Cinsel Check-Up Yaptırın Mutluluğunuzu Artırın

17.10.2012
43
Cinsel Check-Up Yaptırın  Mutluluğunuzu Artırın

 cinsel check-up yaptırın mutlulugunuzu arttırın,dr.a.cem keçe,mustafa tuncer,kadın,cinsellik,check-up,cinsel hastalık,rahim,rahim agızı kanseri,yumurtalık kanseri,cinsel isteksizlik,uyarılma,Yarınlarınızda cinsel ve genel sağlığınızın güven altında olacağından emin olmak ister misiniz?

Dr. A.Cem KEÇE/CİSED

Op. Dr. Bülent URAN/Jinekolog

Mustafa TUNCER Psikolog

Cinsel hastalıkların gölgesinde kalanlar; kendinize ayıracağınız birkaç saat ve kişiye özel bir Cinsel Check-Up programı sayesinde yaşamınızdaki mutlulukları ikiye katlayabilirsiniz. Nasıl mı?

Erken teşhis hekimlerin tüm hastalıkların tanısında ısrarla üzerinde durduğu bir konudur. Çünkü hastalığa yakalandıktan sonra alınan tüm tedbirler ve uygulanan tedaviler bizi hem eski sağlığımıza kavuşturmakta yetersiz kalabilir hem de maliyet çok yüksek düzeylere ulaşır. Sağlıklı insanların yılda bir kez yaptırması gereken check-up adı verilen kontrollerle vücudun genel durumu hakkında bilgi sahibi olunabilir. Check-up ile sağlanan erken teşhis çok önemlidir. Özellikle ergenlik ve evlilik öncesi yapılacak cinsel check-up sayesinde erken boşalmadan sertleşme bozukluklarına, vajinismustan ağrılı cinsel ilişkiye kadar pek çok hastalık başlamadan erken teşhis edilebilir. Gerekli psikolojik destek ve cinsel bilgilendirmeler yoluyla kişi cinsel sağlığı yerinde bir birey olarak topluma kazandırılabilir.
Jinekolog Op. Dr. Bülent Uran: Kadınların cinsel yaşamlarında karşı karşıya kalabileceği risklerin büyük kısmı düzenli aralıklarla yaptıracakları kontrollerdeki bilgiler, yapılan muayeneler ve istenen tetkikler sonucu önceden belirlenebilir. Kadınların cinsel yaşamlarına başladıktan ve -cinsel yaşama başlamamış bile olsa- 30 yaşından sonra yılda en az bir kere cinsel check-up yaptırması gerekir. Çünkü yıllık kontroller sırasında kadından alınan ön bilgiler ve yapılan muayene ışığında o kişiye özgü riskler belirlenir. Özellikle erken menopoz, osteoporoz ve kadın kanserleri arasında sık görülen rahim, rahim ağzı, yumurtalıklar ve meme kanserlerinin taraması yapılır. Aynı zamanda sözkonusu check-up sayesinde, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, akıntılı hastalıklar gibi cinsel yaşamın riskleri belirlenir. Cinsel isteksizlik, vajinismus, ağrılı cinsel ilişki, orgazm olamama gibi konularda kadınların birebir cinsel eğitimi ve tedavileri yapılabilir. Ayrıca kadınların yaşam şekillerinin belirlenmesi ve nelere dikkat etmeleri gerektiği konularında bilgilendirilmeleri sağlanır.

KADINLARIN DAHA FAZLA CİNSEL SORUNU VAR…
Psikolog Mustafa Tuncer: Cinsel Tıp Enstitüsü’nün 3 bin kişi üzerinde yaptığı anket çalışmasına göre ülkemizdeki kadınların yaklaşık yüzde 70’i cinsel sorun yaşıyor. Yani kadınların çoğu mutsuz…. Sorunların başında yüzde 42 ile cinsel isteksizlik gelirken, yüzde 34’le vajinismus ikinci sırada yer alıyor. Bunu sırasıyla orgazm olamama ve disparoni takip etmekte. Kadın cinselliği erkeğe oranla daha karmaşık olduğu için kadında cinsel işlev bozukluğuna daha sık rastlanır. Kadınlarda isteksizlik, uyarılma ve orgazm bozuklukları genellikle birlikte görülür. Çünkü bu üç konu birbirine çok bağlıdır. Daha iyi bir ön sevişme ve daha çok orgazm yaşamak isteyen kadınlara sorunları cinsel check-up’la belirlendikten sonra yol gösterilebilir. Cinsellikte doyumun her iki tarafın da eşit hakkı olduğu asla unutmamalı ve ihmal edilmemelidir.

KADINLARDA BEDENSEL YAPIYA ZARAR VEREN NEDENLER ÖNEM KAZANIYOR
Jinekolog Op.Dr.Bülent Uran: Kadınların cinsel sorunları daha çok psikolojik kaynaklıdır. Ancak son yıllarda üreme organları, meme vb. diğer cinsel uyarılma bölgelerinin kadınların cinsel sorunlarına katkısı konusunda bilimsel çalışmalarda artış var. Çünkü erkek ereksiyonunun benzerini kadın, klitoris ve meme ereksiyonuyla yaşamaktadır. Meme başının ve klitorisin sertleşme mekanizması tam olarak bilinmemekle birlikte, erkeklik hormonu testesteron tarafından sağlanan cinsel istek- uyarılma sonrası gelen kan miktarında artış ve giden kan miktarında azalmayla bir miktar kanın hapsedildiği tahmin ediliyor. Fakat klitorisin ve meme başının sürekli ereksiyon halinde kalabilmesi için devamlı cinsel uyarı alması gerekiyor. Orgazm sonrası gevşeme aşamasında ise beyinden salgılanan serotonin kadının kendini mutlu hissetmesini sağlıyor. Dolayısıyla tanı ve tedavide yalnızca psikolojik yapı yerine vajinaya yeteri kadar kan gidememesi, klitoris ereksiyonu, vajinal kuruluk, şeker hastalığı, erken menopoz, alkol ve sigara kullanımı gibi bedensel yapıya zarar veren nedenler de tetkik edilir. Durum böyle olduğunda psikolojik eksenli cinsel terapi yaklaşımlarına hormon desteği vb. ilaç tedavileri de eklenir.

CİNSEL CHECK-UP NASIL YAPILIYOR?
Dr. A.Cem Keçe: Cinsellik istek, uyarılma ve orgazm olmak üzere üç ayrı aşamada incelendiğinde cinsel check-up’ta cinsel fonksiyon değerlendirme formu, anksiyete ve depresyon ölçekleri ve cinsel doyum testi ile öncelikle sorunun hangi aşamada yaşandığı tespit edilir. Ayrıca erkekler NPT-uyku testi, psikogram testleri, sertleşme ve erken boşalma ölçekleri yoluyla değerlendirilir. Geçirilen ameliyatlar, kronik hastalıklar, ilk ilişki yaşı, sigara, uyuşturucu, alkol ve ilaç kullanıp kullanmadığı gibi kişisel özellikleri incelenir. Partnerin cinsel fonksiyonlarını da sorguladıktan sonra şeker hastalığı, parkinson, MS, hormon hastalıkları, enfeksiyonlar, dolaşım bozukluğu, tiroit ya da kalp-damar hastalıkları gibi kronik hastalıklara, frengi, bel soğukluğu, hepatit B, AIDS vb. cinsel yolla bulaşan hastalıklara ve hormonal dengeye yönelik kan, idrar, ultrasonografi, doppler ultrasonografi vb. rutin tetkikler yapılır. Cinsel terapist tarafından kişi muayene edilir. Cinsel terapistin tavsiyesi ile multidisipliner muayeneler de yapılır. Bu muayeneler arasında dahiliye, kardiyoloji, enfeksiyon hastalıkları, endokrinoloji, nöroloji, psikiyatri, cildiye, üroloji ve jinekoloji de yer alır.

DOKTORDAN KAÇIYORUZ
Psikolog Mustafa Tuncer: Düzenli cinsel check-up sağlıklı ve mutlu cinsel yaşam süresini uzatarak genel yaşam kalitesini de artırır. İnsanlar genellikle hastalık çıkar korkusuyla ya da cinsel sorunları konusunda utanıp sıkıldığı için doktora gitmiyor. Her insan, cinsel sağlığıyla ilgili birtakım risklerle karşı karşıyadır. Alışkanlıklardan ailevi yatkınlıklara kadar kişiye özel birçok etken, cinsel sağlık konusundaki riskleri belirler. Burada önemli olan şudur ki; cinsel sağlığa önem vererek hayata değer katmak gerekir.

CİNSEL SORUNLARIN ÇOĞU PSİKOLOJİK…
Jinekolog Op.Dr.Bülent Uran: Cinsel sorunların çoğu psikolojik kökenlidir. Cinsel arzu kişinin kendine güvenmesine, partnerinin fiziki özelliklerine, onunla iletişimine doğrudan bağlıdır. Cinselliğin önündeki duygusal engeller çocukluk dönemine kadar uzanabilir. Yetiştirilme tarzı, yaşanılanlar, alışkanlıklar ve takıntılar cinsellik üzerinde etkilidir. Düzensiz aile ilişkileri içinde yanlış cinsel bilgiyle büyüyen ve çocukluğunda tacize uğrayanlarda cinsel işlev bozukluğuna yatkınlık sık görülmektedir. Ayrıca kötü giden bir ilişki, partnerin çekiciliğinin kaybolması ya da depresyon cinsel yaşamı olumsuz etkileyebilir. Bu bağlamda cinsel check-up sonrası cinsel danışma ve rehberlik hizmeti verilmesi çok önemlidir. Kişiler gerekirse ve rehberlik hizmeti veren terapistin tavsiyesi ile cinsel terapiye de alınabilirler. Viagra, cialis, levitra, L-Arginin, alprostadil, fentolamin, apomorfin, testesteron ve östrojen tedavileri vb. ilaç tedavileri ve vakum cihazları uygulanabilir.

ERKEKLERDE CİNSEL CHECK-UP
Dr.A.Cem Keçe: Prostat hastalıkları ve cinsel fonksiyon bozuklukları, erkekleri yaşlanmayla birlikte bekleyen iki önemli tehlikedir. 40’lı yaşlardan itibaren erkeklik hormonu testesteron düzeyinde meydana gelen göreceli bir azalmaya paralel olarak fiziksel, sosyal, cinsel işlevler ve ruhsal dünyada değişiklikler ortaya çıkar. Buna yaşlanmakta olan erkeklerde kısmi endokrin bozukluk yani PEDAM denir. Çalışmalar bu hormon düzeyinin her yıl yüzde 1 oranında azalma gösterdiğini ortaya koyuyor. PEDAM, erkeğin fiziksel yapısında ve buna bağlı olarak ruhsal dünyasında yaşananları tümüyle kapsayan, andropozdan daha geniş bir kavramdır. PEDAM’da cinsel istekte azalma veya yalancı bir artma, yeme içmeye düşme; evini, karısını, işini veya sosyal çevresini terk etme; kıskançlık, çapkınlık, içe kapanma, keyfine düşkünlük, tembellik, neşesizlik ve kararsızlık hali vb. davranışsal ve duygusal değişikliklerin yanısıra kas yorgunluğu ve kas gücünde azalma, vücut kıllarında, kemik mineral yoğunluğunda azalma gibi fizyolojik değişiklikler görülür. Özellikle erken devrede bulgu vermeyen prostat kanseri açısından da önemli olan cinsel check-up; cinsel yolla bulaşan hastalıklardan üreme ve idrar yolları enfeksiyonlarına, erken boşalmadan cinsel isteksizliğe, cinsel kimlik bozukluklarından sertleşme sorunlarına kadar pek çok konuda erkeklerin önlem almasını sağlamakta ve erken teşhis ile pek çok hastalığın önüne geçilmesine olanak vermektedir. Özellikle ailesinde prostat kanseri olan erkekler cinsel check-up’a 40 yaşından önce başlamalıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.