Anasayfa / Manşet / Sağlıklı ve Kalıcı Zayıflamada Yeni Yöntem: Nörofit

Sağlıklı ve Kalıcı Zayıflamada Yeni Yöntem: Nörofit

Paylaş

Psikiyatri, Beslenme-Diyet ve Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümleri multidisipliner bir anlayışla bir araya gelerek kilo sorunu yaşayan kişilere sağlıklı ve kalıcı zayıflamanın yöntemini öğretiyor. Nörofit adı verilen yeni yöntem çok sayıda kronik hastalığa alt yapı oluşturan obezitenin kalıcı tedavisinde uygulanan bir yöntem olarak dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Aslıhan Dönmez-Psikiyatri Uzmanı

Yrd. Doç. Gizem Köse- Beslenme ve Diyet Uzmanı

Doç. Dr. Defne Kaya – Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uzmanı

————

Multidisipliner bir anlayışla uygulanan bir tedavi yöntemi olan Nörofit programı, obezite ve aşırı kilonun; psikiyatri, egzersiz ve beslenme tedavilerinden oluşuyor. Nörofit’te danışanlar üç farklı branş uzmanı tarafından  değerlendirilerek tedavi ediliyor.

Temel amacı sağlıklı ve kalıcı zayıflamayı sağlamak olan Nörofit programının yapılmasının temelde üç önemli nedeni bulunuyor.

Kişinin kendini aç bırakacak sıkı diyetler yapmış olması: Bu programda bunun yerine sağlıklı ve düzenli beslenme eğitimleri veriliyor.

Kişinin yeme alışkanlıklarını belirleyen kalıplaşmış olumsuz düşünce ve davranış örüntülerinin olması: Bu programda uygulanan Bilişsel Davranışçı Terapi teknikleri ile kişinin bu düşüncelerini değiştirmesinin sağlanması hedefleniyor.

Kişinin egzersizden yoksun, hareketsiz bir yaşam sürdürüyor olması: Bu programda kişiye özel, uygulanabilir bir egzersiz programı hazırlanıyor.

Nörofit programına kimler katılabilir?

Nörofit programına; sağlıklı ve kalıcı bir şekilde zayıflamak isteyen, kilo vermek için spora başlamak isteyen, diyabet ve metabolik sendrom gibi durumlara bağlı kilo vermekte zorlanan, hamilelik sonrası kilo vermek isteyen, herhangi bir hastalığa, tedavisine ya da cerrahisine bağlı gelişen kilo artışına ‘dur’ demek isteyen herkes başvurabilir.

Nörofit neden önemli, neyi değiştirecek?

Günümüzde insanlar zayıflamak için artık klasikleşmiş, monoton, kişiyi baskı altına alan sıradan diyet programlarını uygulamak istemiyor. Çünkü bu diyet programlarını uzun süreli sürdürmek kolay değil ve sıkıcı. Üstelik uygulamayı bırakınca hızlı bir şekilde kilo alarak başa dönüyorlar. Oysa herkesin bu konudaki isteği ve beklentisi aynı: Sağlıklı ve kalıcı bir şekilde kilo verebilmek. Nörofit programının bugüne kadar olan zayıflama programlarından temel farkı işte bunu sağlıyor olması. Nörofitin psikiyatri ayağında uygulanacak olan Bilişsel Davranışçı Terapi bunu sağlamak amacıyla uygulanıyor. Bilimsel etkinliği en fazla gösterilmiş psikoterapi türlerinden bir olan Bilişsel Davranışçı Terapi, kişinin bugüne kadar kalıcı olarak zayıflamasına engel oluşturmuş olan düşünce ve davranış kalıplarını tespit ederek değiştirmesine yardımcı oluyor.

Değişiklik midede değil beyinde yapılmalı

Sağlıklı ve kalıcı zayıflamayı sağlamak için kişinin yapması gereken değişiklik midede değil beyindedir. Beynin daha ilkel olan alt merkezleri daha çok haz ilkesine göre çalışır, yeme konusunda da “Ye ve rahatla” diyerek kişiyi dürter. Üst merkezler ya da korteks adı verilen beyin bölümü ise gerçeklik ilkesine göre çalışır; yeme konusunda “Bunu yemek sende geçici bir rahatlamaya yol açacak, kalıcı duygun suçluluk ve pişmanlık olacak, bu nedenle bunu yeme” diyerek frenleme sağlar. Psikoterapi yöntemleri ile kişi üst beynini devreye sokarak alt beyinden gelen ilkel dürtüleri denetim altına almayı öğrenir. Psikoterapinin beyni değiştirdiği birçok çalışma ile gösterilmiştir. Nörofit programı içerisindeki Bilişsel Davranışçı Terapi de kişiyi yeme açısından sabote eden alt beyin uyarılarını fark ederek bunları üst beyinle kontrol altına almayı sağlayacak teknikleri kişiye öğretmeyi amaçlamaktadır.

Beslenme programı kişiye özel hazırlanmalıdır

Beslenme planına başlamadan önce yeme farkındalığı, duygusal yeme ve yeme bağımlılığı derecelerini ölçmek üzere üç ölçek uygulanır ve ölçeklerden alınan puanlara göre tedavi planı belirlenir. Danışandan beslenme günlüğü tutması istenir. Bu beslenme günlüğünde tüketilen besinlerin enerji değeri, besin öğeleri detaylıca hesaplanarak danışanın beslenme alışkanlıklarındaki hatalar düzeltilmeye çalışılır. Hızlı değişiklikler yerine öncelikli hedef var olan beslenme alışkanlıklarını yavaş ve kalıcı bir şekilde değiştirmektir. Beslenme programı hazırlarken yatış-kalkış saatleri ve öğün içerikleri bireye özeldir. Zaman içerisinde esnetilerek normale döndürülebilir. Bu sırada temel beslenme eğitimleri verilir ve her görüşmede beslenme programı üzerinden ortalama uygulama yüzdesi hesaplanır. Eğer yeterli ve dengeli beslenme ile ilgili bilgiler tazelenerek devam ederse zaman içerisinde fazla yediğinde / öğün kaçırdığında / kabızlık yaşadığında / yeme atağı geldiğinde ne yapacağını bilir. Böylece yaşamı boyunca ağırlığını yönetebilir.

Nörofit’te egzersiz neden önemli?

Egzersiz ve hareketli bir yaşam kişiyi hem birçok kanser türünden hem de kalp-damar hastalıklarından korur. 36 beden pantolon içine girebiliyor olmak sağlığın göstergesi değildir. Vücuttaki yağ ve kasın miktarı, bunların boy ve vücut tipine orantısı, hatta yağın vücudun nerelerinde daha yoğun yerleştiği daha önemlidir. Hem kas-iskelet sistemi problemlerinin hem de obezite ve metabolik hastalıkların tedavisinde kasların kuvvetinin artırılması, enduransının geliştirilmesi ve esnekliğinin sağlanması güncel yaklaşımdır. Kas kuvveti, özellikle de bacaklardaki gibi büyük kasların, arttıkça vücut daha fazla enerji yakmaya başlar ki bu da sadece birkaç adım atarak yapılan harekette bile yağ yakımını sağlar.

Egzersiz neyi değiştirecek?

Egzersiz ve hareketli bir yaşam, düzenli yapıldığında, 3 ay içinde davranış değişikliğine, 6’ncı aydan itibaren alışkanlığa dönüşür. İlk olarak egzersiz bir yaşam tarzı hâline gelmelidir.  İkinci olarak, aerobik olarak hangi kalp atım seviyesinde yağ yakımı başladığı belirlenir. Çünkü hangi hızda yürümek ya da koşmak gerektiğini bilinmediğinde saatlerce yürümek de kilo verdirmez. Üçüncü olarak da özellikle büyük bacak kaslarının kuvvetini belirleyerek onların kuvveti daha da artırılmaya çalışılır. Çünkü büyük ve güçlü kaslar daha çok enerji harcar. Bu ne demek oluyor? Yani kaslar güçlü tutulduğunda normal yaşam hareketlerinde daha fazla enerji harcanır. Bu da zayıflama ve verilen kilonun kontrol edilmesinde çok önemlidir. Hedef sadece zayıflatmak değil, sağlıklı bir yaşam için hazırlamak. Düzenli egzersiz yapan, yürüyen veya koşan kişilerde kanser hareketsiz kişilere oranla daha az görülüyor. Ayrıca hedefler arasında genç kalmayı sağlamak da var. Günde 10 saat oturan ve haftalık 150 dakika aerobik egzersiz önerisini yerine getirmeyenler, biyolojik olarak 8 yıl daha yaşlanmaktadır.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*