Yaşlı mısınız Yoksa Yaş mı Aldınız?

Yaşlı mısınız Yoksa Yaş mı Aldınız?

Yaşlı Mısınız Yoksa Yaş Mı Aldınız?Dünya nüfusu hızla yaşlanıyor, insan ömrü uzuyor. Eskiden 35 yaş yolun yarısıyken şimdiki tanımlamalara göre 65-75 yaş aralığındaki kişiler yaşlılığın birinci dönemini yaşayanlar olarak ifade ediliyor. Bir başka deyişle ‘genç yaşlılar’ kabul ediliyorlar.

Doç. Dr. Berrin Karadağ

Geriatri Uzmanı

Artık yaşlılık yerine ‘yaş alma’ kavramı kullanılıyor. Yeni tanımlamalara göre 65-75 yaş arası yaşlılığın birinci dönemiyken, 75-85 yaşlılığın ortaları, 85 yaş üzeri ise ‘yaşlı’ olarak tanımlanıyor.

Günümüzde bazı kavramlar değişiyor. Bu değişen kavramlar arasında sadece yaşlılığın evreleri yer almıyor. Bir kronolojik yaş var, doğduğumuz tarihten bugüne kadar geçen zamanı kapsıyor. Bir de biyolojik yaşımız var. Örneğin 75-80 yaşındaki bir kişinin hiçbir sağlık sorunu yoktur, kaliteli bir yaşam sürdürmektedir. Buna karşılık 40 yaşındaki bir kişinin şekeri, tansiyonu, kalbi vardır, yaşam kalitesi düşmüştür. Bu durumda 75-80 yaşındaki kişinin biyolojik yaşı aslında 40 yaştır. Birçok hastalığı bulunan 40 yaşındaki kişinin biyolojik yaşı ise 75-80 yaşına denktir.

Yaşlılıkla Birlikte Gündeme Gelen Hastalıklar Nelerdir?

Alzheimer Ve Bunama (Demans): Bunların arasında en önemlisi “Geriatrik Sendromlar” olarak adlandırdığımız durumlardır. Bunlar yaşlanmayla birlikte ortaya çıkması muhtemel durumlardır. Yaşlanmayla ortaya çıkan hastalıkların başında Alzheimer ve demans (bunama) geliyor. Her iki Bu hastalığın görülme riski, yaş arttıkça yükseliyor. 70 yaşındaki bir kişide Alzheimer olasılığı yüzde 10 ise, bu kişi 80-90 yaşına geldiğinde risk oranı yüzde 60-70’lere çıkıyor.

Düşmeler: Yaşlılıkla birlikte gündeme gelen en önemli risklerin başında düşmeler geliyor. Kişi 80 yaşındadır, hiçbir hastalığı yoktur, her şey güzel gidiyordur, evde ya da sokakta düşüp kalçasını kırar. Ardından ameliyatlar yapılır, sonrasında ise bu kırıkların yarattığı komplikasyonlar nedeniyle yatağa mahkum olabilir veya hayatını kaybedebilir. Bu nedenle yaşlıların düşmesini önlemek amacıyla özellikle de ev kazalarının önlenmesine yönelik olarak, yaşlının oturduğu evde bazı düzenlemeler yapılması gerekiyor. Yaşlının evi tıpkı bir bebeğin evi gibi düzenlenmelidir. Bebek olunca nasıl merdiven basamaklardan, katlanabilecek yer örtülerinden, kötü ışıklandırmadan, sivri köşeli eşyalardan kaçınıyoruz. Yaşlılar için de evde böyle ortamlar hazırlanmalıdır. Yerdeki şilteyi yaşlı biri görmeyebilir, ışık kapalıysa karanlıkta çarpma ve düşme meydana gelebilir.

İşitme Fonksiyonu Azalıyor, Bunadı Sanılıyor: Yaşlıda dikkat edilmesi gereken şeylerden biri de işitme fonksiyonlarındaki azalmanın kontrol edilmesidir. Bunama endişesiyle getirilen yaşlılara testler yapıldığında, işitme fonksiyonlarının azaldığı ortaya çıkıyor. İşitmesi azaldığı için de toplum içinde sohbete katılmakta zorlanıyor.

“Eski Toprak” Olarak Adlandırdığımız İnsanlar Neden Bizlerden Daha Sağlıklı?

Teknoloji çok hızla gelişti, ama insan vücudu bu hızla teknolojiye henüz uyum sağlayamadı. Teknoloji bize asansörü getirdi, en kısa mesafelerde bile arabayla gitmeyi gidiyoruz. İşyerindeki masamızda daha çok oturmaya, paketlenmiş yiyecekleri daha çok tüketmeye, daha çok yağlı besin yemeye başladık. Alkol, sigara tüketimimiz de arttı. Tüm bunları insan vücudu kaldıramıyor. Eskiden araba yoktu insanlar yürüyordu, yokuşlar vardı, marketler paket paket yiyeceklerle dolu ve bu kadar ucuz değildi. Şekere ulaşmak zordu. İnsanlar doğal besleniyorlardı. Vücut bize az ye, daha çok hareket yap diyor. Ama yaşam şeklimiz buna uygun değil. Bir iki durak için arabaya binmesek, iki üç kat için 10 dakika asansör beklemesek. TV karşısında kuruyemiş yemesek biz de sağlığımız için iyi bir şey yapmış oluruz. Bu nedenle günlük konuşmalarımızda hep, ‘Eski topraklar bizden sağlam, biz genç yaşta çürüğüz’ diyoruz.

Sağlıklı Yaşlanmak İçin Neler Yapabiliriz?

  • Beslenmemize dikkat edersek, dengeli, faydalı yiyecekler tüketirsek, zararlı maddelerden uzak kalırsak, yaş ve bedenimizin elverdiği ölçüde spor aktivitesinde bulunursak, kontrollerimizi daha sağlıklıyken yaptırmaya başlarsak sağlıklı kalırız.
  • Genetik ve katılımsal olaylardan kaçamayız, ancak bu risklere karşı bazı önlemler almamız mümkün olabilir. Ailede kolon kanseri ya da meme kanseri  varsa tarama yöntemleri uygulanabilir.  Alzheimer, kemik erimesi varsa bazı yaşam değişiklikleriyle riski düşürebiliriz.
  • 40 yaşına gelen herkesin kişinin genel sağlık kontrolünden geçmesi lazım. Örneğin kadınlar da smear testiyle rahim ağzı kanseriyle ilgili önlem alabilirler.
  • Yaşlıların ve kronik hastalığı olanların aşılanması çok önemli. Yetişkinlerin de aşılama programı var. Yaşlılıkta düşme ve enfeksiyon ölüm riskini artırıyor. Aşılamayla bunları engelleyebiliriz.
  • Yaşlılık hastalık değildir, sadece bir durumdur. Doğduğumuzda tüm organlarımız aynı anda büyüyor, biri önden büyürse hastalık oluyor, yaşlılıkta tüm organlar eşit olarak fonksiyon bakımından küçülüyor, sistemlerden biri daha erken sıkıntı çıkarıyorsa yaşanan sorunlar da artıyor. Kemik erimesi azalıyor, damarlarda sertleşme artıyor. Orta yaştan itibaren damar sertliğine, yüksek tansiyona karşı önlemler alınır, spor yapılırsa, dengeli beslenilirse, bu hastalıkların bir kısmından uzak kalınabilir.

Gelecekteki Sağlığımız İçin Çocukluk Ve Gençlik Döneminde Hangi Önlemler Alınabilir?

Çocukların bilgisayar başında yemek yemesine, yüksek kalorili, yağlı yiyecekler tüketmesine, gazlı içecekler içmesine, bilgisayar başında çok uzun saatler geçirmesine izin vermemek gerekiyor. Aileler çocuklarını spor yapmaları konusunda teşvik etmeli, beslenmelerine çok dikkat etmelidir. Çünkü çocuklar her zaman büyüklerini örnek alırlar. Çocukken sağlıklı alışkanlıklar edinirlerse, bunu gençlikte ve yetişkinlikte de sürdürürler.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.