Şişman Erkekler Horluyorsanız Dikkat

17.10.2012
52
Şişman Erkekler Horluyorsanız Dikkat

Şişman Erkekler Horluyorsanız Dikkat, horlama, şişman erkek, uykuda nefessiz kalma, uyku testi, radyofrekans, pillar implant, burun eti, uyku apnesiUykunuzda 10 saniye nefessiz kalıyor ve horluyorsanız doktora gitmekte sakın gecikmeyin. Çünkü tıkayıcı tipte horlama hastalığı, zamanla kalp ritmini bozar, yüksek tansiyon ve kalp büyümesine sebep olur. Uykuda dinlenemeyen kişiler içinse yaşam = mutsuzluk, başarısızlık, stres ve tabii ki uykusuzluk…

Normal erişkin insanların en az yüzde 45’i zaman zaman, yüzde 25’i ise sürekli horlamaktadır. Horlama problemi en sık şişman erkeklerde görülür ve ilerleyen yaşla birlikte artar. Toplumun dörtte birini ilgilendiren horlama hastalığı için ENT kulak, burun, boğaz ve baş,boyun hastalıkları merkezi horlama ve uyku apnesi ünitesi uzmanlarından Op. Dr. A. Mert Bilgili ve Doç. Dr. Ahmet Koç ile görüştük. Önce Horlama nedir onu öğrenelim?
Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçimindeki sese horlama denir. Dilin arkası ve yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bunlar solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır.
Peki ama neden horluyoruz?
Alkol ya da ilaç alarak gevşemiş kişi uykusunda kas kontrolünü kaybettiği için horlar. Dil ve boğaz kasları gerginliği azaldığından gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bazı insanlar uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak horlar. Büyük bademcik ve geniz eti olan çocuklarda boğazdaki dokular aşırı büyük olduğu için horlar. Şişman insanlar da ise horlamaya kalın boyun dokusu sebep gösterilir. Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir. Bazen de yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması, boğaza doğru hava yolunu daralıp hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur. Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollabe olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar. Bu durum neden bazı insanların sadece allerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir.
UYKUDA NEFESSİZ KALIP TIKANIYORSANIZ HEMEN DOKTORUNUZA BAŞVURUN
Horlamanın en ağır formu “tıkayıcı tipte horlama hastalığıdır.” “Uyku apnesi” diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir. Bu sırada solunum tam durmuştur. 10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7 den fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda kesinlikle bir doktora gitmek ve uyku merkezinde inceleme yapılması gerekir. Apneli (nefesin kesilmesi) hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara rastlanılır. Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşer. Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulur, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilir. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Araba kullanırken yada iş başında uyuklamalar görülecektir.
HORLAMA TEDAVİSİNDE İZLENECEK YOLLAR
Horlama hastasının burun, ağız, boğaz ve boynunun detaylı muayenesi yapılmalı, horlamanın boyutu ve horlayan kişinin sağlığını belirlemek açısından uyku laboratuarı çalışmaları değermelidir. Horlama – Nefessiz kalma hareketli dokuların sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha genişletilmesini sağlayan horlama ameliyatlarından başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Buna uvulopalatofarengoplasti ameliyatı (UPPP) adı verilmektedir. Hasta için bademcik ameliyatından daha farklı rahatsızlık vermez. Apne yakınmasının az olduğu daha hafif durumlarda radyofrekans girişimleri uygulanır. Cerrahinin çok riskli veya hasta tarafından istenilmediği durumlarda boğaza basınçlı hava veren maske takarak (CPAP) uyuyabilir. Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına ve gelişimine açısından çok önemlidir.
UYKU TESTİ NEDİR?
Uyku bozukluklarının tanısında ve bozukluk kriterlerinin objektif olarak belirlenmesinde uyku testi yani polisomnografiden yararlanılır. Uyku merkezinde evimizin yatak odasına benzer bir odada tüm gece uykunuz kaydedilir. Kayıt işlemi için çeşitli elektrodlar başınızın ve vücudunuzun belirli bölgelere yapıştırılır. Solunum işlevlerinizi gözleyebilmek için göğüs ve karın bölgesine kuşak tarzında elastik bandlar bağlanır. Bu işlemlerin hiçbir aşamasında size acı verici bir girişim yoktur. Vücudunuzun birçok yerinden bağlanmışken siz uykunuzda ya da uyanıkken rahatlıkla sağa, sola dönebilir ya da gerekirse tuvalete kalkabilirsiniz. Tüm gece boyunca uyku teknisyenleri de çeşitli monitör ve kameralardan kaydınızı takip eder.
İhtiyaç duyduğunuz zaman onunla konuşabilir, bir isteğiniz ya da sorunuz varsa iletebilirsiniz. Gece boyunca elde edilen tüm kayıtlar bilgisayar ortamında uyku merkezinde değerlendirilip raporlanır. Bunlar sonucunda bir uyku bozukluğunuz olduğu tespit edilirse tedavi seçenekleriniz hekiminiz tarafından size anlatılır ve sizinle birlikte planlanır.
Uyku testinde vücudunuzdan cihazlara bağlanan kablolar ile uyku sırasındaki kalp, akciğerler ve beyin faaliyetleri, burun ve ağızdan geçen hava akımları, kol ve bacak hareketleri, kandaki oksijen düzeyi sürekli kaydedilir ve inceleme sonunda uzman doktorlar tarafından değerlendirilir.
RADYOFREKANS NEDİR?
Burun eti denen konkaya bağlı burun tıkanıklıklarında ve yumuşak damak sarkmasına bağlı horlama tedavisinde artık radyofrekans dalgalarıyla yapılan müdahaleler tercih edilmektedir. Radyofrekans dalgaları ile küçük dil, yumuşak damak ve dil kökü müdahaleleri, bu alanda geliştirilmiş en yeni tekniklerden biridir.
Radyofrekans cerrahisinin uygulama alanı geleneksel yöntemlere göre oldukça sınırlıdır. Horlamaya sarkık ve ince yapılı yumuşak damağın neden olduğu durumlarda ve konkanın büyüyüp burun pasajını bloke ettiği durumlarda uygulanabilmektedir. Radyofrekans enerjisi ile hedef dokuda ısı oluşturarak hacim küçülmesi sağlanan cerrahi bir yöntemdir. Çok düşük düzeyde radyofrekans enerjisi kullanılır. Uygulaması basit olan bu yöntemde, bazen 2. seans gerekmektedir. Radyofrekans işlemlerinin çoğu lokal anestezi altında ve yarı oturur pozisyonda yapılır. Uygulandığı bölgeye göre birkaç dakika içinde yapılabilir ve aynı saat içinde hasta evine gidebilir. Bu yöntem genel anestezi gerektirmez ve yumuşak damak fonksiyonlarında herhangi bir kayba yol açmaz. Ayrıca tedavi sonrasında herhangi bir boğaz ağrısı da görülmez. Uygulamadan sonra tedavi etkisinin ortaya çıkması için 4-6 hafta geçmesi gerekir. Horlamanın yanında uykuda soluk duraklamaları olan kişilerde diğer tedavi yöntemleri tercih edilmelidir.
PİLLAR İMPLANT NEDİR?
Basit ve minimal bir operasyonla horlama ve uyku apnesini engelleyici bir tedavi yöntemidir. Diğer cerrahi yöntemlerden daha az acı veren bir yöntemdir.  Kısa ve tek bir muayenehane ziyareti ile tamamlanabilir. FDA ve CE onaylı klinik olarak ispatlanmış, sonuçları diğer agresif cerrahi uygulamalarına yakındır. Hastaların bir çoğu açık ve belirgin bir şekilde horlamanın azaldıgını belirtmektedirler Klinik araştırmalarda uyku apnesi % 80 azalmaktadır. Aynı zamanda hastalar gün içerisindeki oluşan uyku halinden uzaklaştıklarını belirtmektedirler.
Pillar yöntemi uyku apnesı ve horlamanın anatomik bir unsuru olan yumuşak damakta kullanılmaktadır Pilar yöntemi esnasında, üç küçük örgü çubuk horlamaya neden olan titreşimi aza indirmek ve hava yolunun kollabe olmasını önlemek için yumuşak damağa yerleştirilmektedir. Yerleştirildiğinde, bu örgü çubuklar yumuşak damağa yapısal bir destek verir. Daha sonraları vucudun doğal dokusu ile örgü çubuklar yapısal birleşimini arttırır. Pillar ekleri 50 yıldır implante edilebilir medikal materyallarden üretilmektedir. Görünmeyecek ve konuşurken, yutkunurken düşmeyecek şekilde tasarımlanmıştır. Bir çok hasta aktivitelerine ve diyetlerine aynı günde devam etmektedir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.