Anasayfa / Kanser / Kanserin Şifresini Akıllı mı, Hedefleyici mi Tedavi Çözecek?

Kanserin Şifresini Akıllı mı, Hedefleyici mi Tedavi Çözecek?

Paylaş

Bilim dünyası kanser hücrelerinin büyümesi sağlayan sinyal sisteminin ‘nasıl kapatılacağı’ yönündeki araştırmalarını insan genom projesinde yoğunlaştırdı. Bazı kanser türlerinde hücrenin genetik şifresine bakılarak sinyal yolu kesildi ve bağışıklık sistemini yok etmesi engellendi. Hasta kanında yapılan ‘Likid Biyopsi’ ile de kanser hücresinden dökülen genetik materyaller incelendikten sonra hedefleyici mi akıllı mı ilaç tedavisine karar veriliyor.

İyileşecek olan sizsiniz; kanser değil. Kanser iyileşebilecek bir hastalıktır.’

Prof. Dr. Canfeza Sezgin

İç Hastalıkları ve Tıbbı Onkoloji Uzmanı

Normalde hücrelerde büyümeyi sağlayan; büyüme-çoğalma sinyalizasyonları vardır. Hücre içerisindeki protein sentezi; çekirdekten verilen emirle salgının gerçekleşmesi sonucu oluşur. Salgılanan protein başka bir yere giderek, bağlanır, işlevsellik kazandırır. Protein sentezi ile hücrelerin çoğalması, büyümesi, durması ya da kendini öldürmesi gibi sinyalizasyonların başlaması sağlanır. Büyüme-çoğalma sinyalinin bir sınırı vardır. Hiçbir hücre sonsuza kadar çoğalmaz. Ama kanser oluşumunda bu akışta oluşan sorun ile kanser hücresi ortam, besin müsait olduğu sürece sonsuza kadar çoğalma yeteneği kazanır. Oysa normal bir hücre belli bir sayıya kadar çoğalıp, kendini öldürür, hücre sayısının azalmasıyla birlikte organlarda ve kişide yaşlanma sürecine girer. Bu kontrolden çıktığında ise kanserleşme süreci başlar.

Kanser nasıl oluşur?

Hücrelerde anormal yapı-şekil oluştuğu zaman bu hücreler kendilerini baskılar, çoğaltmaz ve hücre kendini intihara götürür. Ama kanser hücrelerinde bu hasarlı yapıya rağmen çoğalma devam eder. Sistem kalıtsal, çevresel, beslenme şekli, stres, psikolojik durum, düzensiz uyku, hareketsizlik, kimyasal maddelere maruz kalma vs. faktörlerden dolayı bozulur. Burada bilinmesi gereken detay; herkes kansere neden olabilecek hücre ile yaşar. Normalde insan hücrelerinde mutasyon- DNA da sağlıksız değişiklikler-olmaz. Mutasyon olduğunda zaten hücre kendini ortadan kaldırır. Otokontrolü mükemmel olan bir sistem var. İnsan aslında ahenkli çalışan küçük hücrelerden oluşur. Onlarda içinde çok minik moleküllerden oluşur. Milyarlarca hücrenin birinde her gün mutasyon olur. Onlar kendilerini kaldırır, kendini kaldıramadığı aylar ya da yıllar içerisinde kanserin tipine göre kanserleşme süreci başlar. Bu anormal yapı kendini ortadan kaldıramaz, intihar edemezse kendini dışarıya doğru gösterir. Normal görünümlü hücre ile başlar, sonra kanser hücresine dönüşür, evrimleşir. Hücre zarının dışında anormal maddeler vardır ve bu anormal maddeler salgılanır. İmmun-bağışıklık sistemi gelip bunları ortadan kaldırır. Yani bir yerde hata varsa kendini kaldıramazsa immun sistemi devreye girer.

Kanser nasıl yayılır?

Kanser yıllar içinde gelişir. Normal-sağlıklı hücrede mutasyon olmaz. Ama kanserli hücrelerin DNA’ları dinamiktir, değişebilir, rastgele mutasyonlar olabilir. Yavru hücreden- yavru hücreye geçtiğinde daha saldırgan-daha hızlı çoğalan başka organa metastaz yapma yeteneğinde olan, kan dolaşımında kendini saklayabilen, dokulardaki kendilerine karşı oluşturulmuş doğal bariyerleri aşma yeteneği olan hücrelere dönüşmeye başlar. Aslında vücudun savunma bariyerleri vardır. Ancak yanlış beslenme, stres, alkol, kimyasal maddeye maruz kalma gibi etkenler hücrelerin yapısını bozduğu için bariyerlerde bozulur. Biz bunu bir şekilde ortadan kaldıramazsak o zaman bu rastgele mutasyonlar daha saldırgan gelişir, normal bir hücre kendi dokusu dışına çıkıp, kendi sınırlarının içinde çoğalamazken kendi sınırlarının dışında çoğalmaya ve kendini çevreleyen-sınırlayan tabakaları parçalayan enzimler salgılamaya başlar ve kan dolaşımının içine girer. Kan dolaşımına girmesi için sadece o tabakayı parçalaması gerekli değil. Kendisinin kasılıp gevşeme hareketini sağlayacak bazı organellerin yapılmasına ihtiyacı vardır. Bunlar mutasyonlarla gelişir. Oradan hareketlerle kan damarına girer, kan damarına girdiği zaman bağışıklık hücreleri bunu kaldırır ortadan. Kanserli hücre akıllı olduğu için kurtulmak üzere kendini bir pıhtı yumağı yapar. Çevresine trombosit, fibronejen gibi vücudun kendi maddelerinden bir ağ oluşturur ve saklanır. İmmun sistem bunu göremediği için gider; hedef organda damar duvarına tutunur. Tekrar o damar duvarındaki salgıyı parçalar. Bunlar hep mutasyonla, çok yavaş ve uzun süreçte oluşur. Bazen genetik ya da DNA taramalarında çıkabilir ama bu hücre 1 cm boyuta ulaştığında artık ciddi-saldırgan bir hücredir. Klasik kanser tipine dönmüştür. Küçük hücreli akciğer kanserinde 2-3 ayda devasa kitleler gelişebilir. Meme kanserinde ise 2-3 yılda gelişebilir. Köken aldığı organ ve hücrenin DNA yapısına göre gelişimi değişebilir.

Akıllı mı Hedefleyici mi Tedavi mi?

İnsan genom projesiyle ortaya çıkan ‘Akıllı Tedavi’ için insanın genetik şifresini oluşturan binlerce gen tespit edildikten sonra kanser hücrelerindeki genler de araştırıldı. Genom Projesi ile kanser hücreleri ve sağlıklı hücreler arasındaki sinyalizasyon-işaretleşmeler tespit edildi. Sağlıklı bir hücre ile kanserli hücrenin geni arasında sayı, seviye, aktivite ve farklılıklara bakıldı.

Hedefe yönelik tedavinin amacı nedir?

Sinyal açıp kapayan moleküller vardır. Bazı sinyaller kanser hücrelerinin uzun süre kontrolsüz çoğalmasını, bağışıklık sistemi hücrelerine bağlanıp, onların çoğalmasını sağlar veya fonksiyon görmesini engeller. Genetik araştırma ile bu sinyal yolunun kapatılması sağlandı. Aşırı çoğalması engellendiğinde, başka bir sinyal yolu kapatıldığında, kanser hücrelerinin bağışıklık sistemini kör etmesi engellenir.

Belli başlı kanserlerde bu büyümeyi sağlayan sinyal sistemi saptanabildi. Bunu durdurabilen ilaçlar vardır. Kanser hücresinin genetik şifresine bakılır. Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri, böbrek, kalın bağırsak, tiroit, yumuşak doku, beyin kanserlerinde moleküler hedefleyici yani akıllı ilaç tedavilerini kullanılır.

Kanser hücresinin yüzeyinde veya içinde bulunan bir protein veya genetik materyal saptandıktan sonra kullanılan ilaç oraya bağlanılır ve o yol engellenir.

Moleküller hedefleyici ilaçlarla doğrudan kanser hücreleri hedeflenir. Bu ilaçlarla doğrudan immun sistemi hedeflenir. Bunlar immunoterapi adı altında ayrı bir gruptur. Şu an tüm dünyada bu konu araştırılıyor. Hedefleyici ve akıllı ilaç tedavileri.

Şu anda dünyada biyopsi yapılamayan hastalara kanda bakılıyor. Likid biyopsi adı verilen yeni yöntem; kanser kitlesinden dolaşıma dökülen DNA parçacıkları tespit edilir. Kandaki kanser hücresinden dökülen genetik materyaller incelenir. Sonuca göre hedefleyici tedavi –akıllı ilaç tedavilerine uygun mu değil mi bakılır.

İmmun sistem aslında hepsinin temeli. Erken evrede, hastalığı sınırlandırmada, yok etmede bağışıklık sistemi daha etkilidir. Ağızdan tablet ya da damar yolu ile yapılan bu tedavi yöntemleri ile sistemi yok edebilirsiniz. Kanserin sonsuz çoğalma yeteneği kaybolur ve ölmeye başlar.

Bireysel tedavi şart!

Kanser tedavisi artık tamamen bireyselleşmiş durumda. Tanı konduktan sonra hastanın kanser tipine bakılır. Hangi genetik bozukluklar olabileceği çalışmalarla saptandıktan sonra buna uygun genetik panellere bakılır hastada. Patolojide kitle üzerinde genetik testler yapılır. Bu doğrultuda tedavi süreci hazırlanır.

Kanser tek başına beslenme ile tedavi olmaz. Bu olayı hafife almaktır. Kanser tek taraflı değildir. Çok bileşeni vardır. Kanser tedavisinde beslenme önemlidir. ‘Psikolojik destek alması veya uyku desteği gerekiyor mu, beslenme tarzı nasıl, hareket ediyor mu’ gibi çeşitli tablolar incelenir. Buna ‘Tamamlayıcı Yaklaşım’ denir. Yaşam, beslenme, hareket tarzı belirlenir ve tıbbı tedavi uygulanır. Gerekirse kanser kitlesinin genetik profilini çıkarılır, akıllı ilaç tedavi ya da immunoterapi seçeneğini incelenir sonrasında uygun tedaviye karar verilir. Tanıdan sonraki 4-6 haftalık süreç çok önemli.

Akıllı ve immünoterapi hastalık tekrarladıktan sonra kullanılır. Meme kanserinde özellikle cerrahiden sonra akıllı tedavi tercih edilir. Diğer kanserlerde hastalık 4’üncü evre olunca Akıllı ve İmmünoterapi tedavileri kullanılır.

İmmünoterapi immun hücrelerine kanser hücreleri ile nasıl savaşması gerektiğini öğreten tedavidir. Kanser tedavisinde halen cerrahi, kemoterapi,

radyoterapi, erken dönem hastalarda çoğunlukla kullanılan edilen yöntemdir. İmmünoterapi akıllı ilaçların alt koludur. Nadir kanser çeşitlerinde akıllı tedavinin etkili olduğu görülmüştür. Kanser hücresinin bağışıklık sistemi hücresini bloke edici salgıladığı maddeleri engellemek için damar yolu ile verilir. Genetik testlere bakılır. Akıllı ilaç hücre içine etkili olabilir. Akılı ve hedefleyici tedavi beraber uygulanamaz. Hastanın tanısına göre tıbbı onkoloji uzmanı karar verir.

Bitkisel tedavi-fitoterapi ne zaman tercih edilmelidir?

İlk tanıdan itibaren kanser tedavisinde bitkisel tedaviler yardımcı ya da tamamlayıcı tedaviler. Başarı şansında yarı yarıya fark var.

1-Bağışıklık sistemini desteklemek için,

2-Tıbbı tedavinin etkisini artırmak,

3-Yaşam kalitesini artırmak,

4-Tedavide kullanılan ilaçların etkinliğini artırmak, ,

5-Kanser kök hücrelerinin öldürülmesine yardımcı olmak için bitkisel tedaviler kullanılır.

Bilinçsiz alınan bitkiler tedavinin veya ilacın etkisini bozabilir, kanser hücresini çoğaltabilir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*