Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Modern Yaşam Aslında Hastalıklı Yaşam!

Modern Yaşam Aslında Hastalıklı Yaşam!

Paylaş

Günümüz dünya savaşlarında silahın yerini ilaç, ilacın yerini gıdalar mı alıyor? Ülkeleri ele geçirmenin en etkili yolu tohum ve gıdalar mı? Çiftçi ve hayvancılığa gerekli önem verildiğinde, toprağımıza-yeşilliğimize sahip çıkıldığında sağlıklı yaşamın sırrı çözülmüş olur mu? Geçmişe sahip çıkmak önce sağlığımızı sonra ülke ekonomisini korumak olabilir mi? Yaşam ve beslenme şekli değiştirildiğinde 150 çeşit hastalığın tarih olacağını biliyor musunuz?

Prof. Dr. Osman Erk

İst. Tıp Fak. İç Hast.

Ana bilim Dalı Öğretim Üyesi

İnsan yaşamında tüketilen gıda, içilen su, giyilen kıyafetler, yaşanılan mekanlarda aracılığıyla maruz kalınan 100 binden fazla toksin yer alıyor. Bu toksinlerden kaçış olmadığı gibi toksinler insan farkı gözetmeksizin herkesi adaletle etkiler ve her yıl bin- bin 500 yeni toksin yaşamımıza eklenir. Sözün özü; insanların hayatlarını kolaylaştıran modernleştirmenin bedeli: Sağlığımız

Toplumsal bilinç oluştuğunda ancak sağlıklı yaşam oluşabilir… Sağlıklı yaşam ve kiloya diyetle ulaşmak için diyetisyen ya da beslenme uzmanı aramaya gerek yok. Belli başlı kurallara uyulduğunda ve kurallar ilkokul çağından başlayarak öğretildiğinde zaten sorun toplumsal çözüme kavuşmuş olur.

Bilinçli tüketici, toplumsal tepki yanlışı doğrultur!

Sağlıklı-uzun yaşamın sırrı çok basit ve toplum tarafından zaten biliniyor. Üç beyaz hayatımızda olmayacak! Un, şeker, tuz… Sorun yaşama geçirme kısmında…

*Bir kişi bir yılda kilosundan daha fazla şeker tüketiyor. Örnek vermek gerekirse; 70 kilo olan bir kişi yılda ortalama 100 kilo şeker tüketir…

Şekerli-paket gıda, sofra şekeri ve früktozdan zengin mısır şurubu içeren her şeyden uzak durmak gerekir. Rafine işlenmiş karbonhidratlardan da uzak durmak gerekir. Bütün kronik hastalıkların, kanserin önemli nedenlerinden birisi beyaz şekerdir. ‘Şekersiz ürün’ diye bir şey yoktur. İçinde Aspartam, Sakarin, kanserojen yapıda olan yapay tatlandırıcı- Asesülfan (E950) varsa yine uzak durmak gerekir. Çünkü vücudu aldatmak mümkün değildir. Tatlandırıcıyı vücut şeker olarak algılar ve kullanır. İnsülin salgılar, toksin bileşiklerin oluşmasına sebep olur. Vücut bunu öğütemediği için yağ olarak depolar.

Yaklaşık 150 hastalığın tarih olması için:

*Acıkmadan yemek yemeyin…

*Açlık ve susuzluğu karıştırmayın…

*Kırmızı et–balık haftada (küçük boy, kısa yaşamı olan balıklar) bir-iki kez, tavuk tüketin…

*Olabildiğince organik beslenmek…

*Mevsiminde yetişen gıdaları tüketin…

*Kendi topraklarımızda yetişen besinleri tüketin…

Sağlıklı Toplum-Sağlıklı Gelecek için:

*Sıvı-rafine bitkisel yağlar, margarini hayatımızdan çıkarmak ŞARTTIR!

*Soğuk sıkım zeytinyağı tüketmek gerekir. Çünkü yağ elde edilirken çok yüksek ısı gerekir. Bu da yağın içindeki yararlı maddelere zarar verip toksin maddelere dönüşmesine sebep olur. Yüksek ısıya maruz kalan tüm yiyecekler için bu geçerlidir.

Hem ucuz hem de sağlıklı pişirme yöntemi: Buğulama

Sağlıklı yiyecekler mum ışığı ya da buğulama şeklinde pişirilmelidir.

Türk mutfağında yağ tüketimi çok fazla olduğu için obezite de Avrupa birincisi, dünya ise maalesef üçüncülüğüne yükseldik. Pişirme yöntemi olarak buğulama, fırınlama ya da ızgara, sebzede ise iyice yıkadıktan sonra çiğ olarak tüketime yönelmek gerekir. Pişirilen kap da çok önemlidir. Teflon asla tercih edilmemeli ve cam-toprak-seramik-paslanmaz çelik alüminyum kullanılmalıdır.

En önemli kimyasal toksinler: tarım ilacı ve kimyasal gübre… Ayrıca günlük hayatta kullanılan temizlik-kozmetik ürünlerin içindeki 10 bin 500 tane toksin maddeyi de unutmamak gerekir.

Aslında sağlıklı-uzun yaşam için beslenme-yaşam tarzında gelenekselliğe ve topraklarımızda yetişene sahip çıkmak ŞART!

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*