Anasayfa / Kanser / Kanser Hastaları Koronavirüsten Nasıl Korunmalı?

Kanser Hastaları Koronavirüsten Nasıl Korunmalı?

Paylaş

Tüm dünya ve ülkemizde koronavirüsü COVID-19 ciddi bir sağlık tehdidi oluşturuyor. Kalp damar hastalığı olan kişilerde koronavirüse bağlı ölüm oranı yüzde 13,2 ve diyabette yüzde 9,2, kanser hastalarında ise yüzde 7,6 oranına yükselmektedir.

Dr. Tayfun Hancılar

Radyasyon Onkolojisi Uzmanı

Yayılma hızı yüksek olan ve en önemlisi 14 günlük kuluçka süresinde bulaştırıcı olma özelliğinin devam eden hastalık koronavirüsü COVID-19 ülkeleri ciddi tedbirler almaya sevk etti. Görüldüğü üzere en büyük risk kalp damar hastalığı olan kişilerdedir. Ancak kanser hastaları da dikkat etmesi gerekli bir gruptur.

Hangi kanser hastaları daha ciddi risk altındadır?

Hodgkin dışı lenfoma, kronik lenfositik lösemi, akut miyeloid lösemi, akut lenfoblastik lösemi ve multipl miyelom gibi kan maligniteleri olan hastalar, kemik iliği nakil hastaları, aktif kemoterapi, immünoterapi ve radyoterapi uygulanmakta olan tüm kanser hastaları; yeni koronavirüsten korunma konusunda daha dikkatli olmaları gereken hastalardır. Hastalığın akciğer üzerindeki etkileri göz önüne alınırsa, KOAH ve akciğer kanseri hastalıkları birlikte olan hastalar daha dikkatli olmalıdır.

Tedavisi tamamlanmış kanser hastalarında da risk devam ediyor mu?

Elbette; kanser tedavisi tamamlanmış ve sağlığına kavuşmuş hastaların riski, çok daha düşüktür. Ancak kemoterapi ve radyoterapi bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri, bazen beklenenden uzun sürebilir. Bu nedenle; bu hastalarımızın tedavi sonrası iki ay daha dikkatlerini en üst düzeyde tutmaları gereklidir.

Yeni koronavirüs COVİD-19’dan korunma yolları nelerdir?

Aktif kemoterapi, immünoterapi ve radyoterapi devam eden hastalarımız KESİNLİKLE TEDAVİLERİNE ARA VERMEMELİDİR. Gerekli önlemlere uygun yaşayarak, tedavilerine düzenli devam etmelidir. Özellikle tedavi altındaki kanser hastalarına, kapalı mekanlardan mümkün olduğunca uzak durmalıdır. Açık havada virüsün yayılma riski olmadığı için maske takmak gereksiz ancak kapalı mekanlarda (otobüs, tren, sinema salonları, alışveriş merkezleri, spor alanları, restoranlar vb.) bulunması gereken kanser hastaları ağız ve burun bölgesini tam kapatan maske takmalıdır.

En az yüzde 60 alkol içeren solüsyonlar kullanılmalıdır

Doğal olarak el teması kaçınılmaz olduğu için ellerin; yüz ve ağız, burun ile temas etmemesine dikkat etmek gereklidir. Elleri sık sık en az 20 saniye sabunla yıkamak veya yüzde 60 alkol içeren solüsyon ya da dezenfektanlar kullanmak korunma açısından çok önemlidir.

Hastalar açık havada gezebilir…

Kanser tedavisi gören hastalar mümkün olduğunca yurt dışı seyahatinden kaçınmalıdır. Tedavileri devam eden kanser hastaları, hastalık belirtileri olmasa da yeni koronavirüs taşıyıcılarının kuluçka döneminde bulaşıcı olma özelliğinin devam ettiği göz önünde tutularak kalabalık yerlerde olmamaları, ziyaretçi kabulünü en aza indirilmelidir. Hastaların açık havada yapacakları gezi, temiz hava ile temasları olumludur.

Koronavirüsten korunmak için nasıl beslenilmelidir?

Bağışıklık sisteminin güçlendirmek, koronavirüse karşı alınacak en iyi önlemdir. Bu nedenle; riskli kanser hastalarının beslenmesi, önem kazanmaktadır.

Tedavisi devam eden kanser hastalarına öneriler:

  • Günde en az 2,5 litre sıvı tüketin
  • Kefir bağışıklık sistemi için çok yararlıdır ve tedaviler esnasında güvenle kullanılabilir. Mümkünse evde hazırlanan kefir günde 2 bardak olarak içilebilir.
  • Propolis içeren solüsyonlardan günde bir kez tüketilebilir.
  • Gün içinde tüketilecek suyun içine bir adet limon koyarak hem içerdiği C vitamini nedeni ile virüslere karşı koruyucu olacaktır hem de daha fazla miktarda su içmeyi sağlayabilir.
  • Öğünlerde mutlaka sebze ve yeşillik içeren salatalar olmalıdır.
  • Meyve ve sebzeleri kullanmadan önce dikkatlice yıkayın.
  • Kemoterapi esnasında kullanılması önerilmeyen; greyfurt ve nar suyu haricindeki meyve sularını taze olmak kaydı ile rahatlıkla tüketebilir.
  • Deniz suyu içeren burun damlalarını gün içinde sık sık kullanarak ve tuzlu ya da karbonatlı su ile gargara yaparak, virüsün boğaz ve burun mukozasına yapışmasını engellenmelidir. Böylece hastalık riski en aza indirilebilir.
  • Dirsekleri kapsayacak şekilde, gün içinde sık sık elleri en az 20 saniye yıkayın.
  • Sigarayı kesinlikle tüketmeyin ve sigara içilen ortamlarda bulunmayın.
  • Zerdeçal ve zencefilin, ağız yoluyla emilimi yüksek olmasa da bağışıklık sistemi için yararlıdır. Salatalara ekleyerek ya da yoğurt ile birlikte tüketilebilir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla