Anasayfa / Kanserde Umut Verici Yeni Tedavi…

Kanserde Umut Verici Yeni Tedavi…

Paylaş

kanserde-umut-verici-yeni-tedaviKanserde Umut Verici Yeni TedaviSon yıllarda akciğer kanserinde en umut verici sonuçlar, hastaların kendi savunma sistemlerini yeniden aktive olmasını sağlayan ‘immünoterapi’ çalışmalarından gelmeye başladı. Kısa bir gelecekte buna dönük ilaçların piyasaya çıkması bekleniyor.

Prof. Dr. Başak Oyan Uluç

Onkoloji Uzmanı

Dünyada ve Türkiye’de kansere bağlı en sık görülen ölüm sebebi akciğer kanseridir. Akciğer kanserlerinin yüzde 85’ini küçük hücreli-dışı akciğer kanseri (KHDAK) oluşturur. Hastaların yüzde 70’i ileri evrede tanı alır.

Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Gelişmiş ülkelere bakacak olursak orada akciğer kanseri artık erkeklerde ikinci sıradadır. Şu an hali hazırda vakalarımızın yüzde 80-85’i erken dönemde değildir. Bu yaklaşık yüzde 15’i erken dönemde teşhis ettiğimizi göstermektedir.

Kemoterapi Yerine Alternatif Tedavi İmmünoterapi

Son yıllarda tümörde genomik değişikliklerin (mutasyonlar) saptanması ile tedavi yaklaşımında çok önemli değişiklikler oldu. Artık akciğer kanserlerinde tanı konulduktan sonra bu değişikliklerin rutin olarak test ediliyor  ve saptanmaları durumunda kemoterapi yerine bu değişiklikleri hedefleyen ilaçların kullanılıyor. İmmünoterapi denilen bu tedavi yönteminde,  amacın hastanın kendi savunma sistemlerinin yeniden aktive olmasını sağlayarak hastalıkla mücadeleyi organizmanın yapmasını sağlamak. EGFR mutasyonu ve ALK translokasyonuna yönelik etkin tedaviler olsa da bu değişiklikler küçük hücreli akciğer kanseri hastalarının ancak yüzde 15’inde saptanmaktadır. Hastaların yüzde 85’inde ise halen kemoterapi tek seçenektir ve kemoterapi ile sağlanan başarı sınırlıdır.

Umut Verici Sonuçlar Var

Sağlıklı bir immün sistem aktifleştiği zaman, bunun normal dokulara da zarar vermesini önlemek için belli bir süre sonra fren mekanizmaları devreye girmekte ve bağışıklık sisteminin saldırısını durdurmaktadır. İşte fren mekanizmalarından en önemlilerinden bir PD-1 reseptörüdür. PD-1 reseptörü aktifleştiği zaman, bağışıklık sistemi tümöre karşı tolerans geliştirmekte ve immün sistemin tümöre saldırısı durmaktadır. PD-1’i hedefleyen ‘nivolumab ve pembrolizumab’ isimli ilaçlar bağışıklık sisteminin başlattığı saldırıyı frenleyen PD-1 reseptörünün aktifleşmesini önlemekte ve bu şekilde immün sistem, tümöre tolerans geliştirmeyip, tümörü yok etmektedir. Hem daha önce tedavi almamış, hem de daha önce aldığı tedavilere direnç geliştirmiş olan hastalarda PD-1’i hedefleyen ‘nivolumab’ın etkili olduğu klinik çalışmalarda gösterilmiştir ve yeni çalışmalar devam etmektedir. Bu ilacın en önemli avantajı moleküler değişiklikleri olsun olmasın tüm küçük hücreli-dışı akciğer kanserlerinde etkili olmalarıdır. İmmünoterapi akciğer kanseri dışında  çok sayıda farklı kanser türünde de etkilidir. Bunun melanomda standart tedavi haline geldiğini söyledi. İmmünoterapiler, günümüzde kanserlerin yüzde 3’ünde kullanılıyorsa da gelecek 10 yılda kanser tedavisinin belkemiğini oluşturması ve kanserlerin yüzde 60’ında kullanılmaya başlanması beklenmektedir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla