Anasayfa / Kanser / Kanserin Celladı ‘Mesajcı Molekül’ Bulundu!…

Kanserin Celladı ‘Mesajcı Molekül’ Bulundu!…

Kanserin teşhis ve tedavisinde hedef olabilecek yeni bir sinyal yolağı keşfeden Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Salih Gencer ‘kanserin celladı’ olarak nitelendirilen ‘mesajcı molekülleri’ artırarak, bu hastalığa çare bulanacağını açıkladı.

Haber-Röportaj: Nilay Akgün

Münih’te dünyada kanserle ilgili araştırmalara yön veren 3 kurumun birlikte düzenlediği, 35 farklı ülkeden 3 bin bilim adamının katıldığı sempozyumda Yrd. Doç. Dr. Salih Gencer “ENA Travel Grant Award” ile ödüllendirildi. Yrd. Doç. Dr. Gencer, yaptığı çalışma ile ilgili olarak “Kanserli hücrelerin bir özelliği de ölümden kaçmalarıdır. Çünkü bu hücreler çoğalma üzerine şifrelenmiştir. Biz mesajcı molekülü artırdığımızda kanserli hücreyi de ölüm yoluna sokuyoruz. Bu molekül; kanserin ‘celladı’ dır. Mesajcı molekül artırıldığında kanserli hücreyi öldürmek mümkün” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Salih Gencer’in projesinin amacı; bakterinin üretmiş olduğu bir enzimi kanser tedavisinde ilaç olarak kullanabilmek.

Kanser nasıl bir hastalık?

Kanser Yunanca bir kelime olup ‘yengeç’ anlamına gelir. Hastalık; yengeç gibi çok sinsi ve yakaladığı materyali koparmadan bırakmaz. Doğru bir tedavi yapılmadığı takdirde insanı yavaş yavaş ölüme sürükler. Kompleks bir hastalıktır, 200’e yakın türü var. Her bir türünde farklı oluşum mekanizması olduğu için birbirlerine dönüşebilme yeteneği var. Çok zeki, yer değiştiren bir hastalık olan kanser ilk yerleştiği yerden çıkıp, başka bir yere sıçradığında farklı hal alabilir. Tamamen kılık değiştirdiği için uygulanan ilk tedavi de etkisiz kalır. İlk yerleştiği yerde görevini tamamladıktan sonra orası kansere yetmez, diğer bölgelere gitmek ister ve kana karışıp diğer organlara yerleşir. Her bir kanser türünün mekanizmasına bakıldığında bunu çözmek çok zordur. Kanserli hücreyi normal hücreden ayıran en büyük özelliği metastaz yapabilme-değişme özelliğidir. Normal vücut hücresi bu yeteneği sahip değildir. Aslında kanser hücresi de normal hücreden meydana gelmektedir.

Kanser değişme yeteneğini nasıl kazanıyor?

Hücre içindeki sinyalizasyon değişince kanser hücre içinde yürüyebilme yeteneği kazanır ve başka bir yere sıçrar. Amaç; kanser normal hücreden meydana geliyorsa ‘nasıl oluyor da normal hücrede olmayan bu ayaklar kanserli hücrede ortaya çıkıyor? Biz bunu nasıl yok edebiliriz? Ancak bunu tespit ettikten sonra hücreyi ortadan kaldırabiliriz. Çok sayıda ülke, devlet, üniversite bunu anlamak için çaba ve para harcıyor. Benim projemle bulmacadaki bilinmeyen çok önemli bir parçasını tamamlamış olduk. Metastazın nasıl geliştiğini ve buna alternatif regülasyon sistemini ortaya koyduk.

Kanserde Akıllı Tedavi nedir?

Bir gerçek var ki 3 kişiden 2 kişi maalesef günümüzde kansere yakalanma riski taşıyor. Kanser olup ölen insanların yüzde 90’ı metastazdan ölüyor. Ülkemizde hastalık geç yakalanıyor. Hasta doktora gidip, doktor teşhisi koyduğunda artık o kanser türü metastaz yapmış, başka yerlere gitmiş oluyor. Tedavi yöntemleri olarak eski klasik yöntemler uygulanıyor. Kemoterapi bunların başında geliyor. Gelişmiş ülkelere bakıldığında artık kemoterapi uygulanmadığı görülür. Bugün insanlar kansere yakalandığı için değil, kemoterapiden ölüyor. Türkiye kemoterapi kullanılan ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor.

Kanserin tedavisinde akıllı ilaçların kullanılması daha yararlıdır. Ama akıllı ilaç üretmek için kanserin mekanizmasını ve metastazı çok iyi anlamak gerekir. Benim yaptığım çalışmanın mantığı metastazı anlamakta yatıyor. Metastazı düzenleyen çok sayıda sinyal odakları var. Karmaşık bir ağ gibi düşünülebilir. İçeride çok sayıda kablo var ve hücreler birbiriyle haberleşiyor. Neyin, ne olduğu çok belli değil. Teker teker hepsini keserek anlamaya çalışılır. Hangisi önemli, hangisi hangi görevi yapıyor? Bunları yapmak için deney düzenekleri kurulur. Hepsini kesmek mümkün değil o zaman sistem yok olur. Özel bir hedef bulunmalıdır. Bunun için de doğru adım atmak gerekir. Başarılı olmak için çok bilinmeyenli ve çok yönlü düşünmek, doğru karar vermek zorundasınız. 6 yıl uğraştım ama pes etmedim. Metastazı düzenleyen, kontrol eden çok sayıda sinyal odakları var. Önemli olan; hangisinin önemli olduğunu yani orkestra şefini bulup, bunu nasıl kontrol edeceğinizi bulmak. Bunun için de hücre içerisindeki sinyal odaklarını bulmak gerekir. Biz bunun farklı olarak nasıl organize edildiğini ortaya koyduk. Hücre içinde haberleşme molekülleri vardır. Bunlara ‘İkinci Messenger’ adı verilir ve protein yapıda moleküllerdir. Biz ilk defa lipid yapıda olan bir molekülün mesajının bir molekül olduğunu gösterdik. Lipid yapıdaki mesajı orkestra şefini nasıl regule ettiğini açıkladık.

Lipid molekül küçük bir şey ve hücre zarının yapısında da bulunur. Ama haberleşme molekülü olarak oradan ayrılır, başka bir molekülün başka bir proteinin yapısına gidip bağlanır ve şeklini değiştirir. Onun aktivitesini artırır ya da azaltır. İlk defa proteinin dışında lipin de sinyal yolladığı hatta daha etkili olduğunu gösterdik. Dolayısıyla bu diğer çalışmalara da bir fikir açıyor. Bu sinyal ile ilgili olan çok sayıda hastalık var.

Çok çeşitli olan lipid gruplarında birisi de hücre yapısında bulunur. ‘Bioaktif’ denilen grubun içine girer. Literarüre bakıldığında lipid-yağ demektir. Hücre yapısında bulunan formu bioaktif yani aktif olarak görev yapar. Bunlardan bir tanesi Seramid denilen lipid molekülüdür. Hücre zarından ayrılıp, onu sentezleyen enzimler tarafından hücre içerisinde farklı kompartımanlarda yer alabilir.  Bu molekül ilk defa literatüre ‘mesajcı molekül’ olarak kazandırıldı.

Kanserin Celladı: Mesajcı Molekül

Mesajcı molekülü bularak, mesajı yönlendirerek kanseri yenmek, mesajcı molekülün bu sinyal yollarını nasıl kontrol edildiğini ortaya çıkartıyor. Hayvan deneylerinin ardından insan üzerine çalışmalar başlayacak. İlaç olabilmesi için ekstra çalışmalar gerekiyor. İleri safhadaki kansere iyileşmesine de yarayacak. Bu molekül artırıldığında kanserli hücreyi öldürmek mümkün. Kanserli hücrelerinin bir özelliği de ölümden kaçmalarıdır. O çoğalma üzerine şifrelenmiştir. Bu molekül artırıldığında kanserli hücre ölüm yoluna sokulur. Bu molekül kanserin celladıdır.

Kanser stratejisini çözen bilim adamı: Yrd. Doç. Dr. Salih Gencer

Kanser tedavisinde ödüllere layık görülen çalışmalarıyla tüm dünyanın takdirini kazanan genç bilim insanı Yrd. Doç. Dr. Salih Gencer’e bir ödül de 28. EORTC-NCI-AARC Symposium on Molecular Targets and Cancer Therapeutics tarafından verildi. Daha önce de Amerikan Patoloji Araştırmacıları Derneği’nin Genç Öğretim Üyesi Ödülü’nü alan Gencer, kanserin teşhis ve tedavisinde hedef olabilecek yeni bir sinyal yolağı keşfetti.

Yrd. Doç.Dr. Salih Gencer, dünyada kanser tedavisi ve metastaz konusundaki çalışmalara yön veren bilim adamlarından biri olarak gösteriliyor. Gencer, Amerikan Patoloji Araştırmacıları Derneği’nin (ASIP) Genç Öğretim Üyesi Ödülü’ne de layık görülmüştü.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Yaşam Haberleri