Diş Temizliği Bebeklik Döneminde Başlamalı

15.10.2012
48
Diş Temizliği Bebeklik Döneminde Başlamalı

Diş Temizliği Bebeklik Döneminde Başlamalı ,Nihal Çetin Turan Pedodontist, çocuk diş sağlığı, çocuk diş çürükleri, ağız ve diş sağlığı, bebek diş sağlığı, bebeklik döneminde diş bakımı,fissür,azı dişleriDiş çürükleri ve dişeti hastalıkları, ağız ve diş sağlığı ile ilgili en sık karşılaşılan problemlerdir. Aslında bebeklik döneminden başlayan uygulamalar yardımı ile bu tür rahatsızlıklardan büyük oranda korunulabilmektedir.

Dr. Nihal Çetin Turan     

Pedodontist

Koruyucu diş hekimliği uygulamaları; düzenli ve etkili bir ağız hijyeni, uygun besinlerin tüketilmesi ile düzenlenen diyet, florürlerin kullanımı ve fissür örtücü uygulamaları olarak ana başlıklar altında toparlanabilmektedir.
Ağız Hijyeni:
Bebeklerde dişlerin sürmeye (ağız içerisinde görülmeye) başlaması ile birlikte günlük ağız bakım uygulamalarına başlanmalıdır. Veliler bu dönemde dişlerin temizlenmesi gerektiğinden haberdar değildir ve gereksiz olduğu kanısına sahiptir. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki; diş çürümesine neden olan mikroorganizmalar dişlerin sürmesiyle birlikte ağız içerine yerleşip, etkinlik gösterebilmektedir. Bu dönemde diş fırçası kullanımı oldukça zor bir uygulamadır. Dişlerin temizliği için başlangıçta gazlı bir bez kullanımı daha uygun olacaktır. Dişler temiz bir tülbent ya da gazlı bez yardımı ile sabah ve gece beslenmeleri sonrası dişetine masaj yapacak şekilde temizlenmelidir. Ara öğünlerde yapılan beslenmelerden sonra bebeğe su içirilmelidir. Daha sonra dişetlerine masaj yapacak şekilde diş fırçası kullanımına geçilmelidir.
Kesici dişleri sürmesi tamamlandıktan sonra 1-1,5 yaş civarında macun kullanmaksızın, küçük başlı ve ekstra yumuşak bir fırça ile fırçalama yapılmalıdır. Çocuklar 2 yaş civarında fırçayı kendileri kullanarak fırçalamak isterler. Ancak bu dönemde çocukların motor yeteneklerinin gelişimi, fırçalamayı gerçekleştirebilecek düzeyde değildir. Çocuklar 3 yaşına kadar tükürme işlemini tam olarak yapamazlar. Diş macunları içerisindeki florürün yutulması sonucunda olabilecek florozis riskinin önlenmesi için 3 yaşına kadar florürlü diş macunu kullanımı önerilmemektedir. 3-6 yaş grubu çocuklar, diş fırçalama işlemini tek başlarına gerçekleştirebilmektedir. Bu dönemde ağız içerisinde tüm süt dişleri tamamlanmıştır ve çocuklar tükürebildiği için mercimek büyüklüğünde florür içeren bir macun kullanımı uygun görülmüştür. Ancak bu dönemde çocukların sıklıkla çürük açısından en az risk taşıyan ön dişleri çok fazla fırçaladıkları ve diş fırçalama sürelerinin bir dakikadan daha az zaman aldığı bilinmektedir. Bu nedenlerden dolayı okul dönemine kadar  çocuklar fırçaladıktan sonra, veli kontrolü ve yardımı şarttır. 6 yaşında ilk daimi azı dişler sürmeye başlamaktadır. Diğer dişlerden daha arkada ve aşağıda kalan bu dişlerin bakımına özellikle büyük  özen gösterilmeli ve bu bölgelerin temizliğinde diş fırçası biraz daha eğimli kullanılmalıdır.
Beslenme:
Gıdaların çürük oluşturma özelliği ve tüketilme sıklığı, dişlerde çürük oluşumunda en önemli faktörledir. Bu nedenle bebeklerin büyüme açısından son derece önemli olan beslenme alışkanlıkları, ağız diş sağlığı açısından da büyük önem taşımaktadır. Besinlerin yapışkanlığı ve diş çürüğüne neden olan mikroorganizmalar tarafından kolay kullanılabilir olması, çürük yapıcı besinlerin temel özellikleridir. Şeker, çikolata, karamela gibi aşırı derecede yapışkan olan gıda maddelerinin çürük yapma potansiyeli oldukça fazladır. Bebeklerin beslenmesinde tüketilen temel gıda süttür. Anne sütü de, inek sütü gibi çürük oluşumuna neden olan ortamın oluşmasında oldukça etkilidir. Anne sütü alan bebekler sık sık emdiği için, dişlerinin temiz olduğu süre oldukça kısadır. İnek sütü kullanan bebeklerde ise çoğunlukla bal, şeker, pekmez gibi tatlı gıdalar eklenerek tüketim gerçekleşmektedir. Bu tip gıdaların özellikle geceleri, uykuya dalmadan önce tüketilmeleri biberon (erken çocukluk çağı) çürüklerine neden olabilmektedir. Çocukluk döneminde, öğünler arasında atıştırma tarzında yemek yeme alışkanlığı gelişmektedir. Yemek sırasında ağız içerisinde tükürük miktarında artış olduğundan, dişlerin fizyolojik temizliği gerçekleşmektedir. Bu nedenle çürük yapma özelliği fazla olan besinlerin yemeklerden hemen sonra tüketilmesi önerilmektedir. Ayrıca öğün aralarında mekanik temizlik sağladığı bilinen ve çürük önleyici özelliği olan gıdaların (peynir, elma, havuç, yer fıstığı gibi) tüketimi uygundur.
Florürlerin Kullanımı:
Diş hekimliğinde bilinen en etkili koruyucu ajan florürlerdir. Florür uygulamaları sağlıklı bireylerde, çürüğe yatkınlık gösteren bireylerde, dişlerinde aşınmalar meydana gelmiş ve hassasiyet gösteren dişlere sahip tüm bireylerde kullanılabilmektedir. Ayrıca ortodontik tedavi gören, ağız kuruluğu olan, baş-boyun bölgesinde radyoterapi alan bireylerde ve özürlü çocuklarda kullanımının etkinliği ispat edilmiştir.
Florür kullanımı özellikle florür içeren diş macunları, gargaralar, jel yada solusyonlar ve sakızlar sayesinde gerçekleştirilmektedir. Çürüğe yatkınlık gösteren ya da biberon çürüğü hikayesi olan çocuklarda  diş hekimlerinin uyguladığı ilave florür tedavisine mutlaka gereksinim duyulmaktadır. Belirli konsantrasyonlarda florür jelleri kliniklerde yılda 2-4 defa uygulanmak üzere  hazırlanmaktadır. Ağız ve diş sağlığı eğitimi düşük populasyonlarda, haftalık ya da günlük florür içeren gargara kullanımı tercih edilmektedir. Florürlü gargara kullanımı 6 yaşından sonra başlamalıdır. Önerilen dozlarda kullanıldığı zaman, florür uygulamalarının son derece etkin olduğu gösterilmiştir.
Fissür örtücü uygulaması:
Dişlerin anatomik olarak çiğneyici yüzeylerinde oldukça girintili çıkıntılı yapılar izlenmektedir. Bu anatomik oluşumlara ‘fissür’ denilmekte olup, çürüğe en yatkın bölgeler olduğu bilinmektedir. Özellikle karmaşık dişlenme döneminde ilk daimi azı dişlerinde sıklıkla çürük oluşumu izlenmektedir. Bu nedenle dişler üzerinde çürüğe en yatkın olan fissürlerin özel dolgu materyalleri ile kapatılması işlemine ‘fissür örtücü uygulaması’ denilmektedir. Bu uygulama dişlerde çürük oluşmadan dişlerin korunmasına yönelik bir tedavidir. Yapılan uzun süreli çalışmalarda yüzde 80lere varan oranlarda etkinliği ispat edilmiştir.
Daha eski dönemlerde diş hekimliği uygulamaları, diş çürüğü oluştuktan sonra tedavi edilmesi anlayışında iken, günümüzdeki anlayış dişlerde herhangi bir çürük oluşumu izlenmeden korunmasını sağlamaya yöneliktir. Biz pedodontistlerin amacı; sağlıklı dişlere sahip, hayat boyu ağız diş sağlığını koruyabilecek yeni bir nesil yetiştirmektir!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.