Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Türkiye’nin ‘Astrolojik Haritası’ Ne Söylüyor?

Türkiye’nin ‘Astrolojik Haritası’ Ne Söylüyor?

Paylaş

Turkiyenin-Astrolojik-Haritasi-Ne-Soyluyor2016’ya kadar tüm dünya önemli olaylar tezahür edecektir. İnsanlık önemli sınavlardan geçecek, yaptıkları ve yapmadıkları ile bu sınavdan geçecek ya da kalacaklar. ‘Ben’ merkezli yoldan ilerlemeye devam edip “biz” olma olgusunun temelini kavrayamaz ve bu bilince erişemezsek her birimiz yaptıklarımızın bedelini olumlu ya da olumsuz olarak öderiz. Unutmamak gerekir ki; yeniçağ süreci, seçimlerimiz doğrultusunda şekillenecektir.

Astrolog Şenay Yangel

Dünya Astrologlar Birliği Genel Sekreteri

Türkiye’nin horoskopunda Güneş Akrep burcundadır. Yükselen Yengeç olup 5.Ev kesişen burç olarak Akrep’i barındırmakta ve burada “Stellium” adı verilen gezegen kümeleşmesi göze çarpmaktadır. Jüpiter, Venüs, Güneş, Satürn ve Merkür kesişen ev içinde kalarak haritanın en önemli evi olan yerde olumsuzluklara neden olmaktadır. Burası yaşam arzusu, sanat, yaratıcılık, spekülasyon veya kısaca varlığını gösterme evidir.

Ekonomi Zora Girecek!

Ülkenin ekonomik anlamda sürekli istikrar sağlayamaması, skandallar, terör olayları, gerçek sanata yabancılaşması, akrep burcu ve genelde yeterince istikrarlı olamayan politikacılar tarafından yönetilmesi ve dünya ülkeleri arasında hak ettiği yeri almakta zorlanmasının astrolojik açıklaması burada açıkça kendini göstermektedir.

Felaketin Sonu Bolluk Olacak

Çin astrolojisinde 4 Şubat 2013’de başlayan süreç Yılan yılıdır. Çin kozmolojisindeki alametler sistemine göre ise Yılan yılı büyük kasırga, fırtına ve sellerin işaretçisi olarak görüldüğü gibi aynı zamanda Yılan Yılı büyük felaketlerle gelen fakat sonrasında bereketli bir dönemi başlatan bir dönüm noktası olarak değerlendirilir.

Yeni bir çağa girerken yaşayacaklarımızı doğum sancısına benzetiyorum. Hiç bir doğumun sancılı olmaması düşünülemez. İster normal doğum ister sezaryen olsun mutlaka sancı ve zorluk vardır. Fakat her doğumun bir mucize olduğunu unutmamak gerekir. Kim olduğumuzu, yaptıklarımızı, yaşadıklarımızı, var oluşu sorguladığımız bir sürecin başlangıcındayız. Tüm dünya da önemli olaylar tezahür edecektir.

Dünyada Neler Olacak?

2016’ya kadar insanlık önemli sınavlardan geçerek bu imtihanı yaptıkları ve yapmadıkları ile geçecek ya da sınıfta kalacaktır. Tüm bu verilerle birlikte astrolojik haritaları incelediğimizde salgın hastalıklar da artış; Hindistan Asya başta olmak üzere tüm dünyada yaşanacak. Şiddetli yağmurlar, tsunamiler, iklim değişiklileri ve Mayaların kehanetini doğrulayan güneş patlamalarının jeomanyetik yansımaları, uydularla iletişim sistemleri üzerinde ciddi problemler yaşamımıza neden olabilir.

Bilmeyenlere Merak Artacak!

Yıldızların öğretmeni Satürn’ün 2.5 yıl boyunca Akrep burcundaki seyrine davam edecek. Satürn Akrep burcundaki seyrine devam ederken gizlilik taşıyan konulara ilginin yoğun bir şekilde artması, gizli kalmış meselelerin gün yüzüne çıkması ve sarsıcı olaylara sebep olmasını deneyimleyebiliriz. Bilinmeyene olan ilginin artışı bu yönde suiistimal edilip maddi-manevi kayıplar yaşamımıza neden olabilir.

Ülkemiz açısından değerlendirirsek, Akrep burcundaki bu 2.5 yıllık periyotta evrensel değerler üzerinde buluşacağımız, korkularımızla yüzleşeceğimiz, sosyal ve ekonomik konularda yaşayacağımız köklü değişimlerle sınanacağımız bir sürecin içindeyiz. Bu sürecin sonunda köklü değişimler yaşayarak zorluklardan sonra değişime ayak uydurmak zorunluluğu doğacaktır. Yasadışı güçlerin yapacağı sansasyonel olaylar gündemimizde önemli bir yer tutabilir. Yine gizli ve yasadışı yapılanmalar, bunların faaliyetleri bir takım zorlayıcı olaylara ve ciddi yaptırımların uygulanmasına yeni karar ve uygulamaların oluşumuna sebep olabilir. Ülke ekonomisinde dalgalanmalar, tüm dünyada yaşanacak doğal afetlerde artış ve yine dünya genelinde ekonomik krizleri deneyimleyebiliriz. Zorlu süreçlerden sonra tamamen yeni bir sistem ve oluşum yine bu dönemin getirileri arasındadır. Evrensel değerler üzerinde buluşmamız gereken, dünyamıza ve yaşamımıza değer verip bireysel anlamda üzerimize düşeni yapmamız gerekenlerin farkına varacağımız bir süreçteyiz. İnsan olmanın getirdiği, unuttuğumuz, uzaklaştığımız alışkanlıklarımızı yeniden hatırlayacağımız, teknolojinin büyülü dünyasında kaybettiğimiz ruhumuzu yeniden dirilteceğimiz, bu anlamda beslenmek için çaba göstereceğimiz özel zamanlar. Tabi burada aklıma gelen Spritüel öğretmen Meher Baba’nın sözünü de paylaşmak istiyorum. “Her ne ararsan kendinde ara” der ve yine aynı üstat “Sadece uyuyan bir insanı uyandırabilirsiniz” der.

Doğanın dengesini bozan insanoğlu, onun yeniden yapılanmasına katkıda bulunmazsa iktidar hırsı, sahip olma kitleleri, yönlendirme güdüsünün esiri olup ben merkezli yoldan ilerlemeye devam edip “biz” olma olgusunun temelini kavrayamaz ve bu bilince erişemezsek her birimiz yaptıklarımızın bedelini olumlu ya da olumsuz olarak öderiz. Dünyamızın yeni bir çağa girdiği bu süreçte tercihlerimizi ruhumuzun verdiği mesajları dikkate alarak yapmalıyız. Seçimlerimizin sonuçlarını da tüm dünyaya yansıtmalıyız. Yeni çağ süreci, seçimlerimiz doğrultusunda şekillenecektir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*