Çağımızın Hastalığı Kanser Kalıtsal Mı?

07.12.2012
19
Çağımızın Hastalığı Kanser Kalıtsal Mı?

Kanserin tek başına çevresel ya da genetik etkenlerden dolayı oluşmadığı artık ispatlanmış durumda. Kanser multifaktöriyel ve geç fark edildiğinde kurtulma şansı pek bırakmayan bir hastalık. Kanserin neden bu kadar korkutucu bir hastalık olduğunu anlamak için önce kanserin ne demek olduğunu bilmek gerekli.

Kanser,  tek cümleyle hücrelerin normal davranışlarını düzenleyen mekanizmaların bozulması sonucu, mutasyona uğramış hücrelerin anormal şekilde çoğalmasıdır. Normalde sağlıklı vücut hücrelerinin sonsuz bölünme yetenekleri yoktur, belli bir sayıdan sonra apoptoz dediğimiz programlanmış ölüme giderek yok olurlar. Aynı şekilde hasarlı ya da hatalı çoğalmış hücreler de otomatik olarak apoptoza gidip, ölürler. Fakat kanser hücrelerindeki temel sorun bu apoptoza gitme bilincinin kaybolmasıdır. Çünkü normal şartlarda tümör hücreleri, mutasyona uğramış, hasarlı hücrelerdir ve organizmanın doğası gereği yok edilmelidir. Bu hücreler hızla çoğalarak yayılmaya başlarlar. Ve ilaçlara karşı da çok dirençli oldukları için tedavi zorlaşır. Zaten kanser tedavilerinde erken evrede yakalamanın avantajı da buradan gelir, çok yayılmadan müdahale edebilmek!

Kanserin çözümünü zorlaştıran şeyse, bu kadar karmaşık bir mekanizmanın dahil olması diyebiliriz. Hücre bölünmesinden sorumlu mekanizmaların bozulması, birden fazla genin etkileşime girerek kanserleşmenin başlaması ve tümör hücrelerinin ilaçlara karşı geliştirdiği anormal direnç tedaviyi oldukça zorlaştırsa da bu konuda umut verici gelişmeler de oluyor. Kimi kanser türleri için aşılar geliştirildi, daha dirençli ilaçlar geliştiriliyor, birçok araştırma yapılıyor ancak erken teşhis kanserle savaşırken yenik başlamaktansa, berabere başlamaya olanak tanıyor.

Sorunun cevabının neden evet olduğuna gelirsek; bazı kanser türlerinden birebir sorumlu olan genler bulundu ve bu genler kalıtım yoluyla aktarılabileceği için, risk faktörünü artırdığı kesin. Fakat yine de mutlak bir beklenti olmamakla birlikte, bu kişilerde düzenli kontrolün önemi daha da artmakta. Örneğin, ailesinde meme kanseri olan bir kadının, meme ve over kanserlerinden sorumlu  genlerden birinde anormal bir değişim taşıma ihtimali yüksektir ve bu bireylerde erken tanı ile gecikmeden  teşhis edilip tedavisi yapılabilir.

Sorunun cevabının neden hayır olduğuna gelirsek; her ne kadar bu mutasyona uğramış genleri taşısak da, işin içinde çevresel faktörler (sigara, alkol, stres, radyasyon, kimyasallar,vs..)  ve diğer genlerle olan etkileşimler de var. Dolayısıyla her taşıyıcı olan birey kanser olacak diye bir kesinlik olmadığı gibi, ailesel kanser geçmişi olmayan, taşıyıcı olmayan  birey kanser olmayacak diye birşey de söz konusu değil.

Günümüz teknolojileri sayesinde birçok hastalıkla bağlantısı olan genlerin taramaları yapılıp, risk oranı konusunda bilgi sahibi olunabiliyor. (Bu teknolojiler hakkında daha detaylı bilgileri sonraki yazılarımda bulabileceksiniz). Bu da bize erken tanı, teşhis ve büyük oranda olumlu sonuçlanan tedavilere olanak tanıyor. Her hastalıkta erken tanı çok önemli fakat söz konusu kanser ise durup iki kez düşünmek lazım.

 

 

YAZAR BİLGİSİ
Hergün güncellenen haberleri ve birbirinden özel yazarları ile takipçilerine çok özel bir dünyanın kapılarını aralayan SAGLİKVEYASAMDERGİSİ.com.tr, internette dergi standartlarında takipçilerine sağlıklı yaşamın renklerini sunuyor. Sağlıklı Yaşamın Pusulası’ olan www.saglikveyasamdergisi.com.tr sitesi Sağlık & Yaşam Dergisi’nin yazılı basındaki başarısının sanal ortamdaki en büyük destekçisidir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.