Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Kalp Hastaliklarında Yeni Risk Faktörü

Kalp Hastaliklarında Yeni Risk Faktörü

Paylaş

Kalp Hastaliklarinda Yeni Risk FaktörüSon yıllarda “hemosistein” adı verilen aminoasit ve kalp rahatsızlıkları arasındaki ilişki dikkati çekiyor. Özelikle et tüketimi ile birlikte vücuda kazandırılan homosistein’in kanda yüksek düzeyde bulunması, kalp ve damar hastalıklarının erken gelişimine işaret ediyor.

Dr. Nilgün Tekkeşin
Biyokimya Uzmanı

Homosistein, birçok biçimde kan damarlarına hasar verir. Kan damarlarının iç yüzeyini döşeyen hücrelere zarar verdiği gibi damarların kalınlaşmasına da neden olmaktadır. Ayrıca kanın pıhtılaşma mekanizmalarına etkiyerek kanın damar içi pıhtılaşmasına dayalı kalp krizi ya da inme riskini artırmaktadır.

Et tüketmek yerine folikasit içeren gıdaları tercih etmek önemli

Uzun ve sağlıklı bir yaşamın anahtarlarından biri, homosistein düzeyini düşük tutmaktır. Bu da ancak daha az et tüketerek ve folikasit, B6, B12 gibi B vitamini türevlerini içeren besinlerin(yapraklı yeşil sebzeler ve mercimek gibi hububatlar) günlük beslenmeye dahil edilmesi ile mümkündür.

B vitamini, homosisteini tüketen ve kandaki seviyesinin düşmesine neden olan enzimlerin etkinliği için gerekmektedir. Bu vitaminlerin düşük olması vücudun daha fazla homosisteini parçalayıp dolaşıma vermesine neden olur; ki artık tehlikeli bir birikim başlar. Ancak bu gibi gıdaların alınımıyla düşürülen homosistein düzeyi ile kalp hastalığı riskinin kısmen önlenebildiği söylenebilir. Beraberinde düzenli egzersizlerle aşırı kilolardan kurtulmak, diyabeti ve yüksek tansiyonu kontrol etmek, kötü kolesterol olarak da bilinen LDL düzeyini düşürebilmek ve sigara kullanımını sonlandırmak temeldir.

Basit bir kan testiyle kalp-damar hastalıklarının önüne geçebilirsiniz

“Kimler kan homosistein düzeyini ölçtürmelidir” sorusuna net bir cevap yoktur. “Yükselen homosistein düzeyi karşısında tedavi amacıyla alınacak folikasit ve diğer B vitaminlerinin normal dozu ne olmalı” konusunda da netleşmiş bir değer bilinmiyor. Bu nedenle kan homosistein düzeyinin bilinmesindeki gerekliliği doktorunuzla paylaşmak en doğrusudur. Homosistein seviyesinin ölçümü özelikle aile geçmişinde kardiyovasküler hastalıklar bulunan, ancak sigara kullanımı, yüksek kolestrol ve kan basıncı gibi kalp-damar hastalıkları için ana riskleri bulundurmayan kişilerde oldukça önemlidir.

Homosistein’in basit bir kan testi ile günün herhangi bir anında ölçülmesi mümkündür. Ayrıca homosistein ölçümü için herhangi bir hazırlık yapılması da gerekmemektedir. Uygun takip ve beslenmeyle kalp-damar sistemimize zarar vermesi mümkün homosistein’in bedenden güvenle uzaklaştırılması, inme ve kalp krizi gibi ölümle sonuçlanabilen hastalıkların önüne geçilmesi mümkündür.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*