Anasayfa / Kanser / Sessiz İlerleyen Kanser ‘DİKKAT’…

Sessiz İlerleyen Kanser ‘DİKKAT’…

Kol ve bacakta rastlanan tümörler tüm kanser türleri ele alındığında 100 vakadan 1’inden de az görülür. Nadir görüldüğü için de her uzman bunu fark edemez veya bilemez. Büyüme çağındaki geçmeyen ağrı ve şişliklere dikkat etmek gerekir. Bazı hastalar tümör artık kemiği iyice zayıflattığı için oluşan kırıklar sonucu sağlık kuruluşuna başvurur. Sessiz ilerleyen bu kanser türleri 1. veya 2. evrede yakalandığında tedavideki cevap yüzde 60-70’lere varır.

Dr. Ahmet Salduz

İst. Ü. İst.Tıp Fak. Ortopedi ve Travmatoloji ABD.

Ortopedi-Onkoloji Uzmanı

Ortopedi-Onkoloji kol ve bacakta çıkan iyi ya da kötü huylu tümörlerle ilgilenen bilim dalıdır. Hasta temelde dört ana şikâyet yaşar. En sık şişlikle gelir (şişlikler kemikten ya da yumuşak dokudan kaynaklı olabilir. Bu muayene ile anlaşılabilir). Kitle mobil ise yumuşak dokudan kaynaklıdır. Kemikten çıkan şekil daha sert olur. Yumuşak doku kaynaklı kitleler daha çok şişlik yapan-liponlar- iyi huylu yağ bezeleridir. Kötü huylu da olabilirler. Tümör hızlı büyüyorsa bunun -marin- kötü huylu olma ihtimali yüksektir.

Kötü huylu ihtimali yüksek durumlar:

*Hızlı büyüyen kitleler

*Bir tümör biraz derin yerleşimli ise cilt altı değil de kasların arasında yerleşmiş ise

*Tümör 5 cm’den büyükse

Görünür ve Emar bulguları ile bunlara ek olarak kontrast tutması (Damardan bir ilaç verilir. Bu ilaç kan damarlanmasının olduğu her yere gider. Özellikle bu kitlelerin kanlanması ile ilgili bilgi verir. Eğer kontrast durumu varsa yani kanlanma varsa) tümörün kötü huylu olduğu söylenebilir. Her kontrast tutan kötü değildir ama ihtimali artırır. Kontrastın heterojen görüntü olması da kötü huylu olma yolunda göstergedir.

Kendiliğinden oluşmuş bir şişlik ise hiç beklemeden doktora gitmek gerekir. Travma sonucunda çarpma-düşmede oluşan şişlik 1-2 hafta takip edilmeli, geçmediği takdirde vakit kaybetmeden uzmana başvurulmalıdır.

Gençler spor yaparken düşme-çarpma sonrasında ağrı olur. Geçmeyen ağrı ve şişliklere dikkat etmek gerekir. Spor travması ile tümörlerin karıştırılması dikkat edilmesi gereken çok önemli bir noktadır. Spor travması ile ortaya çıkan çok sayıda hasta var.

Dikkat edilmesi gereken bulgular;

Ağrı, şişlik ya da spor yaparken meydana gelen burkulmalarla gelen hastada tümör tesadüfen fark edilebilir. Çekilen röntgende kemikte fark edilen lezyon tümörse bu iyi ya da kötü huylu olabilir. Normalde kemik sert bir dokudur. Kemik oluşumu sırasında meydana gelen fibroz doku iyi huylu kemik tümörleridir.

Kötü huylu olduğunu ancak uzmanı anlayabilir. Tesadüfen yakalanan kötü huylular aslında şanslıdır çünkü erken tedavi şansı yakalanır. Şikâyet vermeden tedaviye başlanır.  Eğer tesadüfi bulunmazsa zaman içinde ilerler ve ağrı ile kendini gösterir. Ağrı kötü huylu tümör anlamına gelmez. İyi huylu tümörlerde de ağrı olabilir.

Örneğin; Osteit ostoma iyi huylu küçücük bir tümördür. Bir cm’den küçüktür ama ciddi ağrı yapar. Röntgen, BT, tomografi ile tanı konabilir. Küçük bir tümör olduğu için çoğu zaman atlanır. Uzmanı olmayan doktor bunu fark etmeyebilir. Çocuklarda büyüme çağıdır, geçer denir ama geçmez. Aylarca ağrı çektikten sonra gelinir. Geceleri ağrı olur. Zonkladığı için çocuk uyuyamaz. Ağrı kesici almaktan mide kanaması ile hastaneye kaldırılanlar olur. Diz, kalça ağrısı olan çocuk için röntgen çekilerek, ileri tetkik mutlaka yapılmalıdır. Çünkü uzun süren ağrının altında böyle bir tümoral oluşum olabilir.

DİKKAT!

*Uzun süren ağrı şikâyeti

*Büyüyen bir kitle varsa

*Yürüme ile oluşan mekanik bir kemik ağrısı varsa -kireçlenme hariç- eklemler dışında bir ağrı varsa mutlaka uzmana başvurulmalıdır.

Kas-iskelet sistemi tümörleri çoğunlukla çocuklarda görülür. Kemik tümörleri, 5-20 yaş arası daha sık rastlanır. Nedeni henüz belli değil olmamakla birlikte çoğunda genetik bir alt yapı vardır. Bazı hastalıklar nokta mutasyonu yani gen dizinde bir tane aminoasidin yer değiştirmesi sonucunda oluşur. Ortopedik tümörlerde ise daha çok kromozomun bir parçasının başka bir kromozomun parçası ile yer değiştirmesi sonucu oluştuğu saptanmıştır.

Bazı hastalar ise tümör artık kemiği iyice zayıflattığında oluşan patolojik kırıklarla sonucunda sağlık kuruluşuna başvurur. Röntgen ya da Emar’da tümör fark edilir.

Tanı; biyopsi ile konulur. Bu kısmı çok önemlidir çünkü tanın kesinleştiği aşamadır. Biyopsi yaparken cerrahi bir işlem yapılır. İğne biyopsi de olsa o tümörün içine girilir bir parçasını alıp çıkılır. Bu işlem sırasında bile nükslerden bahsedilir. Biyopsi yapılan nokta ile ameliyatın aynı hat üzerinden yapılması gerekir. Biyopsiyi yapan kişi ile ameliyatı yapan kişi mümkünse aynı ekip aynı uzman olmalıdır.

Tedavi sırasında ortopedik onkoloji olarak değil onkolog, radyasyon onkolog, medikal onkologlardan yardım alınır. Ortak toplantılar sonrasında multidisipliner yaklaşım ile tedavi edilir. Kemik tümörleri tedavisi kemoterapi ile başlar, sonra ameliyat ardından onkologlarla devam eder. Yumuşak doku kitlelerinde sıklıkla radyoterapi kullanılır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*