Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Her Üç Kadından Biri Şiddet Görüyor!

Her Üç Kadından Biri Şiddet Görüyor!

Paylaş

Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri ülkemizdeki en yaygın insan hakkı ihlalleri arasında yer alıyor. Çünkü ülkemizde her 3 kadından 1’i evde kocasının ya da sevgilisinin fiziksel şiddetine maruz kalıyor. Birçok vakada kadın canından oluyor. Şiddetin kaynağında toplumun her yanında izlerini görebileceğimiz erkek egemenliği, cehalet ve toplumun ikiyüzlülüğü yatıyor.

Psikoterapist Cem Keçe

CİSED Genel Başkanı

Erkeklerin egemenliklerini tehdit altında görmesi ya da bu egemenliği güçlendirmek istemeleri şiddet davranışına ve kadın cinayetlerine yol açıyor. Evdeki şiddet kötü örnek oluştururken çocukta ruhsal-fiziksel yara, aşırı korku, yetersizlik, suçluluk duygu, özgüven eksikliği gibi olumsuz duyguların oluşmasına sebep olur. Bu zararları yaşayan bir çocuk yetişkinliğinde travmasını tekrar edebilir ve tanık veya parçası olduğu şiddet eylemlerini tekrarlar. Çünkü şiddeti uygulayan zalim, şiddete maruz kalan kurban ve şiddeti seyreden kurban rolleri çocukluk travmalarının özünü oluşturur. Yetişkinlikte bu rollerden birini tekrar etmeye kişiyi zorlar.

Cinsiyet ayrımcılığını reddeden bir anlayışa ihtiyacı var!

Kadına yönelik şiddeti insan hakları ihlali olarak görmek ve nedeni her ne olursa olsun, şiddetin ağır bir şekilde yasal olarak cezalandırılması gerekir.

Kadınlara yönelik şiddet, Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmanın önündeki en büyük engellerin başında gelir. Kadına uygulanan şiddetle birden fazla koldan mücadele etmek, mahrem bir mesele olarak görmemek, çok çaba sarf etmek önem taşır. Ancak yasaların uygulanmasında sıkıntılı alanlar var… Gençleri, öğretmenleri, sosyal hizmet çalışanlarını, avukatları, polisleri eğitmek gerekir. Çünkü erkek şiddeti Türkiye’de hatta tüm dünyada salgın hastalık gibi yayılıyor, hızla artıyor ve zamanla daha da artacak gibi… Son yıllarda hem politik hem de toplumsal yapıda çatışma kültürü yaygınlaştı, haksızlık, adaletsizlik, korku ve terör arttı. Çocuklar ve gençler arasında şiddet içeren bilgisayar oyunlarını oynamak yaygınlaştı. Şiddet içeren TV dizilerine olan ilgi çok yüksek, ülkemiz kirlendi, çoğu değerlerimizi kaybettik, alınır satılır hale getirdik, itiraf edelim ki sağlıklı ilişkiler kuramıyor, sağlıklı ve mutlu çocuklar yetiştiremiyoruz. Bunlar şiddeti çağırıyor. Ayrıca cinsiyet ayrımcılığı bitmedikçe kadınlara yönelik şiddet bitmeyecek. Kadınlara karşı şiddeti cezalarla ortadan kaldırmak da mümkün değildir. Yasal düzenlemeler önemli ve gereklidir ancak bataklığı kurutmadan sivrisinekleri öldürmeye çalışmak gibidir. Cinsiyet ayrımcılığını reddeden bir anlayış geliştirilmedikçe, kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetleri bitmeyecektir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla