Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Obeziteyi Yenmenin Kuralları!

Obeziteyi Yenmenin Kuralları!

Sağlık Bakanlığı’nın 2010 yılında yaptığı “Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması” ön çalışma raporuna göre obezite sıklığı yüzde 30,3 artarak yüzde 20’lere ulaştı. Sonuç: Ülkemizde 5 kişiden biri obezite ile mücadele ediyor. Obezite çaresi olan bir hastalıktır; bu hastalığı yenmek için uyulması gereken kurallar vardır. İlk kural: KARARLILIK, ikinci kural: HAREKETLİLİK, üçüncü kural: SAĞLIKLI BESLENMEK

Prof. Dr. Emin Ersoy

Genel Cerrahi Uzmanı

Sağlık Bakanlığı tarafından 2010 yılında yapılan araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de obezite görülme sıklığı yüzde 30,3 artarak yüzde 20’lere ulaştı. Ülke nüfusu 80 milyon kişi olduğuna göre yaklaşık 16 milyon obezite hasta söz konusudur… Cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde; kadınlarda görülme sıklığı yüzde 44’ü, erkeklerde ise yüzde 27’yi aştı. Özetle: Her beş kadından ikisi, üç erkekten birisi obez. Devlet bütçesinden bu hastalıkların tedavisi için ayrılan 2,5 milyar dolarlık yükün hafifletilmesi ne yapmak gerekir? Öncelikle şunu bilmek gerekir; obezite çaresi olan bir hastalıktır. Bu hastalığı yenmek için uyulması gereken kurallar vardır.

 

Birinci kural: Kararlılık… Karar daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam ise…

İkinci kural: Hareket! Günde 30 dakika tempolu yürüyüş…

Üçüncü kural: Dengeli ve sağlıklı beslenmek…

Patates kızartması ve kolayı hayatınızdan çıkarın…

Diyet yapan ama kilo veremeyen hatta kilo almaya devem eden obez kişiler için cerrahi çözüm düşünülmelidir.

Ameliyat kararı almak için;

Vücut Kitle İndeksi 35’in üzerinde ve yanı sıra hiper kloestrol, hipertansiyon, eklem ya da kalp hastalığı varsa bu kişiler artık cerrahi işleme başvurmak zorundadır. Çünkü morbid yani hastalıklı obez söz konusudur. Bu kişilerin diyet veya diğer çözümlerle geriye dönme şansları yüzde 3’tür. Yüzde 97’si başarılı olamaz.

İki grup cerrahi yöntem var:

Birinci Grup: Mide hacmini küçülten ameliyatlar…

*Kelepçe- Gastrik Band: Midenin 20 santimetreküplük alanını gıdaların girişimine uygun şekle getirilip altına kelepçe takılır. Mide matruşka gibi yukarıdan bölünür. Üst kısım dolduğunda tokluk hissi oluşur. Daha az yemek yenir. Kelepçenin özelliği balon kısmının şişirilmesidir. Band içindeki balon cildin altına yerleştirilen pompa ile şişirilip indirilebilir. Şişme olduğunda yiyecekler daha yavaş aşağıya iner daha uzun süre tokluk hissedilir. Balonu şişirip indirerek hastanın kilo verme hızını ayarlanabilir.

İki sorun çıkarabilir.

*Midenin etrafına takılan bu bant uzun süre kalırsa midenin içine göçebilir. Bir operasyonla çıkartılır.

*İkinci sorun bant bulunduğu yerden kayabilir. Midenin altına doğru kayarsa tıkanmalara neden olabilir. Gerekirse tekrar konulabilir ya da başka bir uygulamaya geçilir.

*Mide hacmini küçülten dünyada en sık uygulanan operasyon Tüp Mide Ameliyatı-Sleeve Gastrectomy. Midenin yüzde 80’lik kısmı kesilir. Zımbalayıp çıkarılır. Midenin yemek borusundan itibaren kubbesi olan fasulye şekli, düz aşağıya inen bir boru haline getirilir.

*Hacim küçüldüğünde midenin üst kısmındaki Ghrelin denen açlık hissini uyandıran hormon ortadan kaldırılır. Yüzde 50 hastada açlık hissi daha az uyanır. Hasta kilo vermeye başlar.

**İkinci Grup Ameliyat: Hem mide hacmi küçülten hem de gıda emilimini azaltan bunlara gasrtik by pass ameliyatlarıdır.

Mideye kelepçe takılan kısımdan midenin kesilip, yemek borusu kesilen yerden ince bağırsağa bağlanır.

Her ameliyatın tehlikesi vardır. Bu ameliyatlarda önemli olan deneyim ve uzmanlıktır. Uzman en az 300 vaka ameliyat yapmışsa artık güvenilirdir.

İnce bağırsağı bağlamaktaki amaç; önce hacmi küçültüp ardından bağlayıp yukarıya çekilen ince bağırsak pankreas ve safra enzimlerimden uzaklaştığı için – proteinler parçalanmadığı için- gıdalar emilmez ince bağırsaklardan direk geçer. 4-5 metrelik bağırsağın 70-80 cm’ni devre dışı bırakılır. Yolak değiştiği için gıdalar emilmediği için kilo verilir.

Hangi ameliyattın tercih edileceğini nasıl karar verilir?

Eğer hasta yoğun miktarda tatlı yiyorsa o zaman gasrtik by pass –mideyi küçültüp, emilimi azaltmak gerekir. Fakat sık yapılan bu ameliyatların uzun dönem takibinde görüldü ki iki yıl sonra kilo verme oranı aynı.

Mide küçülten, emilimi azaltan ameliyatta görülen risk, tüp mideye göre biraz daha fazladır. Eğer bir hasta için ameliyat uygulanacaksa önce cerrah şunu düşünür: hangisi bu hastanın sistemini en az bozar, hangisi en faydalıdır? Hastalığın çözümü için bu ikisi bir kefeye koyulur, hangisi ağır basıyorsa ona karar verilir. Sonuç aynı ise fizyolojisi iyi olanı seçilir. O zaman kelepçede yabancı cisim fazla olduğu için tüp mideyi seçilmelidir. Dünyadaki yönelim obezite ameliyatlarında tüp mide ameliyatıdır.

Obezite iyileşebilir bir hastalıktır!

Salgın bir hastalık olan obezite önlenebilir ölüm nedenleri arasında yer almaktadır. Gerekli önlemler alındığı takdirde 10 yıl daha fazla sağlıklı yaşayabilir. Bu komplek bir hastalıktır. Bu kişiler önce kilo almaya başlar sonrasında kilo artıkça diyabet, yüksek tansiyon, kalp, eklemlere iner.

Obezite merkezine gelen her hasta ameliyat sınırına gelmiş demek değildir. Öncesinde VKİ bakılır. Diyet programına alınır. Beslenme ve yaşam şeklini düzenlenir, psikolojik destek alması sağlanır. Çünkü bu hastaların çoğunluğunda yeme alışkanlığı bozukluğu ve psikolojik bozukluk vardır. Hasta endokrinolog, psikolog, diyetisyen ve genel cerrahi uzmanından oluşan 4 kişilik ekip ile takibe alınır. Ameliyata karar verilse bile yine psikolog, endokrinolog ve diyetisyene ihtiyaç vardır. Çünkü bu hastalar eskisi gibi yemek yiyemeyince mutsuz olup, depresyona girer.  Beslenme ayarını düzenlenir. Tüp mide ameliyatı sonrası sıvı gıda ile beslenme başlar. Çünkü verilen beslenme düzeni ile adale kaybetmeden yağları yakmak gerekir. Protein ağırlıklı, karbonhidratı az olan bir beslenme planı hazırlanır.

Sıvı gıdalar önce, hafif jöle haline gelmiş püre sonrasında katı gıdaya geçerek bir beslenme düzenine geçilir, bu sırada hastalar adale kaybetmeden doygunluk hisseder ve kilo vermeye başlar.

Ne zaman başarılı olunur?

Ameliyattan sonra yaklaşık iki yıl takip gerekir. Fazla kiloların yüzde 60-70’i kaybedildiği zaman başarılı olunur. Kimi tamamen kimi fazla kilodan kurtulur. Metabolizma hızına ve beslenme alışkanlığının yaşam tarzına gelmesine bağlı başarı söz konusudur. Ameliyat kilo vermeyi tetikleyen mekanizmanın başlangıcıdır. Ama kalıcı olmasını sağlamak için; yeni sisteme adapte olmak hastanın gerçekleştirmesi gereken bir olaydır.

Kadın niçin daha obez?

Metabolizma hızı ve kas yapısı erkeğe göre farklı olan kadın ev işinin zayıflattığını zanneder. Oysa programlı hareket zayıflatır. Bunun içinde günde 30 dakika tempolu yürüyüş yapmak gerekir.

Erkeklerin günlük hayattaki stres ve aktivitesi daha fazla. Adale ve kas yapısı farklı olduğu için yağı daha kolay yakabilir. Adaleyi artırmak, yağı yakma potansiyelini artırır. Adaleyi spor yaparak, sporu da yürüyüşle yapabilirsiniz.

Dikkat! Çocuklarda obezite salgını 12 yaşından sonra artıyor. Sebep:

*Genetik yatkınlık

*Beslenme alışkanlığı

Ev de kalorisi yüksek yiyecekler tüketiliyorsa, çocuk fast food beslenmeyi seviyorsa ve elektronik aletlerin tutsağı ise dikkat… Tüm bunlar obezitenin dostu, çocuğun düşmanıdır…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*