Sınav Kaygısını Yenmenin Formülü

05.01.2014
115
Sınav Kaygısını Yenmenin Formülü

sinav-kaygisini-yenmenin-formuluSınavda başarılı olmak isteyen öğrenci konuları öğrenme, test çözme tekniklerini geliştirme konularından daha öncelikli olarak sınav kaygısı ile baş etmeyi bilmelidir. Çünkü sınav kaygısıyla baş etmek, ders çalışmaktan; test çözmekten daha önemlidir:

Esinç Ulutürk

Rehber Öğretmeni ve Psikolojik Danışmanı

Özel Kültür 2000 Ortaokulu

Sınavlara hazırlanırken, ders çalışmanın yanı sıra önemli olan hususlardan biri de sınav heyecanı ve stresini yenmektir. Çünkü araştırmalar kaygısı yüksek olan kişilerin konuları ya da başka hiçbir şeyi öğrenemeyeceğini, sınav kaygısının beynin çalışmasını bloke ettiğini göstermektedir. Yani çocuklarımızın sınavda başarılı olmaları, sınavda iyi bir performans elde edebilmeleri için kaygı düzeylerinin artmamış olması çok kritik bir konudur.

Belirtileri nelerdir?

Sınav öncesinde ve sırasında yaşanan ellerde terleme, kalp atışlarında hızlanma, el–ayaklarda titreme, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, görsel ve işitsel kanallardan gelen bilgileri anlamada güçlük gibi birçok fizyolojik ve duygusal tepki zamanla yerini sınav kaygısına bırakır. Kaygının zamanı iyi kullanmama, başarısız olma korkusu, aile ve çevrenin beklentileri gibi birçok nedeni bulunmaktadır.

Sınav kaygısı kimlerde daha çok ortaya çıkar?

Öğrencideki kaygı düzeyini arttıran en önemli nitelik bireydeki olumsuz benlik algısıdır. “Ben bu sınavda başarısız olacağım, zaten bugüne kadar hiçbir şeyde başarı sağlayamadım” gibi olumsuz benlik algısı taşıyan öğrenci, sınav esnasında bir de sorularda zorlanmaya başlarsa, bir anda zihni ailesinin ve arkadaşlarının beklentisini karşılayamamanın verdiği endişeyle karmaşıklaşır. Tüm bu olumsuz fikirlerle boğuşan öğrenci sınav sırasında rahatça çözebileceği soruları bile içinden çıkılamaz çok zor sorular olarak görmeye başlar ve maalesef bu denli kaygı zindanına hapsolmuş öğrencinin sınavı istenmeyen şekilde sonuçlanabilir.

Kaygı duygusu bir yere kadar sağlıklı mıdır?

Tabi ki kaygı her yönüyle olumsuz bir duygu değildir. Uygun dozda kaygının öğrenciyi motive ettiği ve iç dinamiklerini harekete geçirdiği unutulmamalıdır. Aslında sınava hazırlık kek yapmak gibidir. Kaygı kekin kabartma tozudur. Yani olmazsa olmazı. Un ise çalışmalarımız. Alabildiğince un denir ya işte yapabildiğiniz kadar çalışma, hamurun kabarması görüntüsü ve lezzeti güzel olsun diye biraz kabartama tozu yani kaygı biraz vanilya yani heyecan işte hepsi bu.

Anne-babalar neler yapabilir?

Tüm bunların yanı sıra sınava hazırlanan bir öğrencinin anne ve babasına da önemli görevler düşmektedir. Öğrencinin duygusal ve sosyal gereksinimlerinin farkında olmak onun başarısı için güçlü bir kriterdir. Öğrenci eğitim hayatına başladığı andan itibaren tüm çevresi tarafından öğrendikleri ve öğrenmedikleri yönüyle sürekli izlenir. Hatta duyguları gereksinimleri önemsenmeden eleştirilir de. Ayrıca aile öğrencinin başarısını somut olarak göstereceği sınavlara olağanüstü bir durum gibi yaklaşıp, öğrencinin zihninde doğru bir yaklaşım oluşturmazsa, öğrenci için sınav aşırı kaygıya yol açacak durum haline gelir.

Geleceğe bir kapı aralayacak sınavlara hazırlanan öğrencilerin yaşadığı kaygının aslında iki önemli nedeni vardır. İlki öğrencinin tüm geleceğini etkileyen büyük bir yarışta olmaktan duyduğu kaygı, ikincisi ise “Arkadaşlarıma, aileme ve akrabalarıma ne diyeceğim?” düşüncesiyle oluşan düşünceler. Ailenin çok küçük yaşlardan başlayan yüksek başarı beklentisi çocuğun sürekli eleştirilip başkalarıyla karşılaştırılması hatta sorumsuz, dağınık, tembel gibi yakıştırılmalarda bulunulması çocuğun kendine olan güvenini zayıflatır. Bu durum öğrencinin sınavlarda kaygı yaşamasını tetikleyebilir. Başarıya olumlu katkısı olamayan bu kaygı türüyle baş etmek ve onu yenmek, genellikle zor ve uzun soluklu bir çalışmayla ve ayrıca uzman yardımıyla sağlanabilir.

Öğrencilerin sınavlara hazırlandıkları sırada anne-babalara düşen en önemli görev, çocuklarının çalışma isteğini arttırmak ve onu çalışmaya teşvik etmek için kaygı yükseltici yaklaşım ve tutumlardan kaçınmaktır. Anne babaların kendi özlemleriyle çocuğunun sınırları arasında gerçekçi bir denge kurması dikkat edilmesi gereken konulardandır.

Sınavları fırsata dönüştürmek elimizde!

Sınav aslında öğrenciler için bir ölüm kalım meselesi değil fırsattır. Kriz durumlarını fırsata dönüştürmek ise sınava hazırlık sürecinde geçmişte yaşadığımız kötü deneyimlerimizi canlandırmakla değil, başarılarımıza odaklanmamızla gerçekleşir. Aslında kişi ne düşünürse onu gerçekleştirir ve bu sebeple kendilik değerimizi düşürmeden geçmişteki başarısızlıklarımızdan tecrübe edinmemiz gerekir. Sınav, öğrencilerin çalışmış olduğu bilgilerin değerlendirilmesidir. Bir kişilik değerlendirmesi değildir ve olamaz. Öğrenci öncelikle amaçlarına odaklanmalı. Yaşamındaki önceliklerin ne olduğunu belirlemeli ve öz denetimini güçlendirmeli. Planlı ve etkili çalışma sistemini zamana yayarak gerektiğinde uzmanlardan yardım istemeli, çalışma sistemi öğrenme stiline göre planlamalıdır. Sık tekrar ve bol soru çözümüyle hedeflere ulaşılabileceği düşünülmelidir.

Kaygısını kontrol edebilen bir öğrenci sınava konsantre olur ve olumsuz düşüncelerle paniğe kapılmaz. Sınav esnasında öncelikle en iyi bildiğiniz testten başlamanız motivasyonunuzu ve kendinize olan güveninizi arttıracaktır. Soruları dikkatlice okuyup, doğru şıkkı bulmaya çalışmalısınız. Doğru olduğunu düşündüğünüz şıkkı işaretlemeden mutlaka tüm şıkları okuyunuz. Sınav sırasında süreyi aşmaya başladığınızda hızlanmalısınız. Belli bir süre geçmesine rağmen sonuca ulaşamadığımız soruları sonraya bırakmalısınız. Karmaşık gözüken sorulara ön yargıyla yaklaşıp okumadan atlamak doğru değildir. Unutulmamalıdır ki karmaşık gözüken sorular sınavın en kolay sorusu olabilir bu nedenle her soruyu mutlaka okumalı ve üzerinde düşünmeliyiz.

Sınav kaygısını azaltmak için özetleyecek olursak…

  • “Sınavı kazanma” nın hayatın “tek” ve “kesin” aracı olduğunu düşün­meyin.
  • Sınav sizin için ölüm kalım meselesi değil bir fırsattır.
  • Sınavlara hazırlık sürecinde zihninizde geçmişteki başarısızlıklarınıza değil başarılarınıza odaklanın.
  • Geçmişte başarısız olduğunuz durumları değerlendirin ve tecrübe edinin.
  • Sınav; çalışmış olduğunuz bilgilerin değerlendirilmesidir. Sınav kişiliğin bir değerlendirilmesi değildir.
  • Verimli ders çalışma tekniklerini öğrenin, öğrenme stilinize uygun teknikler belirleyerek çalışma yönetiminizi geliştirin.
  • Etkili, sistemli düzenli konu tekrarı ve bol soru çözümü yapın
  • Gerektiğinde yardım talep etmeyi unutmayın.

Unutulmamalıdır ki, yeterli bilgi ve beceriyi kazanan öğrencinin yapamayacağı hiçbir iş olamaz. Bu alanda olmasa, başka bir alanda mutlaka başarılı olacaktır. Başarı da başarısızlık da çevrenizi değil, sizi ilgilendirir. Kendinizi tanıyın hatta sizde kaygı yaratabilecek olan düşüncelerinizi keşfedin ve bu düşüncelerin sizi başarısızlık zindanına hapsetmesine izin vermeyin.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.