL-kolesterolün düşük olması da bir risktir. Bu riske sahip hastalarda kalp krizi, felç, damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların ortaya çıkma olasılığı daha fazladır.

Yüksek kolesterolün kalp-damar hastalıkları üzerine etkisi nedir?

Kolesterolü yüksek hastalarda, kalp-damar risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve mümkünse değiştirilmesi, tedavinin temel noktalarından birisidir. Kolesterolü yüksek hastalarda, kolesterol yüksekliği dışındaki kalp-damar risk faktörlerine de sık rastlanır ve bu kalp-damar risk faktörlerinin düzeltilmesi ile kalp-damar kalıcı hasarı ve ölüm riski kesin olarak azaltılır.

Kalp-damar hastalıkları açısından risk faktörleri:

-Hipertansiyon

-Yağ metabolizması bozukluğu, kolesterol yüksekliği

-Sigara

-Şeker hastalığı

-Şişmanlık

-Fiziksel aktivite azlığı ve sedanter yaşam

-Kanda çok fazla hücre bulunması

-Artmış kanı pıhtılaştırıcı faktörler

-İleri yaş

-Erkek cinsiyet

-Aile öyküsü

-Tip A kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, obsesif-hırslı ve gergin kişilik)

-Östrojen eksikliği

-Alkol yoksunluğu (alkol bağımlılığı)

-Ürik asit yüksekliği

-Belirgin beyin, kalp, böbrek veya damar hastalığı

Yağ metabolizması bozuklukları düzeltilebilir mi?

Lipit (yağ) metabolizması bozuklukları, majör ve düzeltilebilir kalp-damar risk faktörlerinden birisidir. Yapılan tüm kapsamlı çalışmalarda serum kolesterol düzeyi ile kalp-damar hastalıkları riski arasındaki ilişki gösterilmiştir. Diyetin kolesterol içeriğiyle kalp-damar riski arasında da doğrudan ilişki vardır. Şişman hastalarda hipertansiyon, fiziksel aktivite azlığı, şeker hastalığı ve lipit metabolizması gibi diğer kalp-damar risk faktörlerine daha sık rastlanır. Bununla birlikte, yetersiz egzersiz kalp-damar hastalığı riskini artırırken düzenli egzersiz yapanların koroner arter riski azalır. Şeker hastalığı olanlarda yağ metabolizmasi bozuklukları, hipertansiyon, şişmanlık gibi diğer kalp-damar hastalıkları risk faktörleri de yüksektir.

Yüksek kolesterolün vücuda verdiği zararlar nelerdir?

Kanda aşırı miktarda bulunan kolesterol yavaş yavaş -yıllar içinde- damar duvarında birikir. Bu birikim sonucu o damarda daralma, tıkanma ortaya çıkar. Kolesterol yüksekliğinde belirti ve bulgular çoğu zaman ani kolesterol yükselmesine bağlı değildir. Uzun süreli kolesterol yüksekliğinin damar duvarında kolesterol birikmesine yol açmasının sonucudur.

– Kalbi besleyen damarlarda (koroner arter) kolesterol birikimi, bu damarlarda tıkanma ve daralmanın sonucu göğüs ağrısı, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi sorunlara neden olur. Bu durumda hasta koroner by-pass ameliyatı (cerrahi olarak darlığın ortadan kaldırılması) veya anjiyoplasti (daralmış koroner arterin balonla genişletilmesi) işlemine ihtiyaç duyabilir.

– Beyni besleyen boyun damarlarında kolesterol birikimi olması felçlere, konuşma bozukluklarına, dengesiz yürüme ve bilinç kaybına yol açar.

– Böbrek damarlarında kolesterol birikimi yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine neden olabilir.

-Ana atardamarda (aort) kolesterol birikimi de tehlikelidir. Buradan kopan kolesterol birikintileri daha küçük damarları tıkayarak çok farklı sorunlara yol açabilir.

-Bağırsağı besleyen damarları tıkayarak bağırsak ölümüne, göz damarlarını tıkayarak körlüğe, bacak damarlarını tıkayarak kangrene vs. yol açabilirler.

Kolesterol yüksekliğine bağlı sorunlar ortaya çıktığında hasta geç kalmış olabilir. Bu nedenle kolesterol yüksekliğini önlemek, yükselmişse düşürmek çok önemlidir.

Kolesterol-yüksek tansiyon ilişkisi nedir?

Kolesterol ve yüksek tansiyon arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Yani kolesterol yüksekliği yüksek tansiyona, yüksek tansiyon kolesterol yüksekliğine yol açmaz. Ancak ikisinin hedefi ve zarar verdiği organ aynıdır; yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliği kan damarına diğerinin verdiği zararın şiddetini artırır; ortaya çıkmasını çabuklaştırır. Bu nedenle hem kolesterol yüksekliği, hem de yüksek tansiyon tedavi edilmelidir.

 

 

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*