Anasayfa / Kadınların Sessiz Katili; Yumurtalık Kanseri

Kadınların Sessiz Katili; Yumurtalık Kanseri

Paylaş

Kadınların Sessiz Katili Yumurtalık Kanseri, Mehmet İbrahim Harma,kanser, kadın, menopoz, yumurtalık kanseri, Şişkinlik, gerginlik, hazımsızlık, iştahsızlık, kabızlık, zayıflama, kemoterapi, saç, kaş, kirpik dökülmesi, Kadın kanserleri arasında en sinsi ve en öldürücü olan yumurtalık kanserinin  (over kanseri) yaşla birlikte görülme sıklığı artar. Olguların yüzde 85’i 50 yaş üzeri kadınlarda görülür ve teşhisi konulanların üçte ikisinde hastalık ileri evrededir.

Doç. Dr. Mehmet İbrahim Harma

Kadın Hastalıkları Uzmanı

Özellikle menopoz sonrası kadınların mide-bağırsak sistemine ait şikayetleri yumurtalık kanserinin erken belirtileri olabilir. Şişkinlik, gerginlik, hazımsızlık, iştahsızlık, kabızlık, zayıflama şikayetleri yaşayan bayanlar; hemen bir uzmana başvurun, unutmayın ki erken teşhis hayat kurtarır…

Yumurtalık kanseri, kadın üreme organları kanserleri içinde en zor tedavi edilenidir. Yaklaşık 70 kadından birisinde bu kansere rastlanabilir. Yumurtalık kanserinin bir kötü özelliği, başladığında pek bir şikayete neden olmamasıdır. Erken evrelerde şikayetsiz olan hastaların çoğunda yumurtalık kanseri teşhisi konulduğunda, kanser ilerlemiş ve çoğu organa yayılmış durumdadır. Bunun sebeplerinden biri de hastalığın sessiz seyridir. Hatta bu hastalık literatürde “silent killer-sessiz katil” olarak da tanımlanır. Over kanserinin belirtileri mide- barsak sistemi rahatsızlıklarına çok benzediği için kanser, sindirim sistemi hastalıklarıyla çok karıştırılmaktadır. Mide -barsak hastalıklarına benzeyen belirtileri; karında şişkinlik, gerginlik, hazımsızlık, iştahsızlık, kabızlık, zayıflama olup hastalar bu sebeple ilk olarak dahiliye doktorlarına başvurmaktadır.
Teşhis: Ayrıntılı muayene, ultrasonografi, tomografi, MR, kan tahlilleri ve ameliyat edilerek alınan dokunun patolojik incelenmesiyle konulur.
Tedavi: Kanserin hücre tipine ve yaygınlığına göre planlanır. Cerrahi tedaviye gerekirse ilaç tedavisi de (kemoterapi) eklenir. Hastalığın iyi bir değerlendirilmesinden sonra cerrahi disipline uyularak uzman ellerde yapılmış doğru bir ameliyat, hastanın uzun yaşamasını belirleyen en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Jinekolojik onkoloji disiplinine uymayan, eksik donanım ve altyapısı olan merkezlerde bu ameliyatın yapılması, kanser dokusu ve lenf bezlerinin tamamen temizlenmemesi, hasta ömrünü kısaltan temel faktörlerdir.
Yumurtalık kanserinin görülme sıklığı ülkeden ülkeye ve ırklar arasında değişir. Gelişmiş ülkelerde (Kuzey Avrupa ve A.B.D.) en yüksek oranda rastlanmasına rağmen Japonya’da en düşük orana sahiptir.

Yumurtalık kanseri açısından risk artıran durumlar:
1. Ailede bir ya da daha fazla kişide yumurtalık kanseri olan kadın olması. İster anne ister baba tarafında olsun, birinci ve ikinci dereceden akrabalarında over kanseri olan kadınlarda bu kanserin görülme ihtimali artar.
2. İleri yaş. Hayat boyunca bir kadında over kanseri gelişme riski 70’te 1’dir.  Yaş ilerledikçe kadınların over kanseri olma ihtimali artar. Bu risk örneğin 40 yaşında 100 binde 15 iken, 79 yaşında 100 binde 54’e yükselir. Tanı anında ortalama yaş 59’dur.
3. Irk. Over kanseri beyaz ırkta siyah ırka oranla daha fazla görülür.
4. Hiç doğum yapmamış olmak. Hiç doğum yapmamış olmak yumurtalık kanseri gelişimi açısından bir risk faktörüdür.
5. Kısırlık. Kısır kadınlarda over kanseri görülme riski artmıştır.
6. İlk adet yaşı. Adet görmeye erken başlamak riski artırmaktadır.
7. Adetten kesilme yaşı (menopoz). Kadın ne kadar geç adetten kesilirse, yani menopoza geç girerse, over kanseri olma riski o kadar artar.
8. Sigara. Sigara içiciliği arttıkça yumurtalık kanseri gelişim riski de artar.
9. Hayvansal yağların, kafeinin fazla tüketiminin ve yüksek kalorili beslenmenin yumurtalık kanseri riskini artırdığı belirtilmektedir.
Yumurtalık kanseri gelişimi riskini azaltan durumlar:
1. Doğum yapmış olmak. Çok doğum yapmış olmak yumurtalık kanseri gelişimi riskini azaltır.
2. Doğum kontrol hapı kullanımı. Bu hapların kullanım süresi arttıkça yumurtalık kanseri gelişim riski azalmaktadır. Hap bırakılsa bile koruyucu etkisi 10 yıl kadar sürmektedir.
3. Emzirme. Bebek emzirme over kanseri riskini azaltır.
4. Tüplerin bağlanması. Bir doğum kontrol yöntemi olarak tüplerin (kordonların) bağlanması over kanseri gelişim riskini azaltmaktadır.
5. Rahmin ameliyatla alınması. Bu ameliyatı geçiren kadınlarda da over kanseri riski azalmıştır.

DÜZENLİ KONTROL ŞART
Erken teşhis için çok etkili ve güvenilir bir yöntem yoktur; ancak herhangi bir şikâyeti olmasa da her kadının düzenli yıllık jinekolojik muayene yaptırması gereklidir. Akrabalarında yumurtalık kanseri olan kadınların “kalıtımsal ve ailesel yumurtalık kanseri” açısından değerlendirilmesi için jinekolojik onkoloji konusunda uzmanlaşmış bir kadın hastalıkları ve doğum doktoruna başvurması yerinde olur. Tedavide başarıyı etkileyen diğer unsurlar ise mücadeleyi bırakmamak, moral ve ameliyat sonrası düzenli takiptir. Ameliyat sonrası uygulanan kemoterapi ile 6 aylık tedavi süresinde, küçücük bir yer bile kalmışsa temizlenir. Tedavinin yan etkileri bir hayli fazladır; özellikle saç, kaş ve kirpik dökülmesi kadınları en çok rahatsız eden unsurlardır. Fakat vücut sonra bunları yeniler. Sağlıklı ve uzun bir ömür için sigara ve alkolden uzak durmak, dengeli-düzenli beslenmek, fazla kilolardan kaçınmak gerekir. Her şeyin doktordan beklenilmemesi, hastanın da bilinçli olması şarttır.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla