‘Anneyim ve Depresyondayım’ Diyorsanız!

08.11.2012
49
‘Anneyim ve Depresyondayım’ Diyorsanız!

Anne olmak bir kadın için en güzel deneyimlerden biri olarak nitelendirilse de bazı anneler için bu süreç zorlu geçebilmektedir. Eğer bir anne olarak depresyonda olduğunuzu hissediyorsanız bu yazıyı okumalısınız!

Uzm. Klnk. Psikolog Sinem G. Şahin 

Doğum bir kadının hayatında yaşadığı en büyük değişikliklerden biri. Annelerin yaşadığı depresif rahatsızlıklara değinirken ilk ele almamız gereken doğum sonrası depresyondur. Bu süreçte sadece yeni bir bebek dünyaya gelmiyor, annenin de dünyası büyük ölçüde değişiyor. Bir yanda; kendinden bir parçaya, onun yardımına bakımına muhtaç küçücük bir canlıya hayat vermenin keyfi, bir yanda hayatında olabileceğini düşündüğü değişikliklerin verdiği hüzün…

Annelikle Gelen Duygu Değişimi

Yeni bir varlığı dünyaya getirmek, kadında hem hormonal hem duygusal anlamda değişimlere, dalgalanmalara sebep olur. Bu nedenlerden dolayı yeni doğum yapmış annelerde ilk on gün annelik hüznü denilen duygulanım durumlarını doğal karşılarız. Fakat bu süreç iki haftadan fazla sürerse o zaman doğum sonrası depresyondan şüphelenilmesi gerekmektedir. Annede ilgi ve enerji eksikliği, yaşamdan zevk alamama hali, şiddetli mutsuzluk, hüzün ya da duygu küntlüğü, iştahsızlık, uyku problemleri, bebekle ilgili aşırı kaygı, bebeğin ilgi ve ihtiyaçlarına cevap verememe, suçluluk, yetersizlik duyguları, konsantrasyon, bellek sorunları görülebilir.

Annelerde Depresyona Yatkınlık

Annede oluşan depresyona birden fazla faktör etkili olabilir. Öncelikli olarak annenin henüz hamileyken ya da daha öncesinde depresyon geçirmiş olması doğumdan sonraki depresyon riskini arttıran bir etkendir. Erken yaşta çocuk sahibi olmak, annenin bilişsel ve duygusal olarak kendini hazır hissetmemesi, istenmeyen gebelik durumları, sosyo-ekonomik sıkıntıların aşırı stres ve endişe yaratması, eşler arasında problemli bir ilişkinin varlığı, annenin ihtiyaç duyduğu desteği eşinden ve çevresinden bulamaması, daha önce kayıpla sonuçlanmış gebelik deneyimleri, hamilelik sürecinde yaşanan ve annenin psikolojisini etkileyebilecek sarsıcı olaylar (yakınının kaybı, iflas durumları vs…) depresyona neden olabilir. Ayrıca bebeğin sağlığıyla ilgili olumsuz durumlar da annenin suçluluk ve yetersizlik duygularını tetikleyerek depresyona yol açabiliyor.

Mükemmel Anne Sendromu

Önemli başka bir boyut da mükemmel anne, mükemmel eş ve mükemmel iş kadını olmaya çalışırken arada sıkışıp kalan kadının yaşadığı depresyondur. Doğum sonrası depresyon denilen durum yaşanmasa iş kariyerine devam etmek isteyen annelerde hem çocuğunun ihtiyacını eksiksiz karşılama çabaları hem de eş olarak görevlerini yerine getirme koşuşturması olabilir.  Bu sırada yaşanan çaresizlik hisleri yetersizliği sonrasında da karamsarlığı ve depresyonu tetikler. Bu dönemde kadının eşinden ve yakınlarından destek görmesi, onay alması depresyonu önleyici ve iyileştirici öncelikli etkenlerdir.

Depresyonlu Annenin Çocuğuna Tutumu

Hem doğum sonrası depresyon hem de annenin daha sonraki dönemlerde yaşadığı depresyon çocuğuna karşı olumsuz tutumlar sergilemesine neden olur. Çocuğun bilişsel, sosyal ve duygusal gelişiminde anne ile olan ilişkisinin önemi göz önünde bulundurulduğunda annenin çocuğa karşı aşırı soğuk ve ilgisiz ya da tam tersine aşırı korumacı olması ya da sert olması çocuğun gelişim alanlarını olumsuz etkileyecektir. Özellikle anne ve çocuk arasında ilk bir yılda gelişmesi gereken güvenli bağlanma yapısı doğum sonrası depresyon yaşayan annelerde sağlıklı bir şekilde gelişemez ve bu da sonraki süreçlerde çocuğun kişilik yapısında sıkıntılara yol açar.

Bu Önerilere Kulak Verin

*Anne olduktan sonra kadının kendine zaman ayırabilmesi, dinlenebilmesi,

*Çocuğa dair sorumlulukları eşi ile paylaşıp bütün yükü kendi üstünde hissetmemesi,

*Çevresinden, yakınlarından anneliğine dair takdir görmesi,

*Çocuğuyla tensel temas kurmaya özen gösterip verimli zaman geçirmesi,

*Hafif egzersizler ya da yürüyüşler yaparak vücudunu zinde tutması

*Öz bakımına dikkat etmesi depresyon oluşumu ve ilerlemesini önleyici faktörler olması adına önemlidir.

Hem bireyin kendisi hem de aile içi ilişkiler için oldukça sıkıntı yaratabilecek bu sürecin en kısa zamanda ve sağlıklı bir şekilde atlatılması için geç kalınmadan bir uzmana danışılarak psikoterapi desteği alınması gerekmektedir. Özellikle geçmişinde depresyon hikayesi olan kişilerin doğum sonrası dönemi daha rahat geçirebilmesi için hamilelik sürecinden itibaren bu destekten faydalanması önerilir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.