Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Mevsim Geçişlerinde Detoks

Mevsim Geçişlerinde Detoks

Paylaş

Prof. Dr. Erdem YeşiladaHavaların soğuması, okulların açılması ve toplu taşıma araçları gibi kapalı mekânlarda geçirilen zamanın uzaması ile gribal enfeksiyonların görülme sıklığı artıyor

Prof. Dr. Erdem Yeşilada
Farmakognozi ve Fitoterapi


Yeşil çay ile birleşen tarçın, karanfil, zencefil, kakule ve karabiber gibi baharatların antimikrobiyal etkisi ve canlandırıcı desteği ile zinde kalmanıza yardımcı oluyor.

Yeşil çay “kateşin” grubu antioksidan bileşikler bakımından zengindir. Çaydaki bu polifenolik yapıdaki maddeler pek çok hastalığa yol açabilen oksidan etkili serbest oksijen radikalleriyle savaşılmasına yardımcı olmaktadır.

Tarçın uçucu bileşenlerinin, özellikle öjenolün, mikroorganizmalar üzerinde etkisi nedeniyle soğuk algınlığında çay olarak içilmesi ya da yoğun derişimli çayının (%5-10) gargara olarak uygulanması yararlıdır. Yapılan bilimsel çalışmalarda uçucu yağının antibiyotiklerin etkinliğini artırdığı gösterilmiştir.

Karanfil,  içerisinde bulunan uçucu özellikteki öjenol, ağız ve boğaz mukozası yangılarında yangı giderici; bakteri, mikromantar veya virüslerin yol açtığı ağız ve boğaz enfeksiyonlarında antiseptik olarak ve ağrı hissini hafifletici etki göstermektedir.

Soğuk algınlığının önlenmesi ve tedavisine destek olarak zencefil rizomlarının yararları, beklenen etkinin desteklenmesi bakımından önemlidir. Bilimsel çalışmalar zencefil içerisindeki bazı bileşenlerin (gingerol, şogaol) kuvvetli yangı giderici etkisi bulunduğunu ortaya koymaktadır.

Kakule, bakteri ve virüsler üzerinde etkilidir. Soğuk algınlığı, bronşit, öksürük, yüksek ateş şikayetlerinin hafifletilmesinde yararlıdır. Bağışıklık sistemini destekler. Sık sık enfeksiyonlu hastalıklara yakalanan kişilerde direnç oluşmasına yardımcı olur. Ağız ve boğaz yangılarında etkilidir.

Karabiber, Toz edilmiş karabiber meyveleri ile hazırlanan çayın gargara şeklinde boğaz enfeksiyonlarında yararlı olduğu bilinmektedir. Bilhassa boğazda soğuk algınlığı belirtilerinin ilk hissedildiği süreçte uygulanması durumunda daha etkili olabilmektedir. Ayrıca yürütülen çalışmalarda bağışıklık sistemini düzenleyici, yangıyı ve spazmları giderici, kanserleşmeyi önleyici etkileri bildirilmektedir. Karabiber meyvesinin bileşenlerinden biri olan piperinin biyolojik etkileri son yıllarda dikkat çekmektedir.

Sonuç olarak, özellikle soğuk algınlığı riskinin arttığı sonbahar ve kış dönemlerinde doğanın bizlere sunduğu bu etkili ve güvenilir silahlardan yararlanmak en akılcı yaklaşım olacaktır. Hiç şüphesiz, öncelikli hedef “hastalığa yakalanmamak”, bu konuda koruyucu olarak bağışıklığı destekleyici ürünler yararlı olabilmektedir. Hastalığa yakalanma durumunda ise temel tedavinin yanı sıra şikâyetlerin hafifletilmesinde bu tip ürünlerden yararlanılması düşünülmelidir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla