Anasayfa / Eğitim-Öğrenim / Neden ‘Hayır’ Demeliyiz?

Neden ‘Hayır’ Demeliyiz?

Paylaş

‘Hayır’ diyememek 7’den 70’e tüm bireylerin yüksek oranda yaşadıkları ortak bir iletişim sorunudur. İnsan ilişkilerinde öncelikle odak noktası belirlenmelidir. Herkesin isteği, beklentisi, mutluluğu farklıdır. Kendi ihtiyaçlarını önemsemeden karşı tarafın gönlü olsun, kırılmasın diyerek adeta adanmış bir ruh hali ile kendi enerjimiz, zamanımızdan vererek yetişmeye çalıştığımız evetlerimiz bir süreden sonra odak noktamızı gözden kaçırmamıza sebep olmaktadır.

Derya Seyis

Kültür2000 Koleji Fen Lisesi

Rehber Öğretmeni

İletişim; Kişiler arasında, duygu, düşünce, bilgi, haber alışverişi, duygu, düşünce, bilgi ve haberlerin, akla gelebilecek her türlü biçim ve yolla kişiden kişiye karşılıklı olarak aktarılması şeklinde tanımlanır. Diyaloglarımızda günlük yaşantımızda birçok farklı talebe, yönlendirmeye, itiraza dâhil olarak aslında kişisel ilişkilerimizde bir duruş sergiliyor olduğumuzu fark ederiz.

Kişi ‘hayır’ derken niçin zorlanır?

Sergilediğimiz tutumlar yaş aralığımıza, kişisel özelliklerimize, karakterimize, meslek veya konumlara göre farklılaşan özellikler taşımaktadır. Farklılaşan tüm özelliklere rağmen istemediğimiz herhangi bir şeyi istemiyor olduğumuzu dile getirebiliyor muyuz?

‘Hayır ’diyebilmek iletişim süreci içerisinde ilişkilerin çeşidine göre çoğu kişinin zorlandığı bir durumdur. Yetişkin olarak ‘hayır’ demekte zorlandığımız gerçeğini fark ettikçe çocuklarımızın ‘hayır’ diyebilme becerisine sahip olup olmadıklarını anlamayı önemsemekteyiz. Arkadaş çevrelerinde kabul görmek için koşulsuz her şeye ‘evet’ diyebilme ihtimalleri ebeveynleri oldukça kaygılandıran bir durumdur. Böylesi bir durumdan kaygılanırken büyüme çağındaki çocuklarımıza her denileni sorgusuz sualsiz yapmalarını beklemek, itiraz etme haklarını farkında olmadan dahi bile olsa görmezden gelmek verebileceğimiz zararların en başında gelmektedir. Yaş aralıklarının ihtiyaçlarına göre her çocuğun özgürce karar verebilme becerisinin desteklenmesinin önemi kendi kararlarını kendisinin almasını beklediğimiz zamanlar için önemli bir temel oluşturacağı gözden kaçırılmamalıdır.

Odaklanmak için ‘hayır’ diyebilmek gerekir…

Steve Jobs ‘Odaklanmak ‘hayır’ demekle ilgilidir.’ Derken tam olarak günlük işlerimizde önceliklerimizi ve kararlarımızı hep başkalarına göre şekillendirmenin odak noktamızı gözden kaçırmak olduğunu vurgulamıştır.

O halde neden hayır diyemiyorum? Diyorsanız kendinize sorduğunuzda cevaplarınız;

  • Arkadaşım üzülür.
  • Benimle konuşmaktan vazgeçerler.
  • Beni sevmez ve bencil olduğumu düşünür.
  • Karşımdaki kişiden bir talepte bulunma hakkım kalmaz.
  • Yalnız kalırım.
  • Ben kibar bir insanım ret ederek kabalık etmiş olurum bu nedenle kimseyi kırmak istemem.

Cevaplarınız bu ve benzeri içeriklerden oluşuyor ise lütfen kendinize izin verin. ‘Hayır’ deme sorunu yaşıyor olduğunuz için muhtemelen isteseniz de kaba, duyarsız ve vurdumduymaz bir kişi olamazsınız. Herkesi memnun eden, kimseyi reddetmeyen bir kişi olmak zorunda değilsiniz. ‘Hayır’ diyebilmeye kendinize ait önceliklerinizi, planlarınız önemseme hakkınız var.  Empati yaparken tamamen karşınızdaki adına düşünmeye başlarsanız kendinizi gözden kaçırmış, önemsememiş olursunuz. Bu yönünüzü kontrol altına alıp daha yönetilebilir bir hale getirmeye özen gösterin.

Kişi kendisine zarar verir…

‘Hayır’ diyemedikçe özgüvenimizde azalma, benlik saygımızın körelmesi gibi kendimize zarar verdiğimiz durumların içerisine gireriz. Duygu ve düşüncelerimizi açıkça iletip iletmemek bizim seçimimizdir. Kendimizi ifade etmenin veya etmemenin sonuçlarına bakmamız gerekir. Karşımızdaki kişiye tam olarak ne istediğimizi ya da neyi yapabileceğimizi söylemezsek biriken duygularımızdan dolayı ufak bir şey yaşadığımızda dahi öfkelenip kırıcı olabiliriz. Bu şekilde bir şey yaşamak yerine rahatsız olduğumuz davranış ya da duygularımızı dile getirmeli böylelikle zaman içerisinde birikmesini ve iletişimimize zarar vermesini önlemiş oluruz.

Peki ama ‘Nasıl hayır diyebileceğiz

Alışkanlıklarımızdan dolayı direk geri çeviremiyorsak istekte bulunulan durum hakkında düşünmek için zaman isteyerek tutumunuz hakkında fikir vermeye başlayabilirsiniz. Bunun yanında gerektiği şekilde ilgili bir tavır sergilememeniz ya da ortamdaki başka bir duruma dikkat çekecek bir paylaşım yapmanız sizin isteksizliğinizin karşı taraftan anlaşılmasını sağlayacak ve sonraki aşamada geri çevirmenizde kolaylık sağlayacaktır. Böylesi yaklaşımlar ile hayır diyebilmeye adım atmış oluyorsunuz. Zaman içerisinde geri çevirebiliyor olmayı başardıkça kararlı ve doğrudan bir şekilde ‘bana uygun değil’ diyerek hayır diyebilmeyi başarıyoruz.

Geri çevirmek istediğimiz talepleri kimi zaman duymazdan gelerek kimi zaman ise türlü sebepler sunarak aslında niyetimizde cevabımızın olumsuz olduğu mesajını vermek de hayır diyebilmek ile eşdeğer görülebilir. Önemli Türk düşünürlerinden Nasreddin Hoca’nın fıkralarında da her iki geri çevirme metoduna uygun kıssadan hisse alabileceğimiz, gülümserken düşüneceğimiz noktalar vardır.

J Bir gün Nasreddin Hoca şehre geldiğinde bir arkadaşıyla birlikte bir handa kalmış. Gece yarısı arkadaşı hocaya seslenerek sormuş. 

  • Hocam uyudunuz mu?
  • Hoca hayırdır bir şey mi var? demiş.
  • Biraz borç para isteyecektim.
  • Nasreddin Hoca derhal horlamaya başladıktan sonra ‘ben uyuyorum’ demiş.
  • Kendisinden ödünç aldığı hiçbir eşyayı geri vermeyen komşusu bir gün gelip hocadan ip ister. Hoca önce güzelce geri çevirir kusura bakma veremem der. Israrı devam edince de ‘ipe un sermişler’ diyerek vermeme kararını pekiştirmek isteyen bir bahane bulur. Komşusu aman hocam, hiç ipe un serilir mi? diye talebini sürdürür. En sonunda hoca dayanamayıp der ki ‘ip benim değil mi? vermek istemeyince ipe un da serilir başka şey de diyerek komşusuna hayır deme şeklini pekiştirir.

Hayır diyebilmenin birçok farklı yolu metodu vardır. Bir teklif veya durumla karşılaştığımızda önce gerçekten isteyip istemediğimize karar vermeli sonra kabul ya da ret etmeliyiz. Hayır diyebilmek bizi istemediğimiz şeyleri yapmaktan kurtaran sihirli bir kelimedir. Pratik yaptıkça gelişen her şey gibi ‘hayır’ diyebilme becerisi de alıştırma yaparak gelişir. Gerçekten düşüncelerinizi savunuyor olmak ve ‘hayır’ diyebilmeyi başardığınızı gördükçe ‘hayır’ derken kendinizi daha rahat hissettiğinizi ve daha kolayca diyebildiğinizi fark edeceksiniz.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*