Anasayfa / İş Toplantılarının Sizi Şişmanlatmasına İzin Vermeyin!

İş Toplantılarının Sizi Şişmanlatmasına İzin Vermeyin!

Paylaş

İş Toplantılarının Sizi Şişmanlatmasına İzin Vermeyin!

Uzun süren iş toplantıları genellikle pek çok kişinin beslenmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Kimi bireyler bu durumun farkındayken, kimileri maalesef farkında bile değildir. Yapılacak küçük değişiklikler ile gün içerisindeki beslenmeniz olumsuz yönde etkilenmeyecek; hem toplantı veriminiz artacak, hem de formunuzu korumuş olacaksınız.

İpek Ağaca

Atıştırılan Kuru Pastalar Toplantıda Uykunuzu Getirebilir
Değişikliklere hazır mısınız?
-İşte sıradan bir toplantı günü:
I. Önemli bir toplantınız var. Toplantı için hazırlık yaparken yeme-içmenize zaman yaratamadığınız için beslenmenize dikkat edemediniz. Hatta oldukça ihmal etiniz.
II. Son anda paketini hızlıca açıp tek hamlede yuttuğunuz gofret, çikolata, kek benzeri bir yiyeceğin hemen ardından kendinizi toplantı masasında buluverdiniz.
III. Oldukça yoğun geçen toplantı arasında biraz nefes almak için salondan çıktınız ve çayınızla birlikte kuru pasta, kurabiye, böreklerden tatmadan edemediniz. Kaç tane yediğinizin farkında bile olmadınız değil mi?
IV. Verilen aranın hemen ardından toplantı yine devam veriyor.
V. Toplantının sonlarına doğru uykunuz geliyor, canınız sıkılıyor, toplantıya olan ilgi ve konsantrasyonunuz dağılıyor. Sebebi: yediğiniz kekler, böreklerle birlikte hızla yükselmiş olan kan şekerinizin aynı şekilde hızla düşüşe uğramış olmasıdır.
VI. Toplantı bitiminde yorgunsunuz ve karnınız inanılmaz aç. Can havliyle kendinizi bir lokanta / restaurant / fast-food vb. mekana veya eve attınız. Canınız ne çektiyse miktar gözetmeksizin yediniz. Ne de olsa; hem açsınız, hem de zor geçen bir toplantının ardından bu yemeği hak etmiş olduğunuzu düşünüyorsunuz.
Ama yanılıyorsunuz; siz bu şekilde sağlıksız beslenmeyi hiç mi hiç hak etmiyorsunuz!!!
Peki ne yapmalı?
İşte toplantı günü için uygulanabilecek bazı beslenme ipuçları:
– Toplantı gününün sabahında güzel bir kahvaltı edin; güne kendinizi hazırlayın.
– Kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Yapılan çalışmalar, kahvaltı yapan bireylerin daha yüksek başarı gösterdiklerini, konsantrasyonda sorun yaşamadıklarını göstermektedir.
– Poğaça, börek, vb. besinler atıştırmak kahvaltı etmek anlamına gelmez. Kahvaltınız, sağlıklı olmalı ki; gününüz ve toplantınız da o derece sağlıklı geçsin.
-Peki kahvaltıda neler olmalı?
– Kahvaltınızda peynir çeşitlerinden bir miktar (belki yumurta da tüketilebilir), çeşitli renklerdeki sebzelerden bir miktar, yeteri kadar ekmek (tercihen tam tahıllı/çavdarlı), süt veya yoğurt mutlaka bulunmalı.
– Sütü kahvaltıda içmeyi sevmiyorsanız kahvaltı öncesinde veya sonrasında da tüketebilirsiniz.
-Toplantı öğle saatine yakın bir saatte gerçekleşecekse; toplantı başlamadan önce mutlaka bir ara öğün yapın.
Ara öğününüz dengeli bir içeriğe sahip olmalı. Yani hem yeteri kadar karbonhidrat içermeli, hem de protein kalitesi iyi olmalıdır. Bu şekilde bir besin aldığınızda, kan şekeriniz hızla yükselip hızla düşmeyecek, toplantıdaki performansınız ve odaklanmanız olumsuz etkilenmeyecektir. Örnek olarak; yoğurt ve meyve, süt ve meyve, sandviç ve taze meyve suyu, tost ve ayran gibi ara öğünler oldukça uygundur.
İş toplantıları sırasında atıştıracağınız besinleri iyi seçin
-Toplantının süresine bağlı olarak toplantı sırasında atıştırma yapılabilir.
– Toplantı, çok uzun zaman sürecek veya toplantıda uzun süre ara verilmeyecekse (örneğin 4-5 saat veya daha fazla) toplantı sırasında bir şeyler atıştırmak, yani kan şekerini stabil tutmak ve dolayısıyla toplantıda konsantrasyonu sağlamak adına çok önemlidir.
-İş toplantılarında, toplantı sırasında yapılan atıştırmalar, sağlıklı seçimlerden oluşmalıdır.
– Toplantı sırasında atıştırmalık olarak sağlıklı besinler tercih edilmezse; kuru pastalar, poğaçalar, kekler, pastalar gibi gereğinden fazla kalori ve yağ içeren besinler tüketilirse sağlık üzerinde olumsuz durumlar ortaya çıkabilir. Bu durum her toplantıda meydana geliyor ise; kişinin obezite riski ve dolayısıyla diyabet, kalp-damar hastalıkları oluşma riski de artmış olur. Ve kişi toplantı çıkışında tok olacağı için gerçek öğününü tüketmek istemez ve dengesiz bir beslenme sağlanmış olur. Bunu kesinlikle istemeyiz.
-Peki toplantı sırasında atıştırmalık olarak hangi besinler tercih edilmeli?
Taze veya kuru meyveler; ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlarla birlikte tüketilebilir. Fakat tüketilecek miktarlara özellikle çok dikkat edilmelidir. Miktar olarak ortalama 1veya 2 meyve, 4-5 adet yağlı tohumlardan herhangi biri uygun olacaktır.
Ama tabi ki bu atıştırmalar, toplantıdaki diğer kişilerin dikkatini dağıtmayacak özellikte olmalıdır. Besinleri seçerken bu noktaya da dikkat etmelisiniz.
-Toplantıda içecek seçimi de önemli.
Konsantrasyon ve dikkat gerektiren bir toplantıda içeceklerin de doğru seçilmesi gerekir. Besin değeri yüksek olan içeceklerin tüketilmesi toplantıdaki performansı arttıracaktır.
– İçecek olarak da sade kahve yerine bol sütlü nescafe tercih edilebilir.
– Koyu bir çay yerine daha açık, hatta limonlu bir çay tercih edilebilir.
– Taze sıkılmış meyve suyu da iyi bir tercih olacaktır.

– İşyerinde-toplantılarda-öğle yemeklerinde sıklıkla tüketilen tatlandırılmış içeceklerden vazgeçin
Gazlı içecekler, şeker eklenmiş içecekler, tatlandırılmış çaylar, meyve suları (şeker oranı %25 veya daha az) gibi tatlandırılmış içecekler obeziteye neden olduğu için vazgeçilmelidir. Yapılan çalışmalarda bu içeceklerin tüketimi sonrasında kişilerde ciddi kilo artışlarıı meydana gelmiştir
-İşyerlerinde, toplantılarda, molalarda, öğle yemeklerinde tatlandırılmış içeceklerden uzak durun.
Bu tür içeceklerin şeker ve enerji oranı çok yüksek olduğundan fazla kilosu olan kişilerin bu içecekleri dikkatli tüketilmesi hatta uzak durması gerekir. Özellikle gazlı içeceklerin hiç tüketilmemesinin sağlık için daha uygun olacağı kesindir.

-Toplantı arasında yapacağınız ara öğün de çok önemli.
Toplantı süre olarak çok uzun sürmeyecekse ve toplantıda verilen arada atıştırma yapmak çok daha mantıklı olur. Bu arada da yukarıdaki önerileri uygulamaya çalışmalısınız.
– Çoğumuz işyerinde yoğun iş temposu yüzünden su içmeyi unutuyoruz. Gün içerisinde belirli miktarlarda su tüketmek sağlık için çok önemli. İşyerinde su içmeyi unutmamak için birkaç öneri:
Her sabah işyerinize geldiğinizde su için, alışkanlık haline getirin.

– Masanızın üzerinde temiz, cam bir şişede su bulundurun.
Çay ve kahve çok tüketiyor, çay, kahve içmeden uzun süre duramıyorsanız; ve yeteri kadar su da tüketmiyorsanız buna da artık bir dur demenin zamanı gelmiş.
Çay ve kahve diüretik içeceklerdir. Yani vücuttan su atımına sebep olur. Vücudun su kaybetmesini önlemek için de kaybedilen su miktarını yerine koymak gerekir. Çay veya kahve kupanıza su koyup tüketebilirsiniz. Bunu sırayla yapabilirsiniz. Bir defasında çay, diğerinde su gibi.
Su içmeniz gerektiğini hatırlatan minik post-it kâğıtlar da size yardımcı olacaktır.
Monitörünüzün üzerine yapıştırabilirsiniz, arabanızın camına yapıştırabilirsiniz, cüzdanınızın içine koyabilirsiniz, vs.

– Her akşam işyerinizden ayrılırken su içmeyi alışkanlık haline getirin.

– Çantanızda minik bir şişe su bulunması acil bir durumda (toplu taşıma arcı kullanıyorsunuz, trafikte kaldınız gibi durumda) çok iyi olacaktır.
– Arabanızda her ihtimale karşı su bulundurun.
Ne kadar su tüketmeli?
Ortalama 1, 5-2, 5 lt arasındaki su tüketimi normaldir. Genellikle su ihtiyacımız gün içerisinde besinlerden sağladığımız enerjiye göre değişkenlik göstermektedir. Aldığımız kalori miktarı kadar su tüketmeliyiz. (Yani 1500 kal. enerji veren bir diyet tüketiyorsak; su gereksinimimiz de ortalama 1, 5 lt. dir).
Meyve tüketimini yoğun iş temposu yüzünden pek çoğumuz ihmal ediyoruz. İşyerinde günlük beslenme programınıza meyveyi nasıl katabilirsiniz? İşyerinde meyve tüketimini arttırmak için uygulanabilecek bazı ipuçları:
 İşyerinize giderken meyvenizi mutlaka yanınızda götürün. Çantanıza atacağınız 1–2 meyve 1 dakikanızı bile almayacaktır.
 Çantanızda veya işyerindeki çekmecenizde kuru meyve bulundurun. Kuru meyveler kolay taşınabilir ve tüketilebilinir besinlerdir. Uygun miktarlarda tüketerek hem meyve ihtiyacınızı karşılamış olacaksınız hem de tatlı isteğinizi ortadan kaldırmanıza yardımcı olacaksınız (Miktara dikkat!).
 Öğle yemeğinden önce(kahvaltıdan 1-2 saat sonra) küçük bir meyve öğünü yapın. Gün içerisinde yeterli meyve tüketimini sağlamak için bu iyi bir fırsattır. Ama tabi tüketeceğiniz meyvenin miktarına ve tüketeceğiniz saatine dikkat etmelisiniz.
 Sabah kalkınca (kahvaltı öncesinde) küçük bir meyve tüketmeyi alışkanlık haline getirebilirsiniz. Bu meyve kuru meyve de olabilir (Kuru kayısı önerilebilir). Böylece sindirim sisteminizin çalışmasını da olumlu yönde etkilemiş olacaksınız.
 Meyveli yoğurt sevenlerdenseniz normal yoğurdun içerisine taze veya kuru meyve doğrayarak işyerinizde tüketebilirsiniz.
 Tatlı yerine meyve salatasını deneyin.
 Elma, muz, armut, mandalina gibi meyvelerin hem taşınması kolaydır, hem de hazırlık gerektirmezler. Arabada, çantanızda meyve taşımayı alışkanlık haline getirin.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*