Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Kış Depresyonunu Hareketle Yenin

Kış Depresyonunu Hareketle Yenin

Paylaş

kis-depresyonunu-hareketle-yeninKış aylarını yaşadığımız ve depresyonların arttığı bu günlerde egzersiz yaparak kendinizi iyi hissetmenin formülünü öğrenmek ister misiniz?

Bedriye Hülya

B-Fit Eğitmeni

“Zaten Mart ayı gelince egzersizlere başlamak zorundayım bari kışın oturayım” diyenlerden misiniz? Eğer öyleyse bu fikrinizi gözden geçirmenizin tam zamanı. Günlerin iyice kısaldığı ve gün ışığından giderek daha az yararlandığımız şu günlerde hareket etmek yalnızca vücudunuza değil, ruhunuza da çok yararlı olacaktır. Ne demişler: “İnsan yaşlandığı için hareketsiz kalmaz, hareketsiz kaldığı için yaşlanır.”

Depresyonu Hareketle Yenin!

Spor/egzersiz ya da sistemli olarak hareket etmek kendimizi iyi hissetmemizin en dolaysız yollarından biridir. Hele kışın akşamın erken çöktüğü, yağmurlu günlerin güneşi sakladığı daha karanlık zamanlarda, kendimizi iyi hissetmeye daha çok ihtiyaç duyarız. Karanlıkta geçirilen zamanın artması genetik olarak kendimizi daha fazla içe döndürdüğümüz bir zamanı işaret eder. Örneğin; yılın uzun bir bölümünü karanlıkta geçiren ülkelerde depresyon vakalarını azaltmak için gün ışığı verilen merkezler ve hatta barlara rastlamak mümkün. Mevsimsel duygudurum bozukluklarının özellikle kışı haber veren güz aylarında ortaya çıkması ve tesadüf olamayacak kadar sık rastlanması bize gün ışığının önemini anlatıyor. Bu dönemde hissedilen yorgunluk, isteksizlik, iştah kaybı, mutsuzluk, enerji eksikliği gibi hallerin spor/egzersiz yaparak azalabildiğini ve hatta tersine döndüğünü biliyor muydunuz? Sadece bunun için bile harekete geçme zamanıyken spor/egzersizin bizlere kazandırdığı gençlik de işin artı olarak bize kazandırdığı oluyor.

Kültürel sebepler spora engel

“İçimizdeki ‘kendini iyi hissetme’ duygusunu toplumun dayattığı kültürel sebeplerle görmekte zorlanıyoruz.  Biraz daha açmak gerekirse “Kendimizi iyi hissetmek” bir sonuç olarak kabul edilmiyor. Yani “Şunu neden yaptın?” sorusuna “kendimi daha iyi hissettim” cevabını almak genelde kültürümüzde beklenen bir cevap değildir ve kendimizi toplumun kabul ettiği ‘kilo vermek için’, ‘sağlıklı olmak için’ gibi daha tehlikesiz ve bireyi hatırlatmayan cevaplar verirken buluruz. Tabii ‘kendini iyi hissetmekten kaçınmak yaşamla ilişkimizi de sorgulatacağı için biraz da işimize gelir. Yoksa ‘Ben kendimi iyi hissetmek istemiyor muyum?’ sorusunun cevabı kişiyi oldukça varoluşsal bir ikileme sürükleyebilir. Kısacası zaman içinde de asıl sebep iyice hatırlanmaz olur.

Oysa kendimizi iyi hissetmek ve bu konuda gerekenleri yapmak en tabii hakkımızdır.

Örnek sorular:

Soru: Ben neden spor yapıyorum?

Cevap: Kilo vermek için…

S:Neden kilo vermek istiyorum?

C:Daha güzel görünmek için.

S:Daha güzel görünürsem ne olacak?

C:Etrafım beni beğenecek.

S:Etrafım beni beğenirse ne olacak?

C:Kendimi iyi hissedeceğim.

S:Ben neden egzersiz yapıyorum?

C: Daha sağlıklı olmak için.

S:Daha sağlıklı olursam ne olacak?

C:Daha az hasta olacağım.

S:Daha az hasta olursam ne olacak?

C:Daha az acı çekeceğim.

S:Daha az acı çekersem ne olacak?

C:Kendimi daha iyi hissedeceğim.

Bu örnekleri ne kadar çoğaltırsak çoğaltalım sonucunda “kendini daha iyi hissetme” ya da daha yaygın kullanılan sözcüğümüz olan “mutluluk”  arzusunu buluruz.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*