3 Kadından 1’i Tehlikede

3 Kadından 1’i Tehlikede

Osteoporoz ya da kemik erimesinin yaşlılığın doğal bir sonucu olduğu düşünülse de aslında engellenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalıktır. Türkiye’de gerçekleşen 24 bin kalça kırığın yüzde 75’i kadınlarda olur. Kemik ölçümlerinin ihmal edilmemesi gerekir.

Prof. Dr. Yeşim Kirazlı

Türkiye Osteoporoz Derneği Başkanı

Uluslararası Osteoporoz Vakfı’nın paylaşımlarına göre tüm dünyada her üç saniyede bir, osteoporoza bağlı bir kırık oluşurken; 50 yaşından sonra her üç kadından biri ve her beş erkekten biri osteoporoza bağlı kırık yaşıyor. Bu nedenle osteoporoz çok önemli bir toplum sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Ortalama yaşam süresindeki artış ise osteoporozun yaygınlığının gittikçe artacağına ve giderek daha önemli bir sağlık sorunu haline geleceğine işaret ediyor.

Sigara, alkol ve kortizon kullanımı osteoporoz riskini artırıyor

Türkiye’de kırık görülme sıklığı ile ilgili olarak yapılmış araştırma sayısı maalesef çok fazla değildir. Bu konuda yapılmış en önemli ve güncel veri Türkiye Osteoporoz Derneği öncülüğünde yapılmış olan 50 yaş üzerindeki kişilerde kalça kırığı insidansı ve osteoporoz prevelansı araştırmasına dayanmaktadır. Bu araştırma sonucunda ülkemizde bir yılda 24 bin kalça kırığı gerçekleştiği ve kırıkların yüzde75’ inin kadınlarda olduğu hesaplanmıştır. Kadınların yüzde 33’ünde, erkeklerin ise yüzde 7,5’inde osteoporoz saptanmıştır. Yaptığımız başka bir çalışmada ise Bornova, İzmir’de 50 yaş üzeri bin 317 kişi taranmış ve bu kişilerin yüzde 10,3’ünde osteoporoza bağlı kırık olduğu gözlenmiş ve kırık için risk faktörlerinin kadın olma, sigara içme, alkol kullanma, kortizon kullanımı, diyabet, tiroit hastalığı ve romatoid artrit hastalığı olduğu saptanmıştır. 2010 yılında kalça kırıklarının devletimize maliyeti 72 milyon dolar iken, 2050 yılında bu tutarın 205 milyon dolara ulaşması beklenmektedir. Ne yazık ki artık Türkiye, dünya kırık riski haritasında kadınlarda kalça kırığı için yüksek riskli grupta yer almaktadır.

Osteporoz engellenebilir ve doğru ilaçlarla tedavi edilebilir

Kemik erimesi olarak da bilinen osteoporoz tüm dünyada 200 milyondan fazla kişiyi etkiliyor. Osteoporoz nedeniyle oluşan kemik kaybı kırık yaşanana kadar fark edilmez, bu sessiz hastalık sonucu oluşan kırıklar şiddetli ağrıya neden olur, bağımsız yaşamın sınırlanması ve kalıcı sakatlıklarla sonuçlanabilir. Bu durumu engellemek için medikal tedavi uygulanmalı ve kemik sağlığına uygun bir yaşam biçimi desteklenmelidir. Bunun yanı sıra, her hastalıkta olduğu gibi osteoporozda da erken teşhis ve tedavi büyük önem taşıyor. Günümüzde, 50 yaşında osteoporoz tanısı konmuş bir kişi erken tanı, kemiğe dost yaşam tarzı ve uygun ilaç tedavileriyle kırıksız bir yaşam sürebilir.

Sağlıklı kemikler için doğru beslenme, spor ve D vitamini şart

Çocuklar ve gençler genetik olarak yakalayabilecekleri en yüksek kemik yoğunluğuna ulaşmak için süt ve peynir gibi kalsiyumlu gıdalar tüketmeli, ip atlama gibi sportif faaliyetler yapmalıdır. Erişkinlikte erken kemik kaybını engellemek ve sağlıklı bir iskelete sahip olmak için sağlıklı beslenilmeli ve aktif bir yaşam sürülmelidir. Yaşlılıkta ise hiçbir sağlık sorunu olmasa da 65 yaş üstü tüm kadınlara ve 70 yaş üstü tüm erkeklere, ayrıca risk grubundaki 50 yaş üstü kişilere kemik yoğunluğu ölçümü yapılmalıdır. Bu nedenle bu yaşlardaki kişilerin hiçbir şikayetleri olmasa da çekim için mutlaka hekime başvurmaları gerekmektedir. Kemiklerimiz için sağlıklı beslenmeli, yeterli miktarda protein almalı, süt ve yoğurt gibi kalsiyumdan zengin gıdalar tüketilmelidir. Her gün yüz ve kollar maruz bırakılarak 15 dakika güneşte kalınamıyorsa Vitamin D destek tedavisi alınmalıdır. Düşmelerin engellenmesi kadar fiziksel aktivite de çok önemlidir. Düzenli yürüyüş yapmak gibi fiziksel olarak aktif olmanın yanı sıra kemiklerin güçlenmesi için egzersiz yapılmalıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.