Çocuklarda Sağlıklı Beslenme Ve Zihinsel Gelişim

17.10.2012
35
Çocuklarda Sağlıklı Beslenme Ve Zihinsel Gelişim

çocuklarda sağlkli beslenme ve zihinsel gelişim,dr.sevinç yücecan,çocuk,büyüme,yetersiz beslenme,zeka geriliği,cücelik,kısırlık demir eksikliği,sağırlık,beslenmeBeslenme yaşamın her döneminde sağlığın temelini oluşturur. Ancak, büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu okul çağı dönemlerinde alınacak koruyucu ve geliştirici önlemler, tüm yaşam boyunca etkili olur.

Prof. Dr. Sevinç Yücecan Bireyin sağlıklı olmasını sağlar. Bu amaçla, özellikle okul çağındaki çocukların akademik başarıları için  demir, iyot ve DHA ile zenginleştirilmiş besinleri her gün önerilen düzeylerde tüketmeleri  sağlanmalıdır.

Vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin her birinin yeterli miktarda alınması gerekir. Eğer besin öğeleri vücudun gereksinmesi düzeyinde alınamazsa, yeterli enerji oluşmadığı ve vücut dokuları yapılmadığından “yetersiz beslenme” durumu oluşur.
Bir ya da daha fazla besin maddesinin vücut dengesini bozacak şekilde yetersiz veya fazla alınması durumunda ortaya çıkan malnütrisyon, genellikle yetersiz beslenme ile infeksiyonun birleşmesi daha hızlı gelişim gösterir. Çocuklarda görülen malnütrisyon büyüme yetersizliği ile eşanlamlıdır. Bugün büyüme yetersizliğine  hala “protein-enerji malnutrisyonu” ya da kısaca PEM olarak atıfta bulunulsa bile, çocuklarda yetersiz büyümenin yalnızca PEM’den değil, aynı zamanda mineral, vitamin ve yağ asitleri eksikliğinden kaynaklandığı bilinmektedir. Bu bileşenlerin yetersiz alımı, çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimlerini olumsuz etkilemektedir. Hatta milyonlarca çocuğu tehdit eden demir eksikliği anemisi ve iyot yetersizliği hastalıkları, eğitim sistemlerini geliştirmek isteyen bizim gibi gelişmekte olan ülkeler açısından olumsuz etmenler olarak öne çıkar.

DEMİR VE İYOT EKSİKLİĞİ ÇOCUKLARIN GELİŞİMİNİ OLUMSUZ ETKİLER
Türkiye’de 0-5 yaş grubu çocukların ortalama yüzde 50.0’si, okul çağı çocuklarının ise yüzde 30.0’u anemiktir. Yapılan çalışmalarda demir eksikliği olan çocukların dikkatinde belirli yetersizlikler olduğu ve algılamanın daha uzun sürede gerçekleştiği belirlenmiş, demir eksikliğinden kaynaklanan aneminin dikkat bozukluğu, IQ düşüklüğü, algı ve duyuşsal davranış bozukluklarına yol açtığı ortaya konmuştur. Ayrıca demir eksikliği bulunan 2 yaşından küçük çocukların, koordinasyon ve denge sorunlarıyla karşılaştığı, başkalarına göre daha çekingen ve ürkek davrandığı saptanmıştır. Bu tür etmenler, çocuğun çevresiyle etkileşime geçip öğrenme yetisini engelleyebildiği gibi zihinsel yeteneklerini de köreltebilmektedir. Demirden yetersiz  beslenen adölesanlarda  ise okul başarı testlerinde progresif bozulma gözlenmektedir. Anemi olmaksızın sadece demir eksikliği olması bile çocukların okul başarısını olumsuz etkileyebilmektedir. Demir eksikliği anemili çocuklar üzerinde yapılan çalışmalarda demir takviyesinin öğrenmeye yardımcı olduğu saptanmıştır.
Türkiye’de guatr prevalansı, ulusal düzeyde 1988 yılında yapılan bir çalışmada yüzde 30.5 bulunmuştur. Bu çalışmada ülkemizin her bölgesinde sorunun endemik olduğu ortaya konuldu. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün önerdiği bir denkleme göre 6-12 yaş grubu çocuklardaki hesaplamayla elde edilen prevalans ise yüzde 35.6 olup, bu WHO sınıflamasına göre ağır prevalans değeridir. İyot yetersizliğinin sonuçları; zeka geriliği, cücelik, sağırlık, felçler, doğumsal anomaliler; bebek ve çocuk ölümlerinde artış, kadınlarda düşükler, kısırlık, her yaşta guatr; okul çocukları ve erişkinlerde öğrenme, anlama, algılama bozukluklarıdır. Beynin gelişmesinde iyotun önemi çok büyüktür. Bu nedenle iyot yetersizliği, dünyadaki önlenebilir zihinsel geriliğin başlıca nedenidir. İyot yetersizliği tiroit hormonu yetersizliğiyle sonuçlanır. Tiroit hormonu yetersizliği sinir sisteminin normal gelişimini aksatmaktadır. Yapılan çalışmalarda iyot yetersizliği olan toplumların zeka puanlarında, yetersizliğin olmadığı toplumlara kıyasla  ortalama 13.5 fark olduğu belirtilmiştir.

ZİHİNSEL GELİŞİM İÇİN TAKVİYE BESİN ŞART
Bütün dokuların yapıtaşları olan lipidler, hücre membranının sentezinde ‘olmazsa olmaz’ nitelikteki moleküllerdir. Beyin, retina ve diğer sinirsel dokular, uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri bakımından özellikle zengindir. Perinatal esansiyel yağ asidi alımı ve nöral dokulardaki n-3 yağ asitleri birikimi ile öğrenme performansı ve görme fonksiyonları arasındaki ilişki bugün kesin kabul görmektedir. Besinlerin  DHA ile zenginleştirilmesinin, görsel ve bilişsel gelişim üzerinde doğrudan fayda sağlayıp sağlamadığı konusunda yapılan çalışma sonuçları; görme fonksiyonunun DHA grubunda daha fazla geliştiğini, on ikinci aydaki IQ değerinin DHA grubunda 10 puan daha fazla olduğunu göstermiştir. Ayrıca bebeklere kısa süreli DHA takviyesi uygulanmasının, uzun dönemde ortaya çıkan faydalı etkilere sahip olduğu da ortaya konmuştur. Sağlıklı beslenmek için, n-6 ve n-3 yağ asitleri arasındaki oranın 5:1-10:1 olması önerilmektedir.
Sonuç olarak, mikro besin öğeleri diye tanımlanan vitamin ve minerallerin yetersiz alımı; öğrenme yeteneğinde azalma, zihinsel gelişimde gerilik, infeksiyon hastalık riskinde artış, düşük çalışma kapasitesi, körlük ve prematüre ölümlere neden olarak büyüme, gelişme ve yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir.  n-3 yağ asitlerinin diyette artması ise, retina, beynin gelişimi ve sağlığı için gereklidir. Beslenme sorunlarının  tedavisi ve önlenmesi amacıyla diyetin desteklenerek besinlerin zenginleştirilmesi, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yaygın olarak kullanılan yöntemlerdir. Roma’da 1992 yılında yapılan ICN –Uluslararası Beslenme Konferansı’nda besine dayalı aktivitelerin ve besin zenginleştirmenin vitamin ve mineral yetersizliklerinde önemi belirtilerek besin zenginleştirilmesinin bir zorunluluk olduğu vurgulanmıştır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.