Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Kalp Krizi Sonrası İlk İki Saat Hayat Kurtarıyor

Kalp Krizi Sonrası İlk İki Saat Hayat Kurtarıyor

Paylaş

Kalp krizi sonrasındaki en riskli zamanların ilk iki saat olduğu belirtildi. İlk iki saatte doğru müdehale ile hastaların, kardiyovasküler riskleri azalıyor ve hayatta kalma şansı yükseliyor.

Prof. Dr. Ömer Kozan

Kardiyolog

Kalp rahatsızlıklarında ölümleri en aza indirgemek için yapılması gerekenlerin  en başında toplumun bilinçlendirilmesi ve kardiyolojik hastalıklarla mücadelede tüm faktörlerin azaltılması gereklidir. Türkiye’deki yüksek kardiyovasküler hastalık görülme riski düşünüldüğünde, bu sorunu kontrol altına alabilmek için bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşım geliştirerek toplumu etkileyen sigara, kilo, egzersiz, kolesterol ve tansiyonu kontrol altına almak şarttır. Yeni tedavilerdeki gelişmeler de sürecin tedavi aşamasında elde edebileceğimiz faydayı artırıyor ancak kişilerin de bilinçlenmesi aynı oranda önemlidir. Hiçkimse karın bölgesinin üzerindeki hiçbir ağrı için kendi teşhis koymaya çalışmamalı. Yarına geçer diyerek evde beklememeli, hemen hastaneye başvurmalı. Hastaneye kendi veya yakınlarını bekleyerek gelmeye çalışmamalı mutlaka 112’yi aramalı. Böylece ambulansta ilk müdehalenin yapılması ile zaman kazanılıyor. Kalp krizi sonrasındaki ilk 2 saat yaşamsal açıdan çok önemli.

 

Acil serviste ilk tetkiklerin yapıldığı sürede, kalp kasının zarar görmeye devam ettiği zamanı kısaltmak için, hemen doğru ve etkin tedavinin başlatılması gerekir. Doğru tedaviye ulaşana kadar geçen toplam sürede hastanın olası risklere karşı korunması adına hızlı etki başlangıcına sahip tedaviler hekimler için ilk seçenek olmalıdır.  Daha sağlığın hizmetine sunulmadan önce tedavi kılavuzlarına giren tikagrelor etken maddeli yeni tedavi seçeneği Brilinta® için kılavuzlar akut koroner sendrom geçiren hastalar için sınıf I endikasyon vermiştir. Tikagrelor kullanan hastalarda kardiyovasküler ölüm riski şu anda ülkemizde yaygın olarak kullanılan klopidogrel’e göre % 21 daha az olmaktadır.

 

Amaç müdehaleye kadar geçecek sürede kanın akışkanlığını arttırarak, pıhtı oluşma riskini en aza indirmektir. Genel yaşam süresinin giderek uzaması, hastalıkların hızlı ve etkin tedavisini mecbur kılıyor. Çünkü acil servise gelen bir kalp krizi hastasını hızlı ve etkin biçimde tedavi edememişse, yıllar sonra bu kişi kalp yetersizliği sorunu ile yeniden gelebiliyor. Bu durumun sağlık ekonomisine ve hasta yaşamına olumsuz etkileri çok. Kalp krizi ile gelen bir hastanın krizden sonraki ilk bir ayda, yeniden kalp krizi geçirme ihtimali daha yüksek, bu nedenle biz önce damar açılıp sonra da tekrar tıkanmayı önlemek için tıbbi tedavi ile hastaları desteklemek gerekir. Elbette sadece bunlar da yeterli değil, yenilikçi tedaviler her zaman hekimlere yeni imkanlar tanıyor. Tikagrelor etken maddeli Brilinta®’nın kardiyovasküler ölüm, miyokard enfarktüs ve inme olaylarını içeren primer birleşik sonlanım ve skonder sonlanım noktalarında anlamlı derecede risk azalması gözlenir. “Brilinta®’nın hızlı etki süresi ve 30 günden sonraki etkinliğinin artarak devam etmesi tedavinin avantajlarından biridir”

 

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*