Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Grip Deyip Geçmeyelim

Grip Deyip Geçmeyelim

Paylaş

Grip Deyip GeçmeyelimYaz mevsiminin bunaltıcı sıcaklarının yerini yavaş yavaş serin ve yağmurlu havaları terk ettiği sonbaharın bu ilk günlerinde sağlığımıza daha çok önem göstermemiz gerekmektedir.

Dr. Tamer Pehlivan

Çünkü kış mevsiminin habercisi olan bu günler aynı zamanda birçok hastalığın sık görülmeye başlandığı mevsimin de başlangıcıdır. En sık görülen hastalıkların başında insanı halsizlikten yataklara seren, işinden gücünden eden GRİP gelmektedir. Aslında vücudumuzun savunma mekanizmalarını çok kolay bir şekilde Gribe karşı harekete geçirebiliriz. Nasıl mı? Her yıl tek doz grip aşısı yaptırarak.

Grip son derece bulaşıcı bir hastalık olup, iş gücü kaybından başka özellikle çocuklarda ve yaşlılarda hastanede yatarak tedavi gerektirdiği ve ölümlere neden olabilecek kadar ağır seyredebildiği için hastalığın önemini bir kat daha arttırmaktadır. Ayrıca çok hızlı bir şekilde toplumda yayılarak sağlınlar yapma özelliğinin olması nedeniyle göz ardı edilmemesi mutlaka önlem alınması gereken bir hastalıktır. Toplumsal olarak bu hastalığı ihmal ettiğimiz ve “grip deyip geçtiğimiz” için her yıl yüzlerce okulumuz grip’e teslim olmakta ve binlerce çocuğumuzun hastalanması nedeniyle okullar tatil olmakta, milyonlarca lira ilaç harcaması yapılmakta ve çocuklarının hastalığıyla birlikte anne babalar birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadır. Çalışma yaşamının çok hareketli olduğu günümüzde çocukları hasta olan anne- babalar onların bakım sorunları nedeniyle işlerinden izin almak zorunda kalmakta ya da işlerini aksatabilmektedir. Bu örnekte görüldüğü gibi hasta olmayan kişileri de indirekt yolla etkileyen GRİP özel yaşamdan ekonomik yaşama uzanan bir yelpazede insanları etkileyerek toplumsal bir sorun haline gelmektedir.

Nedir bu grip?

Grip, ınfluenza adı verilen bir virüs tarafından oluşturulan bir hastalıktır. Ani olarak 39C üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtileri başlar. Daha sonra hastalık tablosuna boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırma, gözlerin akması ve kanlanması gibi belirtiler eklenir ve bazı vakalarda da karın ağrısı, bulantı, kusma görülebilir. Ateşin 39C nin üzerinde olması, şiddetli kas ağrıları ve halsizlik nedeniyle hastalığı ayakta geçirmek olanaksızlaşmakta ve hastaları mutlaka yatağa mahkum etmektedir. Özellikle çocuklarda,  yaşlılarda ve kalp hastaları, akciğer hastaları böbrek hastaları, şeker hastaları gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Bu kadar ciddi tablolara yol açabilen grip halk arasında çok sık olarak soğuk algınlığı ile karıştırılmaktadır. Soğuk algınlığı, ateş yükselmeden hafif kırgınlığı, burun akıntısı, hapşırma gibi belirtilerle kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahati gerektirmeyen bir hastalıktır. Bu yüzden Grip ile kesinlikle karıştırılmamalıdır ve Grip’in hafife alınmasına olanak tanınmamalıdır. Grip’in tedavisinde kullanılan ağrı kesiciler, ateş düşürücüler, vitaminler, antialerjiklerin hepsi hastaların geçici olarak rahatlamalarını sağlamakta, hastaların kesin iyileşmesinde ve yol açacağı komplikasyonların önlenmesinde işe yaramamaktadır.

Nasıl Bulaşır ve Nasıl Önlem Alalım?

Gribe yol açan Influenza virüsü çok kolay ve hızlı bulaşır. Başlıca bulaşma yolları, öksürük ve hapşırıkla etrafa saçılan damlacıkların hava yolu ile bulaşması, hasta kişilerle direkt temas edilmesi ve hasta kişileri ağız-burun akıntıları ile temas etmiş eşyalar ile bulaşmadır. Hasta kişilerden etrafa saçılan virüs parçacıklarının havada asılı kalabilme yeteneğinde olması bulaşıcılığı daha da artırmaktadır. Hasta bir kişinin bir ortama girip çıkması bile o ortamda bulunan kişileri hastalığın bulaşması açısından riske sokmaktadır. Bulaşma yolları bu kadar basit ve dolayısı ile bulaşması bu kadar kolay olan bir hastalığın bulaşma yolarına karşı önlem almanın çok zor olduğu, hatta olanaksız olduğu açıktır. O zaman ne yapalım? Grip’e mahkum mu olalım? …Tabi ki Hayır!. Günümüzün bilimsel teknolojisi bu kadar olumsuzluğunu saydığımız Gribe karşı savaşı kazanmış durumdadır.

Belki bulaşma yollarına karşı önlem alamıyoruz ama vücudumuzun savunma mekanizmalarını çok kolay bir şekilde Gribe karşı harekete geçirebiliyoruz. Nasıl mı? Her yıl tek doz Grip aşısı yaptırarak.

Grip aşısı, her sonbahar- kış mevsiminde içeriği yenilenerek yeniden üretilmektedir.Bu nedenle her yıl gribe karşı maksimum koruma sağlanmaktadır. Grip aşısının bir diğer özelliği de ağız ve burun boşluğundaki savunma mekanizmalarını da harekete geçirerek Grip virüsünün vücuda giriş yerinde bloke etmesi ve savunmayı iyice güçlendirmesidir. Bunların yanında Grip aşılarının yan etkilerinin yok denecek kadar az olması güvenle her yaşta, herkese uygulanabilme olanağını sunmaktadır.

Grip aşısı kimlere uygulanmalıdır?

Bu sorunun cevabını kısa ve öz verilmesi gerekirse grip olmak ve yol açacağı zararlara uğramak istemeyen herkes Grip aşısı yaptırmalıdır. Ancak bir de gribin yol açacağı komplikasyonlar açısından yüksek risk grubunda olan ve mutlaka aşılanması gereken kişiler vardır.

65 yaş üzerindeki kişiler, Astım çocuklar da dahil olmak üzere, kronik solunum sistemi veya kalp-damar sistemi hastalığı olan yetişkinler ve çocuklar Huzurevlerinde ve diğer kronik-bakım ünitelerinde yaşayan kronik hastalığı olan her yaştaki kişiler, Şeker hastalığı gibi kronik metabolik hastalığı, böbrek yetmezliği, kan hastalıkları ve bağışıklık sistemi yetmezliği nedeniyle bir önceki yıl düzenli takip altında tutulan veya hastaneye yatırılan yetişkinler ve çocuklardır.

Yüksek risk grubuna dahil bu kişilerin aşılanması hayati önem taşımaktadır. Bu kişiler ile temas olasılığı olan aile üyeleri, bu kişilere bakım sağlayan personel de enfeksiyonun risk grubundaki kişilere taşınmasının önlenmesi açısından aşılanmalıdır. Ayrıca asker, polis, itfaiyeci, postacı gibi toplum hizmeti veren kişilerin, sağlık personelinin, öğretmenlerin ve okul çağı çocuklarının da aşılanması önerilmektedir.

Ne zaman aşılanmalı?

Grip aşısı tüm kış sezonu boyunca uygulanabilmekle birlikte aşıdan maksimum düzeyde yararlanmak için aşının yaptırılması gereken ideal zaman grip vakalarının ve salgınlarının henüz görülmeye başlamadığı Eylül- Ekim- Kasım aylarıdır. Ancak aşılanmaya fırsat bulamamış kişiler kış aylarında da aşılarını yaptırabilirler.

Kimler aşılanmalı?

Grip aşısı ile hamile bayanlar da dahil olmak üzere her yaştaki herkes aşılanabilir. Hamile kadınların tıbbi durumları nedeni ile Gribe bağlı komplikasyon riski artmışsa takip eden hekimlerinin gözetiminde gebeliğin dönemine bakılmaksızın aşılanabilir.

Grip aşının yan etkileri var mı?

Grip aşısının kesinlikle hiçbir zararlı yan etkisi yoktur. Çok nadiren aşı yerinde 24 saat içinde yok olan kızarıklık ve şişlik ile yine çok kısa süreli ateş ve nezle belirtileri oluşturabilir. Bu belirtiler vücudunun doğal cevabıdır.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla