Anasayfa / Genel Sağlık Bilgileri / “Yeni Normal” Alışkanlıkları Değiştirecek!

“Yeni Normal” Alışkanlıkları Değiştirecek!

Paylaş

Covid-19 salgını mücadelesinde alınan önlemlerin aşama aşama kaldırılmasıyla hayat normale dönmeye başlıyor. Uzmanlar, “yeni normal” olarak tanımlanan bu dönemde hayatımıza giren yeni alışkanlıkların hayatımızın bir parçası olacağına dikkat çekiyor. Salgının bitmesi için herkesin hasta olması gerekmez.

Dr. Songül Özer

Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı

‘Ben nasıl olsa hasta olacağım,  havalar sıcakken bunu atlatayım, bağışık olayım’ gibi bir düşünce kimsede olmamalıdır. Mümkün olduğunca temassız yaşamaya alışmak durumundayız.

*Sosyal alışkanlıklar değiştirecek…

Eskiden ‘normal’ ile ne kastediliyordu? Hiçbir koruma önlemi alınmaması mı? El sıkışabilme, sarılıp öpüşebilme, ellerin görünür kirli olduğunda yıkanması, maskeyi hekimler riskli durumlarda kullanıyor olması mı? Halk maskeyi hiç bilmiyor, kullanmıyordu. Bunların hepsi Koronavirüs Covid-19 salgını ile hayatımıza girdi. ‘Yeni Normal’lerle birlikte birçok sosyal alışkanlık değişmek zorunda kaldı. Sarılma, öpüşme, kucaklaşma, askere gideni severek-öperek-sarılarak gönderme, evlenen kişiye sarılma, hasta ziyaretlerini rafa kaldırıp, yeni duruma alışmak zorunda kaldık. Çünkü mümkün olduğunca temassız yaşamalıyız. Selamlaşma şeklini değiştirmek, el sıkışmayı bile unutmak, sarılıp öpüşmeyi zaten uzun süre hayatımızdan çıkarmak gerekiyor.

*Maske takmayı alışkanlık haline getireceğiz

Maske hayatımızda aylarca var olmaya devam edecek. Dışarı çıkıldığında, toplu yerlerde maske ile birlikte yaşamaya devam edecek ve buna alışacağız. Arabada tek başına seyahat halinde takmak zorunluluğu olmasa da iner inmez mutlaka maske takmak artık bir alışkanlık haline gelecek. Arabanın anahtarı içinde unutulmuyorsa maske takma da unutmayacak. Yeni normalde; el frenini çek, anahtarı al, maskeyi tak şeklinde bir alışkanlık oluşturmalıyız. Bu rutin hale getirilmelidir. Alışkanlıkların bu yönde değiştirilmesi gerekiyor. Havaların ısınmasıyla bu virüsün yok olmayacağını biliyoruz. Belki sıklığı azalabilir, hayatın içinde bu mikro organizma daha az yoğun hissedilebilir, hastalanan-ölen kişi sayısı azalacak ama virüs tam olarak yok olmayacak. İkinci riskli dönem olan Eylül-Ekim döneminde bile maskeler ve el yıkamalarla birlikte olunacak.

*AVM’lere zorunlu olmadıkça gidilmemeli

AVM’lerin açılması birçok kişi tarafından belli kritik bir dönem bitmiş gibi algılanıyor. Birçok kişi, Covid-19 salgınından önceki dönem gibi her şeyin normale döndüğünü düşünüyor ama bu çok büyük bir hata olur. AVM’ler salgından önceki dönemde olduğu gibi çok kalabalık olursa Haziran-Temmuz aylarında Şubat, Mart ayında yaşanan Covid -19 salgınından çok daha büyük bir salgın bizi bekliyor olacak. Gittikçe trafik artabilir ve havaların soğuması ile birlikte sonbaharda belki ikinci ve daha büyük bir atak yaşayabiliriz.

*Salgının bitmesi için herkesin hasta olması gerekmez

Salgının bitmesi için toplumun hepsinin hastalığı geçirip bağışıklık kazanması gibi bir durum gerekmiyor. Yani ‘ben nasıl olsa hasta olacağım, havalar sıcakken bunu atlatayım, bağışık olayım’ gibi bir düşünce kimsede olmamalıdır. Salgından bu virüsü almadan da kurtulmak mümkün. Türkiye’de yaşayan bütün insanların bu mikro organizmaları alıp da hasta olması gibi bir zorunluluk yok. O nedenle ‘AVM’ler açıldı, her şey normale döndü, maskeyi de boş ver sosyal mesafeye de gerek yok. AVM’lere koşayım, mağazaları dolaşayım, virüsü alırsam da alırım, zaten vefat eden sayıları da düşüyor. Ben de geçirmiş olurum, bağışıklık kazanmış olurum’ şeklindeki düşünce çok korkunç bir düşüncedir. Zorunlu olmadığı sürece AVM veya herhangi bir mağazaya gidilmemelidir.

*Mağazalara sayıyla müşteri alınmalı

AVM’ye gitme zorunluğu varsa mutlaka maske takmalı ve 1,5 metreden daha fazla kimseye yaklaşmamalı, sosyal mesafe korunarak dolaşılmalıdır. Burada en önemli görev mağaza sahiplerine düşüyor. Mağaza çalışanlarından biri mutlaka kapı önünde olmalı içeriye sırayla, metrekare büyüklüğüne göre müşteri alınmalı, içerideki alışveriş bitmeden de yeni kişiler alınmamalıdır. Müşteri mağazaya alınırken de mutlaka alkol bazlı el dezenfektasyonu uzatılması gerekir. Maskenin mutlaka kontrol edilmesi yoksa da mağaza sahibinin müşteriye verilmesi gerekir.

*AVM’lerde tuvalet kullanımına dikkat

AVM’lerdeki ortak tuvalet kullanımına da dikkat edilmelidir. Bir görevli kapıda nöbet tutmalı içeride 8 tane tuvalet varsa bir dolu bir boş şeklinde 4 kişinin içeri alınmalı, bir kişi çıktığında yeni kişiye izin verilmeli, koridorda asla insanlar birikmemelidir. El yıkamada da aynı şekilde olmalıdır.

*Kuaför ve berberlerde mutlaka maske kullanılmalı

Kuaför ve berberlerde fiziksel mesafenin korunması hem müşteri hem çalışanların mutlaka maske takması gerekir. Burada müşteriyle yakın temas durumu olduğu için manikür ya da saç yaptırırken, cilt bakımı-epilasyon gibi temizlik-güzellik işlemlerinde de mesafenin korunmasına dikkat edilmelidir. Yüze işlem yapılırken müşteri ve uygulayıcının mutlaka maske takması gerekir. Tabii ki ellerini yıkayarak oturmalılar.  Kişi kendinde bir hastalık belirtisi hissediyorsa zaten asla gitmemelidir.

*Havlu, makas ve manikür-pedikür aletleri sterilize edilmeli

Covid-19 salgını olmasa da başka herhangi bir mikroorganizmanın bulaşını engellemek için kuaför, berber ve güzellik salonlarında ortak kullanılan eşyalar mutlaka sterilize edilmelidir. Bir kişide kullanıldıktan sonra mutlaka özel sterilizatörlerin içine konularak steril edilmelidir. Kan yoluyla bulaşan Hepatit B, Hepatit C’den korunmak için de sterilizasyon, ortak kullanılan havlu gibi kişisel malzemelerin berber-kuaförlerin sorumluluğunda yüksek dereceli ısıda, deterjanla çamaşır makinesinde yıkanması gereklidir. İşletme sahipleri ortak kullanılan malzeme temizliğine çok dikkat etmelidir.

Paylaş

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Araç çubuğuna atla