Obezite Cerrahisi Hangi Durumlarda Uygulanır?

Obezite Cerrahisi Hangi Durumlarda Uygulanır?

Hareketsiz yaşam ve yemek yeme alışkanlığının fast food üzerine yoğunlaşması obeziteyi çağımızın en önemli hastalıklarından biri haline getirdi. Obeziteye bağlı olarak birçok hastalık da kişilerin yaşam standartlarını doğrudan etkiliyor.

Yrd. Doç. Dr. Erol Vural

Metabolik Cerrahi Uzmanı

Yaşam kalitesini ve süresini etkileyen obezite kalpten diyabete kadar birçok hastalığı beraberinde getirir. Yaşam şekli ve yeme alışkanlıklarının değiştirilmesiyle obezite önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Kişi verilen egzersizler ile sağlıklı bir vücuda kavuşarak obeziteden kurtulabilir. Obezitenin ileri derece bir tedavi ve uzmanlık deneyimi gerektirir.

Diyet ve ameliyatın zamanı önemli

Obezite tedavisinde genellikle iki yöntem ön plana çıkıyor; bunlar kesinlikle bir yaşam tarzı haline gelmesi gereken sağlıklı beslenme diyeti eşliğinde yapılan egzersizler ve zaruri durumlarda da cerrahi yöntemler. Tedavi yönteminin seçiminde hastanın vücut kitle indeksinin önemli bir rol oynar. Kişilerin başka hastalıklarının olup olmamasının da verilen kararda etkilidir. Vücut kitle indeksi 35’in altında değerlere sahip kişiler, metobolizmalarını etkileyecek başka hastalıklara sahip değillerse sağlıklı bir beslenme programı ve düzenli egzersiz ile kilo verebilir. Vücut kitle indeksi 35 ve üzeri olan hastalar içinse  cerrahi yöntem seçeneği gündeme gelir.

Neden en çok cerrahi yolla tedavi tercih ediliyor?

Günümüzde modern hayatın negatif getirisi olan hazır yemeklere yönelim, hareket azlığı gibi etkenler obezitenin en önemli nedenlerini oluşturur. Kısıtlı hareket eden kişilerin metabolizmaları da yeteri kadar verimli çalışmadığı için vücuda alınan besinlerin emilimi de yavaşlayarak kilo alımına neden olur. Aldığı kilolardan dolayı hareket etmekte zorlanan, kalp, diyabet gibi hastalıklara da yakalanan kişiler için de durum bir kısırdöngüye dönüşür. Bu durumda kişi diğer hastalıkları nedeniyle zor hareket eder, bu durum daha fazla kilo almasına, daha fazla kilo da hareket yeteneğinin daha da kısıtlanmasına sebep olur. Obezite ve buna bağlı gelişen hastalıkların seyrinde istikrarlı ve tehlikeli bir kötüye gidiş varsa kilo vermek ve sağlıklı yaşama kavuşmak için çeşitli başka yöntemlere başvurulur. Farklı diyet ve yöntemleri deneyen hastalar sağlıklı bir yaşam için gerekli kiloya ulaşamadıkları zaman cerrahi yönteme başvuruyor. Gelişen tıp teknolojileri ve alınan iyi sonuçlar sayesinde obezite tedavisinde cerrahi yol daha çok tercih edilen bir yöntem haline geliyor. Obezite cerrahisi temel olarak iki prensibe dayanır.

Bu prensipler mide hacminin küçültülmesi ve malabsorsiyon yani yiyeceklerin emiliminin bazı aşamalarda engellenmesidir.

Obezite cerrahisi kimlere uygulanabiliyor?

Obezite cerrahisi herkese uygulanan bir yöntem değil. Bu ameliyatı olabilmek için detaylı testlerden geçmek gerekir. Beden kitle indeksi 35 ve üzeri olan, uzman denetiminde beslenme, egzersiz ve medikal tedavi gibi yöntemlerle zayıflayamayan hastalara önerilir. Hastalar operasyon öncesi ve sonrasında bir uzman psikolog ve diyetisyen de destek alır. Beden kitle endeksi 30 civarı olduğu halde yüksek tansiyon, diyabet, uyku apnesi gibi kişinin yaşam kalitesini düşüren hastalara da obezite cerrahisi önerilebilir. Hastaya hangi ameliyatın uygun olduğu ise uzman ekip tarafından yapılan çeşitli muayene ve bazı tetkikler sonucu belirlenir.

Obezite Cerrahi Tedavisi Yöntemleri

Diyet, egzersiz, medikal destek ile istediği kiloya ulaşamayan hastalar detaylı tetkiklerin ardından cerrahi tedavi yöntemini tercih edebiliyor. Midenin küçültülmesi, bağırsakların bir kısmının devre dışı bırakılmasına dayanan obezite cerrahisi, obez olan kişilerin ideal kiloya kavuşması ve sağlıklı bir yaşam için kullanılan en etkili yöntem olarak kabul edilir. Obezite cerrahisinde üç farklı yöntem; tüp mide, gastrik by-pass ve mide balonu kullanılır.

Tüp Mide Yöntemi

Tüp mide ameliyatlarında midenin hacminin küçültülmesi ve böylece hastanın çok az gıda ile tokluk hissetmesinin hedeflenir. Tokluk hissinin hedeflendiği bu operasyonla beraber midenin açlık hormonu salgılayan bölümü de alındığından hastada açlık hissi meydana gelmez. Tüp mide yöntemiyle sadece alınan gıdaların miktarı kısıtlanmış olur. Gıdaların emiliminde bir değişiklik olmadığı için hastanın dışarıdan vitamin ya da mineral takviyesi alması gerekir.

En masum obezite ameliyatlarından biri olan tüp mide operasyonunda, ameliyat daha kısa sürdüğü için genel anestezi alımı da daha az olur. Hasta daha çabuk mobilize olduğu gibi diğer birçok obezite ameliyatına göre maliyeti de daha uygun olur. Ameliyattan sonra küçük hacimlerde gıda alımıyla hastalar kolayca doygunluk hissederek bir süre sonra bu tokluk iştah kaybına dönüşür. Böylece total gıda alımı anlamlı bir şekilde azalır. Ameliyattan sonraki birkaç yıl içinde kilo fazlasının yüzde 80-90’ı kaybedilir.

Gastrik Bypass

Gastrik bypass ameliyatlarında midenin büyük bir bölümü bypass edilerek küçük hacimli bir mide bölümü hazırlanıp ince bağırsaklara dikilerek yapılır. Gastrik bypass ameliyatıyla diğer obezite cerrahisi ameliyatlarında olduğu gibi mide hacminin küçültülmesi ve bağırsakların bir bölümünün devre dışı bırakılarak, tüketilen yiyeceklerin bir kısmının emilmeden atılmasının hedeflenir. Bu yöntemle hastalar hem daha az gıda ile doyuyor hem de aldıkları gıdanın sadece belirli bir kısmı emiliyor.

Gastrik bypass ameliyatından sonra hastalar küçük miktarda gıda alımıyla kolayca doygunluk hissedebilir ve bir süre sonra bu tokluk hissinin iştah kaybına dönüşmesiyle total gıda alımı anlamlı bir şekilde azalır. Ameliyattan sonra yeni oluşturulan midenin küçülmüş boyutuna ve azalmış gıda emilimine bağlı olarak, gerekli vitamin ve mineral desteklerin kullanımı önem taşır. Hastaların doktor ve diyetisyen tavsiyelerine uymaları gerekir. Düzenli kontrol ve diyet ile hasta vitamin ve mineral kaybı yaşamadan kilo verebilir. Hastalar ameliyattan sonra üç veya dört gün sonra evlerine gidebilir.
Mide Balonu

Mide hacmini kısıtlamak için mide asidinden etkilenmeyen şişirilebilir bir balon yerleştirilir. Genelde kullanım alanı obezite cerrahisi öncesi hastaların kısmi de olsa kilo kaybetmesini sağlıyor olması önemli rol oynuyor. Böylece hasta obezitenin kardiyovasküler sistem olmak üzere tüm organlara bindirdiği yükü azaltarak hastanın ameliyat sonrası dönemini rahat geçirmesine yardımcı olur.

Mide balonu hastada eğer tolere edilirse 6 ay tutulur ve 15-20 civarında bir kilo kaybı gerçekleşir. Operasyon sonrası bazı hastalarda ciddi uyum sorunu ve ciddi gastrik şikayetler görülebilir. Özellikle balon sonrası dönemde hastaların ciddi uyum içinde olmaları, psikatrik destek, diyetisyen kontrolünde olmaları gerekir. Hastalarda balon sonrası görülen ciddi bulantı ve kusmalar, mide üst kısmında şişlik hissi, reflü şikayetleri hastanın hastaneye yatılması şeklinde ciddi komplikasyonlar yaratabilir. Her obezite girişiminde olduğu gibi gastrik balonda da ne kadar masum görünse de mutlaka bu konuda deneyimli ekip tarafından yapılması gerekir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.