Anasayfa / Manşet / Zayıflamamızı Zihnimiz mi Engelliyor?

Zayıflamamızı Zihnimiz mi Engelliyor?

Diyet ile psikoloji arasında doğrudan bir ilişki var. Zayıflarken doğru beslenme ve egzersiz kadar psikoloji de önemli bir rol oynar. Çoğu zaman diyeti, psikolojik bariyerleri aşamadığımız için bozuyoruz. Zihniniz sizi kandırmaya çalışacak, buna izin vermeyin.

İpek Gökozan

Uzman Klinik Psikolog

“Diyete başlıyorum ama tatlı görünce dayanamıyorum, diyeti bozuyorum”, “Moralim bozulduğunda yemek yiyorum, sonra da diyetimi bozduğum için moralim bozuluyor ve daha çok yiyorum, tam bir kısırdöngü”, “Çok isteyerek başlasam da bir yerden sonra motivasyonum düşüyor ve diyetimi bozuyorum”.

Bunlar size tanıdık geldi mi? Zayıflamak için diyete başlayan hemen hemen herkes böylesi tecrübeler yaşamıştır. Üstelik bunların hiçbiri bahane de değil. Hepsi de kilo vermemize engel olan gerçekler, psikolojik bariyerler. Asıl meselelerden biri bunların üstesinden gelebilmek.

Sağlıkla zayıflamanın üç temeli var. Kilo vermenin yolu dengeli beslenme ve egzersiz olduğu kadar psikolojik farkındalıktan da geçiyor. Bu temellerden biri olmadığında veya eksik kaldığında hedefe ulaşmanın zor olduğunun bilincinde olmamız gerekir.

Zihinsel Tutarlılık İlkesi

Nitekim diyete başlayan birçok kişi canları bir şeye sıkıldığında yemeğe sarılır, kimi istediği sürede istediği kiloyu veremediği için umutsuzluğa kapılıp diyetten vazgeçer ya da motivasyonunu yitirdiği için diyet yapmak her geçen gün daha zor hale gelir.

Diyet yaparken zihinsel tutarlılık ilkesi sonuç üzerinde belirleyicidir. Diyet yaparken, beslenme düzeninizi değiştirir, fiziksel aktivitelerde bulunuyorsunuz. Yani bedeninizi harekete geçiriyorsunuz. Ancak bir de işin düşünce boyutu var. Siz kurallara uyarken, zihniniz size başka şeyler diyecek. Çünkü düşünceler ve davranış değişikliği her zaman aynı anda olmaz. Bazen düşünce değişikliği davranış değişikliğinden sonra gelir. Bu nedenle siz diyet yaparken zihniniz size kandırmaya çalışacak.

“Düşüncelerin daha zor değiştiğini ve bu süreçte sizi zorlayacağını hatırlamalısınız”. Siz kararlı durursanız, zihin de bedenin arkasından gelir. Zihin ve düşünceler zor değişir. Bunu bilerek zihnimize değişmesi için zaman tanımalıyız. Diyet yaparken zorlanacağımız zamanlar olacağını, değişimin zor bir süreç olduğunu kendimize hatırlatmalıyız. ‘Zorsa doğru yoldayız’ demeliyiz.

Her kilolu obez değil

Obezite, çağımızım hastalığı olarak tanımlanır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından Sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanıyor.

Çoğumuz kilo fazlalığı ile obeziteyi aynı şey zannediyoruz. Oysa her kilolu obez değil. (*)Türkiye’de her beş kişiden birinin obez, her yüz kişiden 34’ünün ise fazla kilolu. Ancak hastalık boyutunda olan obezler ise toplumun yüzde 5’lik kesimine denk düşüyor.

Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının yüzde 15 ila yüzde 20’sini, kadınlarda ise yüzde 30’unu yağ dokusu oluşturur. Erkeklerde bu oranın yüzde 25’in, kadınlarda ise yüzde 30’un üzerine çıktığında obeziteden söz edilir. Obezitenin de başlıca sebepleri beslenme alışkanlıkları ve hareketsizlik. Genetik ve psikolojik faktörler nedeniyle gelişen obezite ise daha ender görülüyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*