Çocuklarda Alerjiye Dikkat

17.10.2012
47
Çocuklarda Alerjiye Dikkat

Toplumlar hijyene önem vermeye başladıkça dünyada en sık rastlanan hastalıklarda 6. sıraya yükselen alerji, çağımızın hastalığı haline geldi… Günümüzde 10 çocuktan biri alerjik hastalıklara yakalanmakta.

Dr. Hülya Caner
Çocuk Hastalıkları Uzmanı

Çocukluk alerjileri besinle başlayıp ileriki yaşlarda alerjik astıma yol açabileceği için ebeveynlerin bu konuda çok dikkatli olması gerekir. Anne babası alerjik bünyeye sahip olan çocuklara anne sütü daha uzun süre verilmeli, yumurta ve balık gibi alerjik besinlere başlanması geciktirilmeli, enfeksiyonlardan mümkün olduğu kadar korunmalı, odası halı kaplanmayıp tüylü oyuncaklar bulundurulmamalıdır.  En önemlisi de çocuğa 2 yaşına kadar her istediği yiyeceğin verilmemesidir…

 

Her yaştan insanın alerjik yapıda olması mümkün olsa da hastalığa çocukluk çağında daha çok rastlanıyor. Günümüzde 10 çocuktan biri alerjik hastalıklara yakalanmakta. Anne veya babada da alerjik bir durum varsa yüzde 25, ikisinde de söz konusu ise yüzde 75 oranında hastalık görülebilir. Çok küçük yaşlarda en çok görülen alerji türü besin alerjisidir. Bebeklik döneminde yumurta ve süt alerjisi, çocukluk çağında ise alerjik astım ve nezleye rastlanır. Besin alerjileri içinde en sık karşılaşılan inek sütü alerjisidir. Soya, yumurta alerjisi, buğday unu ve katkı maddeleri alerjileri daha nadir görülür. Bazı besin alerjileri yaşla birlikte düzelir. Süt ve yumurta alerjileri buna en iyi örnektir. Çocukluk alerjileri besinle başlayıp ileri yaşlarda alerjik astıma yol açabildiği için zamanında önlem almak çok önemlidir. Neye karşı alerjinin olduğunu anlamak için testler yapılması gerekir. Deri testleri, ancak 3 yaşından büyük çocuklara  yapılabilir. Daha küçük çocuklarda, ancak  daha duyarsız olan kan testleri yoluyla tanı konulmaya çalışılır. Enfeksiyon hastalıklarındaki azalma, diğer bir deyişle mikroplardan arınma, alerjik hastalıkların görülme olasılığını artırıyor. Alerji vücudun gösterdiği normal tepkinin aşırı olması şeklinde tanımlanabilir. Genetik yapı hastalığın görülmesinde en önemli faktördür.
 

Alerjik hastalıkların artış nedenleri:
• Hava kirliliğindeki artış
• Ozon tabakasındaki delinme sonucu ultraviyole ışınlarına maruz kalma
• Sigara içilmesi
• Besinlerdeki katkı maddeleri
• Ani hava değişiklikleri
• Kullanılan ilaçlar ve kozmetik ürünler
• Stres
• Bitki örtüsünün azalması
• Az güneş gören, boydan boya halı kaplı, iyi havalanmayan binalar

Belirtileri nelerdir?
Allerji belirtileri çok çeşitli olup tutulan hedef organa bağlı olarak gelişir. Burun tıkanıklığı, sabahları hapşırık krizleri, burun akıntısı, gözlerde yanma –batma, geniz akıntısı, öksürük, nefes darlığı, hırıltı, kaşıntı, döküntü, dudakta – dilde şişme, tekrarlayan orta kulak iltihapları, sinüzit …

ASTIM
Çocukluk çağının en sık görülen kronik hastalığıdır. Solunum yollarının ataklar halinde seyreden bir hava yolu hastalığı olup havanın akciğerlere girip çıkmasının engellenmesi sonucu öksürük, hırıltı, nefes darlığı gözlenir. Her yaşta görülebilir. İlk belirtiler bir ila beş yaş arasında çıkar. Türkiye’de 14 yaş altında 1,5 milyon astımlı çocuk bulunmaktadır. Astım, çocukların yüzde 60’ında buluğ çağıyla birlikte geçmekte ve ilaçlar kesilmektedir. Ancak bu çocukların daha ileriki yaşlarda da dikkatli davranmaları şarttır. Astım krizini ev tozu, polenler, küf, hayvan tüyü, enfeksiyonlar, hava değişimi, nem oranının artması, soğuk hava, egzersiz, hava kirliliği, sigara, stres gibi faktörler tetikler. Astımlı çocuklarda gece öksürüğü tipiktir; gece yatağa yatınca başlayan, peş peşe devam eden bir öksürüktür. Öksürük ve hırıltılı solunum ataklarının tekrar etmesi astımı düşündürmelidir. Hareketle gelen- koşunca oynayınca artan nefes darlığı, değişik kokulara karşı hassasiyet astımda görülen diğer belirtilerdir. Astım tanısında hastanın klinik belirtileri dışında, çocuğun yaşına göre solunum fonksiyon testleri ve kan testleri yapılabilir. Hasta- hekim işbirliği çok önemlidir. Hastalar ve aileler hastalık hakkında bilgilendirilmelidir. Amaç erken tanı ve tedavidir. Astım tedavisinde sprey, toz gibi doğrudan solunum yoluyla alınan ilaçların büyük önemi vardır. Astımlı çocukların büyük bir kısmı alerjiktir. Anne sütüyle beslenme ve allerjenlerden kaçınma hastalığın ortaya çıkışını azaltır. Anne sütüyle de allerjen bebeğe geçebilir. Emziren annelerin diyetlerine dikkat etmeleri şarttır. Emziren annelerin fıstık, fındık, muz, süt, yumurta yememesi gerekmektedir. Alerji ne kadar geç çıkarsa o kadar iyi olur. Astımlı çocuklarda alerjik rinit ve sinüzit sık görülen bir bulgudur. Zamanında önlem alınmazsa çocuklar ömür boyu alerjiyle ve bu hastalığın sorunlarıyla yaşamak zorunda kalabiliyorlar. Çocuğunuza 2 yaşına kadar her istediği yiyeceği vermemelisiniz.

EGZEMA
Çocukluk çağında görülme sıklığı yüzde 10 olup, genetik bir hastalıktır. Tekrarlayan ataklarla seyreden kaşıntılı, ciltte kuruma ve pullanmaya neden olan bir deri hastalığıdır. Egzamalı bebeklerde astım ve nezle görülme olasılığı daha sıktır. Erken süt çocukluğu döneminde 2-3 aylıkken başlar ve 5 yaşlarında iyileşme görülür. Önce yanaklar sonra el bilekleri ve diz arkalarında çıkar. Soğuk – kuru hava ve banyo sonrası ciltteki kuruluk artar. Tanısı klinik bulgulara dayanılarak konulur. Tedavisi için hastalığın alevlendiği dönemlerde ilaç verilmelidir. Cildi kurutmayan, nemlendiren nötral pH’lı sabunlar ve nemlendirici kremler kullanılmalıdır. Aşırı terleme kaşıntıyı artırır. Hastalığı artıran etkenler hastaya anlatılmalıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.