Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Tekrar Tek Çocuk Olmak İstiyorum

Tekrar Tek Çocuk Olmak İstiyorum

Paylaş

Önceleri sürekli kardeş isteyen bir çocuğun bu isteği gerçekleştikten sonra neden kardeşini kıskandığı, hatta ona düşman gibi davrandığını anlamak zor olmalı. Oysa bu çocukların süreklilik göstermeyen, değişken olan isteklerini yansıtan, dolayısıyla onların doğasıyla ilgili ipucu veren bir özellikleridir.

İnci Yelkenci

 Kültür2000 Koleji Rehber Öğretmeni

Çocuklar bir kardeşlerinin olmasını ister ancak kardeş doğumu ile de yoğun bir kıskançlık yaşamaya ve anne babaları zorlamaya başlar. Kardeş kıskançlığı; kıskançlık insanoğlunun en doğal, en evrensel duygularından birisidir. Kıskançlık sevilen kişinin başkasıyla paylaşılmasına katlanamamak olduğuna göre sevginin bulunduğu her yere girer. Çocuk için en değerli varlık anne olduğuna göre onu başkalarıyla paylaşmak kolay, dayanılır bir duygu değildir. Anne sevgisini yitirme korkusu, daha yeni bir kardeş geleceğini öğrendiği anda içini sızlatmaya başlar. Evin kralı konumundayken hiç beklenmedik bir zamanda, krallığına ortak olan ve yaşamını alt üst eden bir kardeş çıka gelir. Bu yeni misafirin  kardeş olması, ona karşı kıskançlık ve nefret duygularının oluşmasında bir engel teşkil etmez. Kıskançlıkta önemli olan kıskançlığın boyutudur. Bu noktada kardeş kıskaçlığının hemen her çocukta aynı şekilde yaşanabilecek nedenlerine bakılmalıdır.

  • “O ana kadar kendine yöneltilen ilgi ve dikkatin kardeşine yöneltilmesi, annenin zamanının önemli bir bölümünü yeni doğan bebeğin bakımına ayırması, anne babanın tutumundaki değişiklikler, kardeşler arasındaki yaş farkı, dışarıdan insanlarla akrabaların olumsuz söylemleri ve tutumları, cinsiyet farklılığı gibi etkenler olabileceği gibi; aşırı şekilde çocuğa bağlanılması, çocuklarından beklenti içine girilmesi, sonuçta her çocuk bu beklentilere farklı karşılık verdiği için rekabet oluşması, babanın kardeş ilişkilerinde rolünün az olması gibi aile odaklı nedenlerde olabilir.”

Kardeş kıskançlığı doğal bir duygudur, sevgi ve kıskançlık-nefret ara ara yoğunlaşarak zaman içinde yoğunluğunu kaybeder. Kardeşini sevmek zorunda değildir. Olumsuz duygular anlayışla karşılanmalı ve bu duyguları belirtmesi için yüreklendirilmelidir (beni de uğraştırıyor, ara sıra ben de kızıyorum, beceriksizliği yüzünden ona çok zaman harcıyorum, seni sevmediğimi düşünme, eskisi kadar seviyorum, ben de kardeşim doğduğunda kıskanmış, böyle düşünmüştüm). Peki kardeş kıskançlığını nasıl ifade eder, neler bekliyor olabilir bizleri bu süreçte?

-Sevilmediği düşüncesiyle anneden tamamen uzaklaşır, içe kapanır, yemek yememeye ve zayıflamaya başlayabilir.

-Kabus gördüklerini, çişlerinin geldiğini bahane ederek ilgiyi kendi üzerlerine çekmeye çalışır. Altını ıslatma, parmak emme gibi davranışlarla önceki gelişim evresine gerileme görülebilir .

-Hem gün içinde hem de geceleri aşırı sinirli olur. Huzursuz bir görünümleri vardır, sakinleşmekte zorlanır ve kimi zaman çevrelerindeki insanlara öfkeli davranabilir. Kendine ya da eşyalara yönelik saldırgan davranışlarda bulunabilir.

-Son aylarda annenin yorgun, isteksiz ve yeni gelecek kardeşin hazırlıkları ile uğraşıyor olması çocuğun huysuzlaşıp, anneden ayrılmak istememesine neden olabilir.

-Anne babaya sık sık onu sevip sevmediklerini sorma ve sevgilerinden bir türlü emin olamama yaşanabilir.

Evet, kıskançlık doğal bir duygudur ve en değerli varlığı olan annesini paylaşmak zorunda olmak da bir çocuğun kardeşini kıskanması için yeterli bir nedendir. Peki, çocuklarımızın bu durumdan olabildiğince az etkilenmesi ve bu duruma çabuk alışabilmesi için, biz yetişkinler neler yapabiliriz?

  • Yeni bir bebek tüm ev halkı için özellikle de çocuk için büyük bir değişimdir. Hamilelik döneminden itibaren çocuk endişe duymaya, korkmaya başlayabilir. Bebek geldikten sonra neler olacağını tam bilememenin verdiği bir belirsizlik ve kaygı duyabilir. Bu nedenle yapılacak en doğu şey çocuğunuzla konuşmak ve sürekli onunla iletişim halinde olmaktır. Onunla neler hissettiğini konuşun, onun duygularını kabul edin. “Kardeşin olacağı için biraz endişelisin galiba.” gibi cümlelerle onun duyguları ile yüzleşmesini ve bunları dile getirmesini sağlayabilirsiniz.
  • Kardeşi doğmadan önce çocuğunuza aileye yeni bir üye geleceğini, bu nedenle evdeki ortamın biraz daha heyecanlı ve karışık olacağını anlatabilirsiniz. Örneğin eve sık sık misafirlerin geleceğini, annenin bebekle zaman geçirmesi gerektiğini, çünkü bebeklerin bir takım ihtiyaçları olduğunu, ama aynı şeylerin o doğduğunda da yaşandığını ve her şeyin zamanla düzene gireceğini anlatabilirsiniz. Bu şekilde çocuğunuz bebeğin gelişi ile birlikte neler yaşayacağını önceden bilir ve belirsizlikten kurtulur. Unutmayın, belirsizlik en büyük kaygı kaynağıdır.
  • Gergin olmayın. Öncelikle rahatlayın, çocuklar etraflarındaki yetişkinlerin davranışlarından etkilenirler. Büyük çocuğunuzun kardeşine nasıl tepki göstereceği konusunda endişeliyseniz çocuğunuzda gergin olacaktır .
  • Hamilelik döneminden başlayarak anne-baba kendi arasında bir iş bölümü yapabilir, baba ya da bir başka aile üyesi çocuğun bakımı, yemek yemesi, uyuması veya ders çalışması gibi işlerle ilgilenebilir. Bu şekilde çocuğunuz anne hastanedeyken veya bebek ile ilgilenirken kendini ihmal edilmiş hissetmez.
  • Çocuğunuzu bebek fikrine alıştırmak, kendisini dışlanmış hissetmesini önlemek için onu da sürecin içerisine katmaya çalışabilirsiniz. Bebeğin ismine beraber karar verebilir, bebek doğmadan önce beraber alışverişe çıkabilir, bebek odasını veya giysilerini beraber seçebilirsiniz.
  • Çocuğunuzu bebek fikrine alıştırmak, kendisini dışlanmış hissetmesini önlemek için onu da sürecin içerisine katmaya çalışabilirsiniz. Bebeğin ismine beraber karar verebilir, bebek doğmadan önce beraber alışverişe çıkabilir, bebek odasını veya giysilerini beraber seçebilirsiniz.
  • Eve yeni bir bebeğin gelmesi yeterince büyük bir değişikliktir ve bir çocuğun buna alışması için zaman gerekecektir. Bu nedenle çocuğun hayatında aynı anda başka değişiklikler yapmak ona zarar verecektir. Eğer çocuğunuzu yuvaya vermek, yatak odasını değiştirmek gibi değişiklikler yapılacaksa bunların doğumdan önce yapılıp çocuğun bunlara uyum sağlaması için vakit tanımak çok önemlidir. Aksi takdirde çocuk yeni kardeşin gelişi ile birlikte evden atıldığını ya da statüsünü kaybettiği hissini çok yoğun bir şekilde hissedebilir.
  • Çocuğa somutlaştıramayacağı sözler söylemeyin. “Sakın endişelenme seni de bebek kadar seveceğiz” cümlesi iyi niyetli olsa da çocuğun anne babanın sevgisi için kardeşle yarışmasına yol açar.
  • Kıskanmasın diye çocuğa aşırı hoşgörü göstermek durumu kötüleştirecektir. Örn: Önceden yalnız yatan çocuğun anne babasıyla yatmasına izin verilmemelidir. Çocuğa kıskanmasın diye gösterilen aşırı ilgi, bu seferde kardeşinin onu kıskanmasına neden olabilir
  • Kardeşini sevmek zorunda olduğu söylenmemeli, “Sen artık ablasın” diyerek, yaşının üzerinde olgunluk bekleyip onun da hala çocuk olduğu unutulmamalıdır.

Tüm bu anlattıklarımızdan görüyoruz ki kardeş kıskançlığı göz ardı edilip,umursanmayacak geçiştirilecek bir durum değildir. Gerek doğum öncesi gerek doğum sonrası aileye düşen önemli görevler vardır.Özellikle babalar bu süreçlere çok fazla dahil olmaz. Bu konuda babalara da sorumluluklarının daha fazla farkında olmaları, kardeş kıskançlığı sürecinde annelere destek olmalarını bir kez daha hatırlatalım.Ve son olarak şunu da unutmayalım “Kardeşler arası geçimsizlik veya kıskançlık ne kadar yoğun olursa olsun, birbirlerinden ayrı kaldıklarında birbirlerini çok özler. Her şeye rağmen birbirlerini çok sevmekten kolay kolay vazgeçemezler.”

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*