Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Sağlık & Yaşam Kaynağımız; Su

Sağlık & Yaşam Kaynağımız; Su

Paylaş

Sağlık & Yaşam Kaynağımız SuDoğanın sağlıklı bir yaşam için insana sunduğu en basit mucizevi ilaç “su”yu yeterince ve bilinçli tüketiyor muyuz?.. Yapılan araştırmaların sonucuna göre cevap: HAYIR.

Ülkemizde kişi başına damacana ve paketlenmiş su tüketimi 93 litre. Bu, dünya standartlarının çok altında bir rakam. İnsanımız ancak susayınca su içiyor. Oysa ki bedeni susuz bırakmak hastalıklara davetiye çıkarmaktan başka bir şey değildir. Vücudumuzun hissettiğimizden çok daha fazla suya ihtiyacı olduğunu unutmayın. Su içmek için susamayı beklemeyin!..

İnsan vücudunun ortalama yüzde 65’i sudan oluşur. Kanın yüzde 92’si, kemiklerin yüzde 22’si, beynin yüzde 57’si, kasların yüzde 75’i… Suyun insan sağlığı için de yararları saymakla bitmez. Vücudumuzdaki hücrelerin büyük bir kısmında bulunan su kanla birlikte dokulara besin ve oksijen taşıyarak böbreklerden toksik madde atımında rol oynar. Burun kanallarının nemlendirilmesinde, gözün-ağzın kurumamasında, eklemlerin yağlanmasında, kan, ter ve gözyaşının oluşumunda, enerjinin saklanmasında ve kan hacminin korunmasında da önemli rol oynar. Düzenli egzersizlerle yakılan kalori miktarını ayarlayan suyun mide özsuyu üzerinde de etkisi vardır. Aynı zamanda sıvı tutulması yani ödeme neden olan sodyumun vücuttan atılmasını sağlayan da sudur.

Her gün ne kadar su içmeliyiz?
Ne kadar su içmemiz gerektiği vücut hacmimize, fiziksel aktivitelerimize ve bulunduğumuz iklime bağlı olarak değişir. Bir kişinin genel olarak ortalama günlük 1,5-2,5 litre arasında su tüketmesi gerekir. Vücut ihtiyacından daha az su alırsa “dehidratasyon” gerçekleşir. Bu da çok ciddi bir durumdur. Vücut yüzde 1 oranında su kaybederse susarız; yüzde 5 kayıpta ateşimiz çıkar; bu oran yüzde 10’ları bulduğunda yürüyemez hale geliriz. Kola, çay, kahve gibi kafeinli içecekler su girdisinden çok su kaybına neden olur. Bu nedenle sadece su içmek daha sağlıklıdır. Özellikle sıcak yaz aylarında böbrek taşı riski altında olduğumuz için 3 litre kadar su tüketmek sağlık açısından çok faydalıdır. Ayrıca terlemeyle azalan idrar miktarını dengelemek için yine suyu bol tüketmek gerekir.

Sıcak havalarda su, vücut sıcaklığının düzenleyicisi olarak çalışır. Dikkat edilecek nokta, yazın içilen su miktarını artırmak gerektiğidir. Bedenimiz ısındıkça terleyerek su kaybettiğinden su seviyesi tekrar yeterli düzeye getirilmelidir. Vücut suyu aktif olarak kullanır, depolayamaz. Bu sebeple susuzluğa dayanamayız. Vücudumuzun hiç su içmeden dayanabileceği maximum süre en uygun şartlarda 7 gündür.

Suyu gün içine dağıtarak için
Nasıl her şeyin fazlası zararlıysa, aşırı su içtiğimizde de bedenin atmakta zorlandığı su tutularak ödemler oluşur. Bir seferde çok fazla su içilmesi durumunda böbrekler zarar görebilir… 10-12 bardak suyu, gün içine dağıtarak için. Her öğünden 15 dk önce 1-2 bardak su için ki 20 dakikada doygunluk mesajı alan beynimizde bu hissin oluşumunu hızlandırın. Hiçbir sıvı içeceğin suyun yerini tam anlamıyla tutmadığını, birçok hastalık nedeninin vücudun susuz kalmasına dayandığını unutmamak gerekir.

Suyun insan sağlığı açısından başlıca faydaları:

– Kabızlığı engeller.

– Selüloitlerden kurtulmayı sağlar.

– İdrar yolu enfeksiyonu oluşumunu engeller.

– Ses tellerinin kurumamasını sağlar.

– Böbrek taşı oluşumunu engeller.

– Meme kanserine karşı korur.

– Soğuk algınlığına yakalanma riskini azaltır.

– Cildin buruşmasını engeller.

– Su içmek tokluk hissi verir ve abur cubur yemenize engel olur.

– Yeteri miktarda su içmek egzersiz yapan bir kişi için yağ yakımını hızlandırır ve artırır.

– Gün boyu içeceğimiz 2 lt su, enerji oluşumunu artırarak zayıflamaya yardımcı olur. – Aç karnına içilen su, organizmayı zararlı toksin maddelerden arındırır.
– Emzikli kadınlarda süt üretimini artırır.

– Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.
– Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.
– Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir.
– Düşünme başta olmak üzere bütün beyin fonksiyonları için vücuda güç ve elektriksel enerji verir.
– Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.
– Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.
– Uykuyu düzenler.
– Kadınlarda adet öncesi ağrıyı ve ateş basmasını hafifletir.
– Dehidratasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur; bu da iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.
– Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Karar verme yeteneğini artırır.

Ambalajlı su mu, çeşme suyu mu?
Ambalajlı su, Sağlık Bakanlığı’nın çok sıkı olan yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alındığı, sürekli denetim altında olduğu ve halk sağlığı açısından bir risk taşımadığı yönünde bir güvencenin var olduğu anlamını taşır. 2005 yılı sonu rakamları itibariyle Türkiye’de yıllık toplam ambalajlı su tüketimi 7 milyar litreye ulaştı. Bu tüketimin yüzde 80’i -yani 5,6 milyar litresi- damacana, yüzde 20’si -yani 1,4 milyar litresi- paketlenmiş sudur. Ülkemizde kişi başına damacana ve paketlenmiş su tüketimi 93 litredir.

Ambalajlı su sektörü büyüklüğüne göre 2 ana kategoride incelenir:

a) 10 litre ambalajdan büyük ürünlerin yer aldığı 19 litrelik polycarbonat damacana; kısaca tüpsu.

b)       10 litre dahil ve küçük ambalajlı ürünlerin yer aldığı 0.5 – 1.5 – 5 litre vb. pet sular  ve 0.2 litrelik cam şişelerde satılan doğal maden suları; yani paketlenmiş su.

Ambalajlı suyun kalitesi güvence altında
– Ambalajlı su, yönetmelik gereği ilk çıktığı haliyle temiz ve sağlıklı olmak zorundadır. Suyun temizliği, yeryüzüne ilk çıkış noktasından tam otomatik makinelerde şişeye dolumuna ve kapatılmasına kadar çok sıkı kontrol altındadır. Çeşme suyunda ise özellikle su depoları önemli bir sorun kaynağıdır. İSKİ yetkililerinin yaptığı araştırmada İstanbul’daki su depolarının yüzde 98’inin halk sağlığını tehdit edici boyutta kir ve mikrop barındırdığı tespit edilmiştir.

– Genelde çeşme suları içinde taşıdığı klor gibi dezenfektanların etkisiyle rahatsız edici bir koku ve lezzete sahiptir. Ambalajlı sularda ise bu tür sorunlar mevcut değildir.

– Ambalajlı su, hijyenliği, ambalajı ve markası ile tüketicinin albenisi ve güvenini kazanmak zorunda olan ticari bir üründür. Yapılan yatırımlar çok büyüktür ve -bazı gayri ciddi firmalar dışında- hiçbir su sanayicisi tüketicisinin sağlığını tehlikeye atarak şirketinin piyasadan silinme riskini göze alamaz.

Ülkemizde ambalajlı su tüketimi çok uzun zamandan beri bir lüks olmaktan çıkmıştır. Şebeke sularına olan güvensizlikten dolayı insanlar “sağlıklı ve temiz içme suyu ihtiyacı”nı karşılayabilmek için ambalajlı suları yoğun biçimde tüketmektedir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla