Anasayfa / Manşet / İdeal Evliliğin Formülü: Aşk + Mantık

İdeal Evliliğin Formülü: Aşk + Mantık

Paylaş

Toplumun temel taşı olan aile kurumunda aşk ve mantığın yanı sıra duyguyla aşk arasında da mutlaka bir ilişki olması gerekir. Örneğin; bir otomobil düşünün. Bu otomobilin motoru ve direksiyonu var. Direksiyon nereye gideceğini yönlendirir, motor da enerji verir. Motor aşktır. Direksiyon da duygudur. İkisinin muhakkak birbirini tamamlaması gerekir.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Psikiyatrist

İdeal olan hem aşk hem de mantık evliliğinin bir arada olduğu modeldir. Atalarımız, ‘Aşkın gözü kördür, kaynanalar olmasa’ diye boşuna söylememiş. Bir süre geçip hayatın gerçekleriyle karşılaşıldığı zaman evlilikte aşk buharlaşır. Sadece mantık olduğunda da kâr zarar analizleri, hesaplamalar yaparak evlilik yürümez. İlk krizde dağılır. Krizleri yenmek için de ‘duygu’ gerekir.

Motor aşktır, direksiyon duygudur

Bir otomobil düşünün. Bu otomobilin motoru ve direksiyonu var. Direksiyon, nereye gideceğini yönlendirir, motor da enerji verir. Motor aşktır. Direksiyon da duygudur. İkisinin muhakkak birbirini tamamlaması gerekiyor. O nedenle ideal evlilik; aşk ve mantığın bütünsel birlikteliğidir.

Aşk evlilikte sebep değil, sonuçtur

Evlilik bir durum değil, bir süreçtir. Aşk evliliğin sebebi mi sonucu mu? Yapılan araştırma sonuçlarına göre eğer aşk evliliğin sebebi olursa taraflar iyi ilişki kuramaz, aşk buharlaşır. Eğer aşk evliliğin sonucuysa, kişiler de iyi iş birliği kurabilirse, sevgileri başlangıçta az da olsa aşk sonradan ortaya çıkabilir. Bu nedenle aşk evlilikte sebep değil, sonuçtur. Evliliklerde anne ve babanın kararları önemlidir. Günümüzde Batı tipli evliliklerde anne-baba hiç karışmaz. Çocuk kendi kararını verdiğinde bir risk vardır. Gençler bazen anlık hislere kapılıp yanlış kararlar verebilir.

Eş seçiminde evlilik olgunluğu analiz edilmeli

İş ve eş seçimi insan hayatında iki önemli konudur. Bunun için eş seçimini dikkatli yapmak gerekir. Psikiyatride kullanılan evlilik olgunluğu ölçeği vardır. Dört ana ölçekteki biyolojik, duygusal, ekonomik, sosyal kategoriyle ilgili sorular sorulur. Mesela, ‘Eş olarak seçeceğim kişiyi seviyor muyum?’ şeklindeki sorular yanıtlanır. ‘Evlilikten önce gözünüzü dört açın, evlendikten sonra da yarım açın’ şeklinde bir söz vardır.

Evlendikten sonra hayat senaryosunu yeniden yazmak gerekir

Çocuklukta öğrenilen hayat senaryoları vardır. Anne, baba, abi, kardeşlerle oluşturulan senaryoya evlendikten sonra yeni bir aktör girer. O aktöre göre hayat senaryosunu yeniden yazmak gerekir. ‘Eşim babam gibi olsun’ denildiğinde bu gerçekçi olmaz. Çünkü o ayrı bir insan. Bu durumda kişinin mental esneklik denilen yeni duruma uyum sağlama becerisi olması, eşiyle empati yapması gereklidir. Tartışma ve özeleştiri gibi kültürler aileden başlatılmamalıdır. Demokrasi ailede başlar, herkese söz hakkı verilir. Aile içerisinde adalet olmazsa fitne çıkar.

Maddi paylaşım adil olmalı

Evlilikteki problemlerin çoğu iki tarafın ailelerini kıyaslaması, maddi sorunlar ve ego savaşlarından kaynaklanır. Sorunlar büyük ölçüde senin ailen benim ailem, senin paran benim param gibi konulardan çıkar. Bu ego savaşlarına sebep olur. Burada en önemli şey evde maddi paylaşımın olmasıdır. Bu paylaşımın adil bir şekilde yapılıp-yapılmaması sorunlara yol açar. Genelde bu paylaşımlarda kadın tarafı hep fedakârlık yapar. Geleneksel kültürlerde erkek parayı kadına karşı sopa gibi kullanır. Böyle kullandığı için de ilişki bozulur.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla